İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi

  • Seçimi ne haber verir?

  • Hazır Şimşek yokken

  • Deli mi satılmış mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 16, 2026

Yazı İçeriği

  • CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi

  • Seçimi ne haber verir?

  • Hazır Şimşek yokken

  • Deli mi satılmış mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlamak kolay değilmiş.

Tıpkı ciddi bir sakatlıktan dönen sporcular gibi…

Ama başlamak lazım, sonsuza kadar düz koşu yapacak halimiz yok.

Form kazanmak zaman alabilir ama sahaya çıkmak bunun ilk şartı.

Bugün sahalara dönüyoruz.

Aslında birikmiş çok şey var yazacak ama öncelikle gündemden düşmek üzere olan bir konuyu yeniden konuşmak lazım.

Ankara Keçiören’in CHP’li belediye başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edip, AK Parti’ye katılamaması epey konuşuldu.

Özellikle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in müstafi CHP’li başkana mesajları ilgiyle takip edildi.

Küfür yoktu belki de ama oldukça ağır mesajlardı.

Hak edilmemiş olduklarını söylemek güç.

Özel biraz da aldatılmışlık hissi ile ağır cümleler sarf etmiş Özarslan’a. Türk siyasetinin son yıllarındaki genel seviyeye uygun laflar aslında, “Aaa, bunlar nasıl cümleler” diyecek halim yok. Son 20 yılda neler neler duydu bu kulaklar, Özgür Özel’inkiler hafif bile kalır.

Ancak ben Özgür Bey’in Mesut Özarslan’a bu kadar kızmasını garipsedim.

Çünkü aslında Keçiören Belediye Başkanı’nın istifası CHP’nin aleyhine değil, lehine bir gelişmeydi.

Hem partiyi hem de partinin önemli isimlerinden, cumhurbaşkanlığı adaylığının ikinci ama güçlü adayı Mansur Yavaş’ı rahatlatacak bir istifa idi.

Keçiören Belediye Başkanı’nın CHP’den istifası, hele hele bir de AK Parti’ye katılması, CHP ve Yavaş açısından duble kaymaklı ekmek kadayıfı idi.

Niyesini merak ediyorsanız anlatacaklarımı dinleyin lütfen.  

Biliyorsunuz, cezaevinde bulunduğum 7 aya yakın süre boyunca muhalefet siyasetçileri ile normal hayatta görüşmediğim kadar çok görüştüm.

Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi halinde, CHP’nin alternatif cumhurbaşkanı adayının Mansur Yavaş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu hepinizin malumu.

Ancak CHP içinde de Yavaş’ın aday olmaktan çekindiği, daha doğru bir tabirle “tırstığı” yolunda genel bir kanaat hakim.

Bu “çekingenliğe” hak vermiyor da değiller.

İmamoğlu’nun başına gelenlerden sonra, adaylığının açıklanması durumunda Yavaş’ın da bir operasyona tabi tutulacağından kimsenin kuşkusu yok.

Bunun da üç beş dandik konser soruşturması ile olması mümkün değil.

Polis derneklerine sanatçıların neredeyse bedava verdiği konserlerin ücretleri ile belediyelere kesilen faturaları karşılaştırıp, oradan bir sonuç çıkarmak suretiyle Yavaş’ın engellenemeyeceği aşikar.

Oradan çıksa çıksa birkaç açgözlü bürokratın yapım şirketleri üzerinden nemalanması çıkar ki, Türkiye’nin ortamında buna kimse yolsuzluk gözüyle bakmaz.

Mansur Yavaş’ı siyaset sahnesinden aşağı itmek için daha sağlam bir gereçle itelemek gerekir.

Gerek CHP’deki gerekse diğer muhalif partilerdeki görüş, Mansur Yavaş’a yapılacak bir operasyonun en önemli manivelasının Keçiören Belediye Başkanı olacağı şeklindeydi.

Kendisini oldukça temiz tutmayı başaran ve toplumu da bu konuda ikna eden Yavaş’a yönelik “yolsuzluk operasyonunun” Keçiören Belediyesi üzerinden başlayacağına ve Özarslan’ın Yavaş’a yakınlığı nedeniyle Yavaş’a bulaştırılacağından hemen herkes emindi.

Keçiören Belediye Başkanı, Mansur Yavaş’ın yumuşak karnı, siyasi ve ahlaki temizliğinin üzerindeki leke, Yavaş’a sıçrayacak çamur, cumhurbaşkanlığının güçlü adayının sırtındaki kambur idi.

Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı engellenecekse, bunun anahtarı Keçiören’di.

Özarslan’ın CHP’den istifası ve hele hele AK Parti’ye katılarak, Çerçioğlu benzeri bir dokunulmazlık kazanması CHP’nin ve Yavaş’ın isteseler sahip olamayacakları bir avantaj, bir çıkar yoldu.

Körün istediği bir gözdü, Özarslan’ın istifası ve hele hele AK Parti’ye katılımı Allah’ın verdiği iki göz olacaktı.

Mansur Yavaş’ın lehine bundan daha iyi bir gelişme olamazdı.

Bu nedenle, Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı’na bu kadar kızmasına, bu kadar hakaret etmesine şaşırdım.

Bu istifaya hakaret değil, teşekkür edilmeliydi.

“Mesut Bey sağ olun. Mansur Bey’in adaylığına büyük destek sağladınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır” mesajı yollanmalıydı.

Zaten muhtemelen bu yüzden CHP’den gelen herkese kapısını ardına kadar açan, pis mi temiz mi bakmayan AK Parti, Mesut Özarslan’a aynı hevesle yaklaşmadı.

Beklenenin aksine Özarslan kapağı iktidar partisinin “güvenli” ve “dokunulmaz” kucağına atamadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk grup toplantısında Özarslan’a AK Parti rozeti takmadı.

Çünkü hâlâ Keçiören’in çamuru, Yavaş’ın setresine bulaşacak en önemli pislik.

Bunu da herkes biliyor…

Seçimi ne haber verir?

CHP haklı olarak seçim istiyor.

Kimileri de kabinedeki değişikliklerden yola çıkarak iktidarın baskın bir erken seçim yapacağından söz ediyor.

Medyadaki çok bilmişler de bu ihtimali gündeme getirince, beni gören herkes de her şeyi bildiğim zannıyla “AK Parti baskın seçim yapacak mı?” diye soruyor.

AK Parti’nin, parti yönetiminin ne yapacağını bilemem ama bir baskın seçim yapmayacağını bilmek için alim olmaya ya da müthiş bir istihbarat ağı ile Saray kulislerine hakim olmaya gerek yok.

İktidarın seçime gitmesi için iki şey lazım ve bunu bilmek seçim olup olmayacağı ile ilgili öngörü için yeterli.

Bunlardan birincisi, Ekrem İmamoğlu ile ilgili davalardan birinin kesinleşmesi lazım.

Yani ya diploma iptalinin ya da siyasi yasak getiren mahkeme kararlarından birinin.

Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz.

Bu gerek şart ama yeter şart değil.

Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması.

Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez.

Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir.

Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz.

Diyeceksiniz ki, Mehmet Şimşek bu kadar önemli mi!

O zaman geçin alttaki yazıya…

Hazır Şimşek yokken

Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı.

Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı.

“Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.”

Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum.

Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum.

Deli mi satılmış mı!

Biliyorsunuz, sporla daha doğrusu futbolla eskisi gibi ilgilenmiyorum.

Futbolun hali, kalitesizliği bir yana Federasyonu’nun başkanının böyle bir tip olduğu bir sporla ilgilenmek zaten zül.

Cem Yılmaz’ın oğlu Kemal gibi ben de “İngiliz ligi”ni takip ediyorum daha çok.

Ancak bu durum, Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen güruhun saçma sapan tavırlarını görmeme engel olmuyor.

Galatasaray’ın taraftar grubu hakkındaki fikirlerimi zaten biliyorsunuz, bununla ilgili söylemlerim internette gezip duruyor.

Ama durum giderek daha berbat bir hal alıyor.

Bu gruplar bir süreden beri “Okan Buruk istifa, yönetim istifa” diye sosyal medyada örgütleniyor.

Bu şuursuz kitlenin maksadını anlamak ve bu talebi anlamlandırmak mümkün değil.

Galatasaray futbol takımı son 3 yıl üst üste şampiyon olmuş.

En önemli rakibi, Türkiye’nin en güçlü, en zengin ailesinin bir ferdini başkan yaparak Galatasaray’la mücadele etmek istemiş, olmamış. Ali Koç başarılı olamadığı için kongresi tarafından yollanmış.

Futbol takımına Avrupa’nın en iyi kadrolarından biri oluşturulmuş.

Taraftarın isteği üzerine kulüp tarihinde ilk defa 75 milyon bonservis bedeli ile bir golcü alınmış.

Banka borçları kapatılmış.

Şampiyonlar liginde bir üst aşamaya çıkılmış ve Juventus’un elenmesi muhtemel.

Hal böyle iken “Yönetim istifa, Okan Buruk istifa” demek için ya delirmiş olmak lazım.

Ya da satılmış.

Seçip beğenip alsınlar.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Lafına kızıp fiiline sessiz kalmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bu kadarı “normalleştirme” olmuyor mu!
Köşe Yazıları
Bu kadarı “normalleştirme” olmuyor mu!

Fatih Altaylı

Nisan 9, 2026

Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026