İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Mevzu bahis

  • 12 yıllık iptalden sonra yeniden satış

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Mevzu bahis

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Yazı İçeriği

  • Mevzu bahis

  • 12 yıllık iptalden sonra yeniden satış

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Dün bahis ve şike konusundan söz ettim.

Doğru adımlar atıldığından.

İyi de yeterli mi!

Ya da gerçekçi mi?

Yapılan iş biraz kullanıcıları hapse atarak uyuşturucu ile mücadele etmeye, mücadele ettiğini zannetmeye benziyor.

Doğru, bir tedirginlik yaratıp, kullananları bir süreliğine uzak tutmaya yarıyor ama baronlar ve torbacıları pusuda bekliyor.

En büyük uyuşturucu baronunu serbest bıraktırmak için yargıya baskı kuran milletvekiline işlem yapmayıp, şarkıcının evinde bulunan birkaç gram otu servis yapmaya benziyor, bahis oynayan üç beş kişiyi yakalayıp içeri atmak.

Yıllardır onlarca yazım var, bu bahis rezaleti ile ilgili, futbol alanlarında nasıl bahis reklamı yayınlanır diye, sayısız kez eleştirilerim oldu.

Rıdvan Dilmen’in 15 yıl önce söylediği “Futbola bahis girdiyse, artık temiz futboldan bahsedilemez” cümlesini kaç kez söyleyip hatırlattım ben bile hatırlamıyorum.

Programlarımda kaç kez “Bahis şirketlerinin televizyonları var” dedim yıllarca.

Pek tınan olmadı.

Ama birkaç aydır bir mücadele var. Gerçek bir mücadele. Fakat ne kadar yeterli.

Ya da işe yarayacak mı nihayetinde…

Bahis ve şike işine bulaşmış menajerlik firmalarını futboldan uzaklaştırmak, bahis baronlarının sahip olduğu futbol takımlarının emanetçi yöneticilerini bulup yakalamak, cezalandırmak, bahis oynayan futbolcuları ayıklamak, bunlar gerçekten önemli.

Ama sürekli bir “yasa dışı bahis” mevzusunu konuşmak ne kadar gerçekçi.

Büyük kulüplerimizin neredeyse tamamında bir bahis şirketi sponsorluğu var.

Kiminin kolunda Bilyoner, kiminin kolunda Misli yazıyor.

Naklen yayınlarda saha kenarları Bilyoner reklamları ile dolu.

Kalan yerleri diğer bahis firmaları kaplıyor.

Bunlar legal firmalar ama futbolu kirletme konusunda, gençleri, garibanları bahis batağına çekme konusunda legal ile illegal arasında pek bir fark yok.

Lige sponsor olmuşlukları bile var bu firmaların.

Futbolcular bunların tanıtım, reklam filmlerinde yer alıyor.

Futbolcular demişken, ligin en büyük takımlarından birinin teknik direktörü, teknik direktörlüğünden çok kumarbazlığı ile, at yarışından futbola kadar her türlü bahsi oynaması ile ünlü.

Üstüne bir de, bir online bahis sitesinin reklam yüzü.

Bu içerdeki manzara.

Yabancı ligler farklı mı!

En havalı ve en çok izlenen lig İngiliz Premier League’de 6 takımın forma sponsoru bahis firmaları. Hepsi göğüslerinde “Bet” yazan formalarla sahadalar.

Saha kenarı tabelalarda sürekli online bahis reklamları.

İspanya La Liga’da da durum farklı değil. Yakın zamana kadar Real Madrid’in ana sponsoru bir bahis firmasıydı. Barcelona göğsüne değilse de başka yerlerine bahis ilanı alıyordu.

Fransa’da ligin sponsoru bir bahis firması. PSG başta olmak üzere pek çok takım bahis firmaları ile sponsorluk anlaşmaları yapmış, yapıyor, yapacak.

Bu liglerin tamamı Türk televizyonlarında naklen yayınlanıyor.

O maçları izleyen adam ne bilsin, karşısındaki reklamın yasa dışı mı, yasa içi mi olduğunu.

Onun işi mi bunu bilmek!

12 yıllık iptalden sonra yeniden satış

Her şey tam da dediğimiz gibi gelişiyor.

Devlete ait otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi konusunda muhalefet “Özelleştirmem” diyor, iktidar ise sessiz sedasız özelleştirmeden yana.

“Satarım” diye bağırmıyor Özal gibi ama belli ki satacak. Ağzını büzüşünden belli Ömer diyeceği.

Konunun bizi yani kullanıcı ya da tüketiciyi daha fazla ilgilendiren tarafı ise bu yollara ödediğimiz kullanım ücretleri.

Devlete ait otoyollar daha ucuz, yap işlet devret ya da Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılmış otoyol ve köprüler ise daha pahalı.

Mesela özel sektörün elindeki İstanbul-İzmir otoyolunun kullanım ücreti ortalama 3.000 TL iken, hemen hemen aynı uzunluktaki İstanbul-Ankara otoyolunun kullanım ücreti 300 TL.

Onda biri.

Aynı durum köprüler için de geçerli.

Yani özelleştirmeden sonra fiyatlar artmazsa, kamuya ait otoyolların özelleştirilmesi vatandaşı çok da ilgilendirmez.

Gerçi vatandaşta zaten genel bir vurdumduymazlık var, zammı umursar mı ondan da emin değilim. Eskiden tek yön geçiş ücreti alınan İstanbul Boğazı’ndaki iki köprüde, artık çift yönde ücret alınmaya başlandı. Ben bunu yazdığım zaman “Yok öyle şey” diyen Karayolları, alıştıra alıştıra çift yön ücrete geçti, kimsenin de gıkı çıkmadı.

Özelleştirilen otoyollarda da durum farklı olmayabilir, iktidar da bunu biliyor zaten.

Yapılacak olan da satış değil, 25 yıllık gelirin peşin bir ödeme karşılığı temlik edilmesi.

CHP’li Deniz Yavuzyılmaz’ın verdiği sayılara göre, yıllık 600 milyon dolar olan otoyol ve köprü kârlarının 25 yıllık bedelinin peşin paraya satılması.

Yani bugünün değerleri ile 25 yılda elde edilecek 15 milyar dolarlık gelirin, bugüne indirgenmiş değer üzerinden satışı.

Bir tür borçlanma.

Daha basit anlatımla diyelim ki bir eviniz var ve ayda 6 bin TL kira getiriyor. Banka ile anlaşıyor, kredi alıyorsunuz. Krediye karşılık evinizin 25 yıllık kira gelirini bankaya veriyorsunuz.

Yapılacak olan bu.

CHP’nin “Yapamazsınız, yaptırmayız” dediği bu.

Aslında bu proje, yani devlete ait otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi yeni bir konu değil.

AK Parti iktidarı, bu otoyol ve köprüleri 2012 yılında yani bundan tam 14 yıl önce özelleştirdi.

Köprü ve otoyollar için ihaleye çıkıldı.

Koç Grubu, Malezya şirketi UEM ve Ülker Grubu’nun yatırım şirketi Gözde ortaklığındaki konsorsiyum, 1975 kilometrelik otoyol ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin 25 yıllık işletme hakkını 5 milyar 720 milyon dolarlık teklif ile ihaleyi kazandı.

İhale ile sadece köprü ve otoyolların gişe gelirleri değil, otoyolların çevresindeki tesislerin ve arazilerin kullanım hakkı da devredilecekti.

İhaleyi alanlar bu araziler üzerinde konaklama ve dinlenme tesisleri kurabileceklerdi, otoyol çevresinde imar faaliyetinde bulunabileceklerdi.

Konsorsiyumda yüzde 40 Koç, yüzde 40 UEM ve yüzde 20 Ülker pay sahibi idi.

Herkes ihale bitti diye düşünür, imzaların atılması beklenirken dönemin Başbakanı Erdoğan, Teke Tek programına katıldı ve benim bu konudaki sorum üzerine “O ihaleyi iptal edeceğiz” dedi.

Fiyatı az bulmuş, beğenmemişti Başbakan.

Açıklama bomba etkisi yarattı.

Erdoğan yetkisini kullanarak ihaleyi iptal etti.

Şimdi 14 yıl sonra anlıyoruz ki, aynı 25 yıllık kullanım hakkı devri bir kez daha gündemde.

Bakalım bu kez fiyat ne olacak!

O günün 5,72 milyar doları, dolar enflasyonu da hesaba katılırsa en az 10 milyar dolar olmalı.

Neredeyse kimsenin Türkiye’ye tek kuruş yabancı sermaye getirmediği dönemde bakalım kim bu işe talip olacak.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

Yaptığı olanlar, her yaptığı olacak zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Sulhu salah
Köşe Yazıları
Sulhu salah

Fatih Altaylı

Mart 13, 2026

Cahile aldanmayın, savaş yoksa Amerika yok
Köşe Yazıları
Cahile aldanmayın, savaş yoksa Amerika yok

Fatih Altaylı

Mart 12, 2026

Kötü bir başlangıç
Köşe Yazıları
Kötü bir başlangıç

Fatih Altaylı

Mart 10, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026