İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Espressolab Varank’ı dava etsin

  • Dünün sözde milliyetçileri şimdi Pekekeperver Cemiyeti mensubu oldular

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Espressolab Varank’ı dava etsin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 12, 2025

Yazı İçeriği

  • Espressolab Varank’ı dava etsin

  • Dünün sözde milliyetçileri şimdi Pekekeperver Cemiyeti mensubu oldular

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Dünün sözde milliyetçileri şimdi Pekekeperver Cemiyeti mensubu oldular

Bir kriz nasıl yönetilmez dersi olarak okutulacaksa, kitabının ilk bölümü “Espressolab case”olmalı.

Bir kahve zinciri olarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen markası ve dikkat çeken ürünüydü.

Sanki yabancı bir marka imiş hissi veren adı, şık dükkanları, hızla artan şube sayıları ile Amerikan devi Starbucks’tan, Türkiye devi Kahve Dünyası’ndan, Ülker’in aynı alandaki markası Cafe Crown’dan daha ciddi bir büyüme gösteriyordu.

Zincirin arkasında AKP’ye yakın, daha doğrusu muhafazakar camianın bilinen firmalarından SÜTİŞ’in olduğu pek bilinmiyordu.

Marka özellikle Starbucks’lara yönelik Gazze protestoları, boykotları ve fiili saldırıları sonrası gündem olmaya başladı.

“Starbucks hedefte idi, çünkü iktidar Espressolab’in büyümesini istiyordu.”

Bu dedikodu hızla yayıldı.

İlginçtir, iktidara daha yakın bir marka olan Çay Saati adlı zincir değil de, Espressolab hedefti.

Hal böyle olunca gözler markaya çevrildi ve Espressolab gözlem altına alındı.

Şaşırtıcı bir hızla büyümüştü.

Butik yerlerde şube açıyor, en iyi yerleri kapıyordu.

Vakıflara ait “kupon” lokasyonlarda açılan Espressolab’lar gerçekten dikkat çekiyordu.

Bu arada üniversitelerde de hızla sayıları artıyordu.

Aylar önce ben bu duruma dikkat çekince firmanın sahiplerinden biri beni arayıp “Bu dükkanlar bizim değil. Bu yerleri vakıflardan ya da üniversite yönetimlerinden kiralayanlar bizden bayilik istiyor, biz de veriyoruz. Buraları kiralayan biz değiliz” açıklaması yapmıştı.

Belli ki, muhafazakar camianın bir ortaklığı söz konusu idi.

İktidara yakın kişi ya da kuruluşlar ballı yerleri kiralıyor, buralarda ne yapacağını düşünmektense yine muhafazakar camianın hızla büyüyen markası ile işbirliği yapmayı tercih ediyorlardı.

Bu arada firmanın diğer ortağı olan kardeş ise katıldığı yayınlarda bana sallıyordu ama alışık olmadığım bir durum değildi.

Firmanın başına ilk büyük bela, Boğaziçi Üniversitesi’nin kampüslerinden birinde açılan şube ile geldi.

Ucuz kantinin yerine, pahalı Espressolab’in gelmesi buradaki öğrencileri kızdırdı. Sevilen kantincinin de desteğiyle öğrencilerin protestoları başladı.

Espressolab okullardaki “hate brand”e yani “nefret markası”na dönüşmeye başladı.

Marka gençlerin diline düştü.

CHP’nin boykotu da aslında böyle başladı.

Ne Özgür Özel’in ne de başka bir CHP’linin Espressolab ile bir derdi vardı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel boykot edilmesini talep ettiği markaları açıklarken, gençler “Espressolab” diye bağırınca o da “Tamam Espressolab’i de boykot ediyoruz” dedi.

Ama boykotu asıl başlatan ve büyümesine sağlayan, AKP’li bakanlar, özellikle de Mustafa Varank oldu.

Varank elinde D&R poşeti, yanında badem bıyıklı bir grupla ile Espressolab’e oturunca ve AKP Gençlik Kolları aynı poşetlerle onun yolundan gitmeye başlayınca Espressolab boykotu patladı.

Boykotun başarısının arkasında Özel değil, Varank vardı aslında.

En büyük hata bu oldu.

Marka kendini bu şekilde iktidarla özdeşleştirdi.

Sonrasında Çiğdem Simavi ile yapılan PR faaliyeti geldi.

Koç Grubunun ana kraliçesi, belki de hayatında ilk kez Merter’e giderek markaya destek verdi. Markanın sahibi ile aralarında komşuluk ve eski dostluk ilişkisi olduğu söylense de bu markanın imajını toparlamadı ama Koç Grubunun imajına zarar verdi.

Espressolab öğrencilerin tepkisine karşın tek doğru hamlesini yaptı ve üniversite kantinlerinde ve diğer mağazalarında öğrencilere yüzde 25’lik bir indirim başlattı ama bunu anlatamadı.

İstanbul depreminde güvenli şubelerini halka açıp kahve su ikram edeceğini söyledi, buna da kulak asan olmadı.

Marka can çekişiyor, kimi semtlerdeki şubelerde müşteri kaybı yüzde 80’leri aşıyordu.

Ve Espressolab son büyük hatasını yaptı.

Boykot çağrısı yapanları dava etmeye başladı.

Her ne kadar “Boykot edenleri değil, hakaret edenleri dava ediyoruz” dese de kimsenin aradaki nüansı ciddiye alacak hali yoktu.

Marka iyice antipatik oldu.

İşleri iyiden iyiye zorlaştı.

Muhafazakar semtlerdeki işleri büyük ihtimalle çok da düşmemiştir ama bir “aşk markası” özelliklerini kaybettiler.

Işıltı kayboldu, cazibe bitti.

Üst sınıfın tercih ettiği kahve imajı çöktü.

Bu, markayı muhafazakar mahallede de erişilebilir arzu nesnesi olmaktan çıkaracaktır.

Oysa hiçbir şey yapmadan otursalardı ve Mustafa Varank meseleye dahil olmasaydı boykot başlamadan bitmiş, cılız bir müşteri kaybı ile konu kapanmış olacaktı.

O yüzden Espressolab birini dava edecekse önce Mustafa Varank’ı etsin, sonra AKP Gençlik Kolları’nı.

Marka yüzü bunlar oldu mu, markanın yüzü gülmüyor.

TOGG gibi bir markayı da bunlar mundar etmedi mi!

Güleyim mi, yoksa sinirden delireyim mi bilemiyorum.

Düne kadar CHP, “Kardeşim, Kürt meselesini çözeceksek bu HDP ile görüşmeliyiz. Sırtımızı dönerek bu meseleyi çözemeyiz” diyordu.

MHP’nin ve MHP’nin liderinin öncülüğünde tüm sözde muhafazakar ve palavradan milliyetçilerinin hedefi haline geliyordu.

Ne kadar inek hırsızı, çocuk tacizcisi, mafya bozuntusu, pavyon fedaisi, din taciri var ise CHP’yi suçluyor, Türkiye’nin kurucu partisine “terör destekçisi” yaftası yapıştırıyor, milletvekillerine hatta genel başkanlarına kuduz köpek gibi saldırıyorlardı.

“Terörle pazarlık mı olur, HDP de PKK’nın devamıdır, HDP ile masaya oturmak PKK ile oturmaktır’ diye hönkürüyorlardı.

Hepsi milliyetçilik şampiyonuydu.

Sonra garip zamanlarda garip işler yaparak Türkiye’nin kaderiyle oynamakla ünlü siyasetçimiz ani bir çark yapıverdi.

Kürt siyasetinin partisi ile iletişimde olduğu için CHP’yi “DEMlenmekle suçlayan” Bahçeli kendisi PKK’leniverdi.

Hem de aniden, hiç beklenmedik bir şekilde.

Ve yukarıda saydığım sözde muhafazakar ve sözde milliyetçi kitle birdenbire toptan Pekekeperver oldular.

Dün CHP’yi terörle işbirliği ile suçlayan ne kadar inek hırsızı, çocuk tacizcisi, pavyon fedaisi, din ticaretçisi var ise hepsi birdenbire jargon değiştirdiler.

Dünlerini HDP’ye ve DEM Parti’ye sövmekle geçirenler, ben Habertürk’te HDP’lileri konuk etmek için mücadele verirken, “Terörle arasına mesafe koymayanları biz televizyonumuzun kapısından bile sokmayız” diyenler bugün birer PKK sözcüsüne dönüştüler.

Alfabelerindeki A harfi anında E’ye dönüştü.

Dün sövdükleri Öcalan birden “cici babaları” oldu.

Öcalan’la röportaj yaptığım için yıllardır bana sövenler şimdi Öcalan’ın kapısında yatacaklar nerede ise.

Yakında hep birlikte “Pekekeperverler Derneği” kurarlarsa hiç şaşırmayacağım.

İlginç olan, bu “yavşaklığın” karşı tarafta da karşılığının olması.

Kim bilir belki de topaç çeviren çocukların neşesi içinde bu fırdöndülerden keyif alıyor da olabilirler ve haksızlar da demem.

Ama ne yalan söyleyeyim, yavşaklığın bu kadarı da bana fazla geliyor.

Ama şaşırmıyorum.

Aynı it sürüsü değil miydi dün “Hoca Efendi dön gel, seni çok seviyoruz” diyerek Gülen’e övgü düzüp sonra FETÖ düşmanı kesilenler ama yine de arkadan açık kapı bırakarak ne olur ne olmaz diyenler.

Tabii şaşırmıyor olmam midemin bulanmasına engel olmuyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

İlkesizlik alkışlanmadığı zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026