İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Silivri Günlüğü – 10

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2025

Silivri Günlüğü – 10

Emrecim selamlar, 

Herkese güzel, iyi bir hafta dileyerek başlamak isterdim ama ne mümkün.

Bu güzelim ülkeyi, bu güzel ülkenin vatandaşlarını mutsuz etmek için ant içmiş bir iktidar her hafta sonu olduğu gibi bu hafta sonu gözaltılarla, hukuku zorlayan tutuklamalarla her günü millete zehir etmeye, vatandaşın seçimini saray entrikaları ile ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Peki bu operasyonları bekliyor muyduk! 

Cuma günkü mektubumda hafta sonu üç belediyeye operasyon yapılacağının tüyosunu vermiştim. 

Beklediğimiz oldu. 

İktidar belli ki tamamen şaşırmış olmalı ki artık alfabetik gidelim demiş dün A’lar ile başladı. 

01 Adana, 02 Adıyaman, 07 Antalya…

Ne diyelim… Allah Balıkesir’i Bursa’yı korusun iktidarın hukuksuzluğundan. 

Latife bir yana bitti zannetmeyin.

Şu anda 4 belediye için hazırlık yaptıkları dedikodusu dolaşıyor…

Bir ilçede birkaç belediye meclis üyesi transfer edip meclis çoğunluğunu alıp başkanı ondan sonra görevden almaya hazırlandıkları söyleniyor.

Cumartesi günü, Özgür Özel’in tüm bu yapılanlara yönelik yaptığı konuşma benim son yıllarda izlediğim en müthiş siyasi konuşma idi. 

Gözlerim dolarak dinledim. 

Özgür Özel’in içinden Süleyman Demirel’i, Bülent Ecevit’i aratmayan; gençlerin anlayacağını, tanıyacağını bilsem Osman Bölükbaşı’nı aratmayan bir hatip çıktı… Tarihi nitelikte bir konuşmaydı. Çok önemli tespitler yaptı. 

AKP’nin bu adamdan çekinmesi, Ankara’da siyaset yapmaya çağırması, Bahçeli ve okul arkadaşı Kılıçdaroğlu’nu Özel’i mitinglerden vazgeçmeye davet etmesi boşuna değil. 

Bana göre bugünden itibaren Özgür Özel’in koruma sayısının artırılması lazım. Bence artık Özgür Bey, Türkiye’yi karıştırmak isteyen tüm mihrakların hedefidir.

Tüm bu hengame içinde, cumartesi günü gazeteci kardeşim Timur Soykan‘ı bildik basma kalıp suçlama ile gözaltına aldılar… 

Timur Soykan benim tanıdığım en iyi gazetecilerin ilk sırasındadır. 

Kendisine sınırsız güvenirim.

Namusuna, doğruluğuna düşünmeden kefil olacağım ender insanlardan biridir. O da fikirlerinden, doğrunun peşinde koştuğu, yalancılara geçit vermeme kararlığından ötürü gözaltına alındı, doğruluktan rahatsız olanlar tarafından…

Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar da, İzmir’in eski başkanı Tunç Soyer de adı yolsuzlukla anılmayacak başkanlar. 

İzmir’deki soruşturma ise zaten apayrı bir rezalet. 

Ticaret mahkemesinin bakması gereken bir kooperatif davası CHP’ye karşı siyasi bir davaya dönüştürülüyor. 

Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere’yi tanımıyorum ama tanıyan herkes namus ve onuruna tek kelime edemiyor. 

İlaç için tek bir AKP’li belediyeye operasyon yapılsa belki bu operasyonlar bir nebze olsun inandırıcı olacak ama Melih Gökçek’e bile bir soruşturma açamıyorlar.

Belli ki sadece AKP’li milletvekilleri değil, AKP’li belediye başkanları hatta AKP’li bürokratlar bile dokunulmazlık kazanmış. 

Kartalkaya’nın 36’sı çocuk 78 kişinin ölümünden sorumlu Turizm Bakanlığı bürokratlarına bile dava açılmıyor, izin verilmiyor.

Peki niye biliyor musunuz!

Çünkü çorap söküğünden bir soruşturma halinde AKP’li başkan ve bürokratların konuşmasından, yolsuzluk zincirini ortaya dökmesinden çekiniyorlar.  

Ümit Özdağ, haklı olarak Melih Gökçek’ten başlamayan bir yolsuzluk soruşturması inandırıcı olmaz diyor.

Doğru olmasına doğru da, ya Melih Gökçek konuşursa ne olacak!

Dün çok güldüğüm bir gelişme oldu… Hatta iki…

AKP’den, daha doğrusu Saray’dan bir açıklama geldi “Yargı operasyonlarını Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirme çabası beyhudedir.” gibi bir cümle… 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Bırakın bağımsız yargı karar versin” dedi. 

Çok güldüm. 

Bağımsız yargı adına açıklamaları, bu soruşturmalar ile hiç ilgisi olmayan Cumhurbaşkanı’nın iletişim Başkanlığı yapıyor ve biz de bağımsız yargıya güveneceğiz öyle mi?

Ben de gülerim, kargalar da güler… 

Silivri Cezaevi’ne geldiğimde, burada İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı yapılabileceğini söylemiştim. 

İş, CHP’li başkanların birer birer tutuklanması ile Türkiye Belediyeler Birliği toplantısına doğru gidiyor!

Bilmem içimizi yakan orman yangınları ile ilgili Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamayı duydun mu!

Sayın Genel Başkan “Bölgemizdeki en güçlü yangın söndürme filosuna sahibiz ve yangınları büyümeden söndürüyoruz.” dedi. 

Şunu anladım ki Türkiye’de olan biten Cumhurbaşkanı’na aktarılmıyor…

Yoksa göz göre göre böyle bir açıklama yapmaz. 

Belli ki gerçek durum kendisine aktarılmıyor.

Daha doğrusu, trajikomik açıklamalar pes peşe gelip başımızı döndürüyor. 

Adalet Bakanı “Kimseyi peşinen suçsuz ilan etmeyelim.” Diyerek iki bin yıllık hukuk anlayışını çöpe atarak, masumiyet karinesi yerine, suçluluk karinesi koyuyor ve AKP adalet anlayışını özetliyor… 

Sahi bu bey gerçekten hukukçu mu, yoksa asıl ispat edilmesi gereken diploma onunki mi!

Manavgat‘ı savunan yok sayın Bakan, biz suçluyu savunmayız kendinizle karıştırmayın.

Diploma demişken, İmamoğlu‘nun diplomasının iptali meselesi de dört başı mamur bir rezalete dönüşüyor. 

Dekan‘ın diploma iptal edilemez dediği için istifa ettirildiği, üniversiteden belge talep eden mahkeme heyetinin görevden alındığı ve diploması iptal edilen onlarca kişiden sadece Ekrem İmamoğlu‘nun dosyasının ayrıldığı ve incelemeye alınan yatay geçişlerin sadece İmamoğlu’nun geçiş yaptığı yılı kapsadığı ortaya döküldü. 

Buna da hukuk diyorlar ya insan küfür etmemek için zor tutuyor kendini.

Emre, tüm bu operasyonların dayandırıldığı Aziz İhsan Aktaş var ya!

Bu herifin sözde itirafçılığının hiçbir hukuki manası yok. 

Çünkü kendi üyesi olduğu örgütü anlatmıyor. 

Bu, Abdullah Öcalan’ın yakalandığı zaman TSK’yı suçlayıp itirafçı olması gibi bir şey. 

Böyle etkin pişmanlık olmaz.

Türkiye’nin neresinden tutsan elinde kalıyor… 

Ülke bir felakete doğru sürükleniyor…

Ve buna ayna tutan tek tük medyaya yasak getiriliyor. 

Ben içerdeyim.

Halk TV ve Sözcü, nasıl bir denk gelme ise aynı gün aynı saatte 10 gün süreyle kapatılıyor… 

YUHHH

Bunca hengame içinde kendi durumumdan söz etmek ayıp geliyor. 

Dün itibarıyla Silivri’de 15. günümü doldurdum. 

Ziyaretçiler, avukatlar falan derken günler geçiyor. 

Sana son mektubumdan bu yana, geçen üç günde CHP’den Mahmut Tanal, İlhan Kesici, Veli Ağbaba, DEVA’dan CHP’ye geçen Seda Kaya ve İYİ Parti’den Turhan Çömez ziyaretime geldiler.

Yürüyüşü artırdım. 

Avukat trafiği azalınca günde üç kez 50’şer dakika yürüyorum. 

Öğlen avluya güneş gelince, D vitamini güneşlenmesi yapıyorum. 

Görünce tanıyamayacaksın, Fedon rengi oldum. 

Eda Taşpınar’ı kıskandırabilirim. 

Bol bol temizlik yapıyorum, kitap okuyorum…

Unutmadan, burada yemekler güzel demişim gibi bir algı oluşmuş. 

Öyle demedim. 

30 bin kişiye pişirilen yemek ne kadar güzel olabilirse o kadar güzel. 

Benim dediğim şu: Nankörlük edemem. Yemeklerde et var, bol bol tavuk var, süt var, ayran var. Bal var, tereyağı var, kefir var…

Türk halkının %80’i bunlara ulaşamıyor diyorum. 

Bunları bulabilen çok az insanımız var… 

Benim söylemeye çalıştığım buydu. 

Avukat görüşmelerinde başkanları görüyorum. 

İmamoğlu’nun morali biraz bozulmuştu Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ile. 

Son gördüğümde bayağı iyi görünüyordu.

Osman Kavala efsane gibi… Dimdik duruyor… 

Herkes moralini yüksek tutuyor.

Dediğim gibi bol bol okuyorum. 

Üç kitap bitirdim. Birini yarıladım. 

İki yeni kitaba daha başladım. 

İş Bankası Yayınları’ndan Cengiz Han‘ı yarıladım. 

Frank Mclynn yazmış, Özgür Özol çevirmiş.

Ama bitirdiğim kitaplardan ikisini özellikle tavsiye etmek istiyorum. 

Bu iki kitap aynı yazara ait, Alman yazar Sebastian Haffnerr’in kaleme aldığı 

“Bir Alman’ın Hikayesi” ve “Hitler Üzerine Notlar”

İki kitap da İletişim Yayınları’ndan çıkmış ve ikisi de Hulki Demirel’in şahane çevirisi ile okura sunulmuş. 

2019’da basılmışlar Türkiye’de. 

Ama bunlardan ilki 1930’larda, ikincisi ise 1970’lerin sonunda yazılmış Hitler Üzerine Notlar, hakkında en az on kitap okuduğum Hitler üzerine yazılmış en kısa ve en iyi değerlendirme olabilir.

Kitapyurdu.com’da vardır diye umuyorum… 

Hepinize sevgiler… Özlemler… Tüm dinleyenlere, tüm boş koltuğa bakarak demokrasiye destek verenlere…

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026