İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yapamadınız, yine yapamayacaksınız!

  • GSM rezaleti ve iktidar

  • Aptalca bir tartışma

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Yapamadınız, yine yapamayacaksınız!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 24, 2025

Yazı İçeriği

  • Yapamadınız, yine yapamayacaksınız!

  • GSM rezaleti ve iktidar

  • Aptalca bir tartışma

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

GSM rezaleti ve iktidar

Yine deprem oldu.

Siyasetçiler ortaya fırladı.

Hiçbir hasara neden olmayan, GSM operatörleri dışında hiçbir şeyi çökertmeyen deprem sonrası Bakanlar hemen açıklamalar yapmaya başladılar.

En komiği İçişleri Bakanı’ndan geldi, “İlk andan itibaren cumhurbaşkanımız süreci yönetti” dedi.

Süreçte yönetilecek ne vardı, anlamadım.

Hasar yok, yıkılan bina yok, çöken köprü yol yok, yönetilen süreç ne!

Sayın Cumhurbaşkanımız camdan atlayan birini havada mı yakaladı, süreç dediği ne!

İktidar hemen İstanbul’da toplandı.

Gereken önlemler alınıyor türünden manasız açıklamalar yapıldı.

Ve haliyle troller Ekrem İmamoğlu’na saldırmaya başladılar.

Ama hiç kimse, “Bu kenti çeyrek asır AKP zihniyeti yönetti. Ne toplanma alanı kaldı, ne deprem konteyneri kaldı, kentin dönüşmesi gereken bölgelerine çivi bile çakılmadı. Deprem hazırlığı için toplanan yüzlerce milyar dolarlık vergiyi yandaş müteahhitlere duble yol yaptırmak için harcadınız, utanmadınız mı!” falan da demedi.

Ve iktidar, İstanbul’da yaptıkları palavradan bir toplantının ardından “Gereken önlemler alınacak” türünden beylik bir açıklama yapınca benim aklıma çok değil birkaç sene önce aynı iktidarın verdiği sözler, açıkladığı projeler, yapacağı “gerekenler” geldi.

Hatırlar mısınız, 2019 yılıydı.

AKP iktidarı TOKİ projeleri açıklamıştı.

Deprem bölgelerinde 100 bin konutluk projeler yapılmıştı. TOKİ yapacak, halk ucuza konut sahibi olacak, deprem riski azalacaktı.

Bazılarının temelleri kazıldı, hepsinin kuraları çekildi.

Yetmedi. Hizmette sınır yoktu.

2022 yılı geldi. Seçim atmosferi yavaştan başlıyordu.

TOKİ bu sefer daha ciddi bir işe soyundu.

500 bin konut daha yapacaktı. Projeler ilan edildi. Kayıtlar başladı. Herkes alkış tutuyordu.

Ben o zaman yazdığım gazetede sordum, “Yahu daha 3 yıl önce açıkladığınız 100 bin konutluk projeye başlamadınız. Attığınız palavra temellerin çukurları göl oldu, içinde çocuk boğuldu. Önce şu 100 bin konutu yapın teslim edin. Sonra 500 bin daha deyin” dedim.

Tabii ki, kimse umursamadı.

Hizmeti bilmem ama palavrada sınır yoktu.

500 bin konut için vatandaşlardan sıraya girmeleri istendi.

Ben yine sordum, “Arkadaşlar bu TOKİ, ekonominin en iyi zamanında, konut maliyetleri çok daha düşükken büyük çoğunluğu müteahhitlerin kat karşılığı yaptığı pahalı konutlar olmak üzere yılda ortalama 58 bin konut yapmış. Siz nasıl iki yılda 600 bin konut yapacaksınız” dedim.

Yanıt alamadım. Sonra bir 250 bin daha dediler.

Belli oldu ki, bizimle dalga geçiyor, 50 IQ’ya hitap ediyorlardı.

Sonra 6 Şubat 2023’te deprem oldu.

199 bin konut da depremzedeler için üretileceği açıklandı. (Allah var, depremzedeler için kalitesiz de olsa 150 bine yakın konut yapıldı.)

Sonra yerel seçimler geldi.

Murat Kurum, İstanbul için yine epey bir konut sözü verdi.

Artık hiçbir şekilde ciddiye almadığım için sayıyı takip etmedim ama bütün şehri dönüştürmekten söz ediyordu neredeyse.

Hiçbiri yapılmadı.

2019, 2022 ve 2023 yılında söz verilen yüzbinlerce konuttan inşaatı başlayan bile olmadı.

Kura kazanıp, ev sahibi olacağını zanneden zavallı insanlar boşu boşuna heveslendikleriyle kaldılar.

Şimdi deprem oldu.

İktidar yine tek bildiği şeyi söylemeye başladı.

“Gereğini yapacağız.”

Hepimiz biliyoruz ki, yapamayacaksınız.

İstanbul’da 30 senedir yapmadığınız gibi.

Yapamadınız, yine yapamayacaksınız.

Siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz.

Yukarıda da yazdığım gibi 6,2’lik deprem İstanbul’da hiçbir binayı göçertmedi ama GSM operatörü denilen beceriksizler ordusunu yerle yeksan edip göçertti.

Bu, beceriksizler ordusunun ilk vukuatı değil.

Ne zaman bir sorun olsa, ilk çöken GSM sistemi oluyor.

Hadi Hatay ve Maraş depremlerinde az da olsa bir bahaneleri vardı.

GSM kuleleri, binaların tepesinde olan baz istasyonları yıkılmış, daha kötüsü kentlerin elektrik şebekeleri hasar aldığı için çalışamaz hale gelmişlerdi.

Buna da hazırlıklı olmaları lazımdı aslında yine de az da olsa kabul edilebilir bir bahaneleri vardı.

Peki ya dün İstanbul’da hangi bahaneleri vardı.

Yıkılan bina yok ki, tepesinde bulunan baz istasyonu çöksün.

Yıkılan direk yok, sinyal veremeyecek hale gelsinler.

Kesilen elektrik yok ki, enerjisizlikten dolayı hizmeti kesmek zorunda kalsınlar.

Hiçbir altyapısal sorun yok.

Ama yine, bir kez daha ve her zaman olduğu gibi GSM şebekesi çöktü.

Hem de GSM altyapısının sözde en güçlü olduğu ilde, ülkenin ekonomik başkentinde.

İnsanlar saatlerce merak içinde sevdiklerine, çocuklarına, ana babalarına ulaşamadılar.

Peki Ulaştırma Bakanlığı bu operasyon yapmaktan aciz operatörlere bir şey yapacak mı!

Tabii ki, hayır.

Depreme hazırlıklarını denetleyecek mi!

Tabii ki, hayır!

En azından her iki baz istasyondan birinde birkaç saat dayanacak kapasitede kesintisiz güç kaynağı bulundurulmasını isteyecek mi!

Tabii ki, hayır.

GSM şirketlerini rekabetten uzaklaştırıp, parti çiftliği haline getirmekten vazgeçecek mi!

Elbette hayır.

GSM operatörleri elbette suçludur.

Ama ondan daha suçlu olan iktidardır.

Aptalca bir tartışma

IQ ortalaması 88 olarak ölçülen bir toplum nasıl olursa, biz de tam öyleyiz.

Deprem oluyor.

Orada bile deprem uzmanları arasında kavga çıkarıyor, olmayan bilgimizle taraf tutuyor ve diğer tarafa sövmeye başlıyoruz.

Şener Üşümezsoy tahmin etmiş, diğerleri edememiş.

Diğerleri kim!

Naci Görür ve Celal Şengör.

Yahu manyak mısınız, ikisi de yıllardır Kumburgaz - Silivri arasına dikkat çekip buradaki kilitlenmenin bir gün kırılacağını söylüyorlardı zaten.

Şener Üşümezsoy da söylemiş 20 gün önce.

Şener Üşümezsoy’un ve diğer herkesin bu tahmini yürütmesine neden olan fay haritasını yapanlar, Naci ile Celal Hocalar.

Tüm jeologlar zaten bunu tahmin ediyordu.

Üşümezsoy 20 gün önce söylemiş.

Şengör de bir yıl kadar önce Candaş Tolga Işık’ın programında söylemiş.

Bilinen bir gerçek. Bilinmeyen şey, zamanı.

Buradan bir düşmanlık, bir aşağılama çıkartmaya çalışmak sadece ve sadece düşük zeka göstergesi.

Üşümezsoy ile diğer bilim insanlarını ayrıştıran tek şey ise büyük İstanbul depremi beklentisi.

Celal ve Naci Hocalar ve neredeyse diğer tüm uzmanlar, “Marmara Denizi altındaki uzun fay tek parça halinde kırılırsa 7,8; iki parça halinde kırılırsa 7,2 bir deprem üretir” diyor.

Celal bunu yıllardır söylüyor. Keza Naci Görür ve diğerleri de aynı kanaatte.

Sadece Üşümezsoy “Marmara’da en fazla 6,5 büyüklükte bir deprem olabilir” tezini ileri sürüyor.

Üşümezsoy’a göre fayın Silivri ile Gölcük arasındaki yaklaşık 120 kilometrelik bölümü parça parça kırılacak ve en fazla 6,5’luk depremler üreterek enerjisini peyder pey boşaltacak.

Diğerlerine göre ise tarihte daha önce defalarca olduğu gibi bu fay 120 km’lik bölümde birden kırılacak ve 7,2 büyüklüğünde bir deprem ve İstanbul’un sahil kesimlerinde 9 şiddetinde bir etki yapacak. Bu şiddet denizden uzaklaştıkça azalacak.

Kimin haklı olduğuna bakmaksızın şu basit soruya yanıt verin.

Otomobil alırken 90 kms hızda bir kazaya dayanıklı bir otomobili mi tercih edersiniz.

Yoksa 50 kms hızdaki bir kazaya dayanıklı bir aracı mı!

90 kms’deki bir kazaya göre hazırlanmış bir araç, 50 kms hızdaki bir kazada da daha güvenli olmaz mı!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sosyal medyada takipleşmeyi bırakarak mesaj vermekten utandığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026