İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Silivri Günlüğü – 5

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 1, 2025

Silivri Günlüğü – 5

Günaydın Emre,

Nasılsın, herkes iyi mi?

Size, bizi izleyen herkese selamlar, sevgiler…

Emreciğim, umarım bu mektubu rahat bir koltukta, ayaklarını uzatmış okuyorsundur…

O koltuğun, o divanın kıymetini bil. Basit bir koltuğun bir divanın bırak onları bir yastığın, bir minderin kıymetini bil.  Günlük hayatta farkına bile varmadığımız basit konforlar Silivri’de o kadar önemli ve değerli ki! Ama anlamak için bazen uzaklaşmak, kaybetmek gerekiyor.

Günlerdir plastik tek bir sandalyede oturmak, plastik bir masada yazmak, mavi, açık mavi ve beyaz dışında bir renk görmemek pek kolay değil. Ve en basit konforun nasıl bir lüks olduğunu burada anlıyorsun.

Çıplak duvarlarda bir resim, bir minik tablo, yerde küçük bir halı parçası, masanın ya da yüksekçe bir sehpa olarak değerlendirdiğim mini buzdolabının üzerinde bir vazo içinde birkaç çiçek, avluda bir saksı içinde bir minik ağaç arıyor gözlerim.

Avukatım aracılığıyla öğreniyorum ki okurlar, izleyenler cezaevinde keyfi yerinde gibi görünüyor demişler. 

Evet, yerinde doldurmaya çalışıyorum.

Su bardağına koyduğum maydonoz demetini çiçek diye dolabın üzerine koyuyorum. Yanına renk olsun diye limonları diziyorum. Karavanaların dağıtıldığı metal tasa domatesleri, hıyarları, biberleri, yerleştirip bir natürmort gibi masanın arkasına yerleştiriyorum. 

40 bin yıl önce, ilkel insanlar mağaralarını duvar resimleriyle süslerken ben dayatılma çalışılan mutsuzluğa ve umutsuzluğa boyun mu eğeceğim.

Şunu anladım ki, burada yani cezaevinde kendimize meşgale yaratmak ve bir rutin oluşturmak gerekiyor. Ben de yavaş yavaş bunu yapıyorum. 

Dışardayken de olduğu gibi her sabah 6 gibi uyanıyorum. 

Pencereyi açıp odayı havalandırırken yatağımı topluyor, dolabımı elden geçiriyor, üst katı süpürüp aşağı iniyorum.

Çayımı demliyor, ilaçlarımı almadan önce hafif bir kahvaltı yapıyor, 1 saat kadar kitap okuyorum. 

8:30’a kadar televizyon, genelde Halk TV ya da TRT Spor,  izliyorum. 

8:30’da sabah sayımı yapılıyor ve avluya bakan kapım açılıyor. 

Avluda sabah yürüyüşüme başlıyorum ve her gün biraz daha fazla yürümeye çalışıyorum. 

Şu anda sabah 3bin, öğlen 2bin, akşam 3bin adım çıktım. Avluda dönmekten biraz başım dönse de iyi geliyor.

Öğlen 1 gibi tek ve biricik plastik sandalyemi avluya çıkarıyorum ve D vitamini depolamak için 15 dakika kadar güneşleniyorum.

Ortada hukuk olmadığı için burada ne kadar kalacağımı kestirmek zor. 

Kışa D vitamini depolamış olmak lazım.

Burada her şey dilekçeyle oluyor. 

Bugün de berbere götürülmek için dilekçe verdim. 

Bu arada sol orta parmağımdaki sargıyı çıkardım 1,5 ay sonra.

Çokça avukat görüşmesi oluyor. Sağ olsunlar. Tanıdık tanımadık avukatlar geliyor. Ayıp olmasın diye hepsiyle görüşüyorum ama bir sürdürülebilir bir şey değil, buna bir çözüm bulmam gerekecek. 

Sana ilginç gelecek bir şey daha söyleyeyim mi, buradaki eksiklerden biri de güzel koku. Bir parantez açıp söyleyeyim, keşke kantinde en azından bir deodorant olsa.

Sıvı sabun ya da deterjan koklayarak koku duygumu tatmin etmeye çalışacağım hiç aklıma gelmezdi ya da avlunun gölge kısımlarındaki yosun tutmuş zemine bakarak doğa özlemimi gidermeye çalışacağımı hiç düşünmemiştim. 

Neyse ki bunu tahmin ettiğim için cezaevine getirilirken polis aracının camından beynime epey bir doğa görüntüsü kaydetmişim. Avlumda yürürken o görüntüleri iç ekranıma yansıtıyorum . 

Sakın kimse burayı CHP’li siyasetçilere ve muhalif gazetecilere ayrılmış özel bir cezaevi zannetmesin. Farklı suç ya da suçlamalarla burada bulunan tutuklu ya da hükümlüler var. 

Birkaç FETÖ mahkumu, uyuşturucu baronları mali suçlardan yatanların yanı sıra sol örgüt mensupları ile beraberiz. 

Sol örgüt militanları şahaneler. Gün boyu bakıp usanmadan sloganlar atıyor, avukat görüşüne giderken direniyorlar. Müthiş. 

Sloganları iman tazeleme ya da koruma çabası olarak hissediyorum.

Bu sabah kahvaltı arkadaşım kuş yoktu. Ama öğlene doğru odama yuvadan yavru bir kuş düştü. Doğru düzgün uçamıyor. Yatağımın altına yerleşti. Şimdilik bisküvi ve su verdim. Umarım uçup gidebilir. Zarar veririm korkusu ile tutamıyorum da… Bakalım… 

CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir geldi. İlk kez tanıştık. Daha çok kurultay davası üzerine konuştuk. 

Eski Genel Başkan’a oldukça kızgındı. Anlattıklarını daha sonra paylaşırım. 

İşçi Partili Sera Kadıgil ve İYİ Partili Buğra Kavuncu ile ise geldikleri halde izin alamadıkları için görüşemedik.

Prosedürü bilmediğim için kimseyi suçlamak istemiyorum. 

Neyse, bunları bırakıp gündeme geçelim istersen. 

Halk TV ile başlamak istiyorum. Muhalifi, farklı fikirleri susturma görevi ile kendini tanımlayan RTÜK, Profesör Tolga Yarman‘ın sözleri nedeniyle ışık hızında bir karar alarak Halk TV’ye 10 gün karartma cezası verdi. 

Programı izlemiştim. Sevgili dostum Tolga Yarman, benim Tolga abim atom konusunda uzman olarak davet edildiği programda, bildik heyecanlı tavrıyla ettiği bir iki siyasi kelamın RTÜK tarafından bu kadar ciddi bir suç gibi ele alınmasından şaşkındır. 

Ama üzülmesin, RTÜK Halk TV ve bilimum muhalefeti susturma emri aldığı için o olmasa başka bahane bulurdu. Sözcü, Tele1 ve herkes hedeftir. 

YouTube’daki arkadaşlarımız dahil.

İktidar dikensiz gül bahçesi istiyor ama bu mümkün değil. 

İnandıkları Allah’a isyan etme niyetleri yok ise eğer, gülün doğası gereği dikenli olduğunu bilmeleri ve kabullenmeleri gerek.

Gülde dikene katlanamazsan sonunda kaktüse kalırsın ki bizim memleketin doğasına uygun değil. 

Asıl maksadın Halk TV’yi kapatmak olduğu aşikar. Ama yargının y’sinin yarısı bile varsa bu karar yargıdan döner. 

Ben de sabah İsmail Küçükkaya’yı, öğlen de İbrahim Kahveci ve Cumhuriyet’te gazeteciliğe beraber başladığımız Mehmet Tezkan’ın Seda Selek’le yaptığı şahane programı cezaevi odamda izlemeye devam ederim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi dönüşü “Dostu Trump” ile görüşüp poz vermiş olmaktan çok mutlu idi ve siyasi geleceğini Trump ile ilişkisine endekslemiş görünüyordu. 

Güldüm.

Erdoğan ne yaparsa yapsın Netanyahu kadar yakın olamaz Trump‘a. 

Öyle ki uğruna uçak kaldırıp İran’ı bombalattı. 

Ama hoşuna gitmeyen ilk hareketinde hakaretler yağdırdı. 

Netanyahu’ya bunu yapan bize ne yapmaz.

Tabii “Ben Trump’ı kızdıracak bir şey yapmam” deniyorsa o başka ama Trump’ın Erdoğan’a yazdığı hakaret dolu mektup, New York’ta bir lokantanın duvarında hala asılı duruyor.

Deliyle uzun süreli sağlıklı güvenilir bir ilişki kurmak mümkün değil.

Yürümez!

Karşında oturabiliyor olsaydım muhtemelen bana kurultay davasını da soracaktın.

Açık söyleyeyim, ben artık bu davayı konuşmak istemiyorum. 

AKP’nin arzusu bunun sürekli konuşulması. 

Ben bu tuzağa düşmem. 

Fikrimi ise haftalar önce yazıp söyledim.

Hukuken bu dava yok hükmündedir. Butlan olan kurultay değil bu davadır.

Yasa açık. Kurultay ya da parti kongrelerinde tek yetkili YSK’dır. 

YSK bu kurultayın sonuçlarını onaylayıp itiraz etmediyse konu kapanmıştır. 

Hatırlarsın, 2017 referandumunda Erdoğan’ın dediği gibi atı alan Üsküdar’ı geçmiş, iş bitmiştir. 

Eğer bu kurultay yargı kararıyla iptal edilir diye bir içtihat oluşturulursa, yarın yine bir yargı kararı ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin önünü açan referandum da iptal edilir ya da tüm seçim sonuçları yargıya taşınabilir.

AKP kendi YSK’sını da tanımamaya başladıysa durum felakettir. 

Kılıçdaroğlu da saygın medya diye TGRT‘ye sığındıysa başka veriye hacet yok zaten. 

Az önce sordum, bazı iktidar yancıları CHP liderinin DES toplantısında yaptığı konuşmayı Türkiye’yi Avrupa’ya şikayet olarak anlatmışlar. 

Muhalefetteyken AİHM’de Türkiye’yi hababam dava eden Siyasal İslamcılar bizi bu kadar aptal yerine koymasınlar.

Sevgili dinleyiciler, izleyiciler desteginizi bir kez daha teşekkür.

Moralinizi bozmayın, bozanları dinlemeyin. 

CHP bugün Avrupa’nın oy oranı en yüksek siyasi partisi haline geldi. İ

İktidar giderek zayıflıyor ve bu sürecek. 

Boş tencereden güçlü muhalefet yok.

Haksızlıktan, hukuksuzluktan büyük siyasi zafiyet yok. 

Tüm baskıya tüm güce rağmen %28, ittifak halinde bile %40’ı bulmuyorlar.

Güç sandıkta. Yani sizde. Tadını çıkarın!

Neyse bu kadar, Ömer'in eli yoruldu. Yarın görüşürüz.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026