
Fatih Altaylı
Yazı İçeriği
Yürüyen merdivenden minibüse IQ ölçümü
K.K. döneminde kime kaç para aktarılmış açıklayın
Helal ÇYDD’ye
Kurultay olmazsa kayyum gelmeli
Ferrari’nin utanç vesikası
Yürüyen merdivenden minibüse IQ ölçümü
Fatih Altaylı
Mayıs 28, 2026
Yazı İçeriği
Yürüyen merdivenden minibüse IQ ölçümü
K.K. döneminde kime kaç para aktarılmış açıklayın
Helal ÇYDD’ye
Kurultay olmazsa kayyum gelmeli
Ferrari’nin utanç vesikası
CHP’nin başına oturtulan, dönemin modasına uygun söylemek gerekirse CHP’ye çöken Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin yaptığı ilk icraat, partiye ait minibüsleri “haram” diye sergilemek ve bunların haram parayla alındığını iddia etmek oldu.
Ama anında ortaya çıktı ki, sergilenen minibüslerden birini Kılıçdaroğlu genel başkanlığı döneminde iki yıla yakın süreyle kullanmış, diğeri ise partinin parasıyla alınmış ve faturaları mevcut.
Peki bu “salakça” tutuma şaşırdınız mı!
Siz şaşırdıysanız bile iktidar yanlısı medya şaşırmamıştır.
Çünkü hatırlayacaksınız Kılıçdaroğlu genel başkanlığı sırasında yürüyen merdivene ters yönde binmeye çalışmış, aşağı inen yürüyen merdiven ile yukarı çıkmaya çabalamıştı.
İktidar medyası bu durumu diline dolamış, bunun Kılıçdaroğlu’nun zeka seviyesini gösterdiğine ilişkin haberler yapmıştı. Biz ise olumlu düşünmeye çalışmış, bunun bir anlık şaşkınlık olduğuna inanmak istemiştik.
Şimdi anlıyoruz ki, yürüyen merdiven vakası ve benzeri pek çok vaka bir anlık şaşkınlığın sonucu değilmiş ve kendi kullandığı, kendi aldığı minibüsü haram ilan ederek Kılıçdaroğlu “zeka ve algı düzeyini” kanıtlamış.
Diyebilirsiniz ki, “Bunu yapan kendi ekibi ve kendi basın danışmanı”.
Doğru. Zaten ekibi de bir kişinin zeka düzeyini, kalitesini yansıtır. Kısaca “Kendi ne ki, ekibi ne olsun” denilir.
Bu durumu görünce, partinin neden Kılıçdaroğlu’na iade edildiğini de daha iyi anlıyoruz.
Ve bu arada bizim geçen yıldan beri sorduğumuz “Namustan, arınmadan bahsediyorsun da senin emekli maaşıyla bu düzeni nasıl kurduğunu bir anlat. İstanbul’da bir büro, Ankara’da bir büro. Mercedes Vito’lar, Audi’ler, seyahat masrafları, personel giderleri. Değirmenin suyu nereden?” sorusu da bir ölçüde yanıt buldu.
Ahlaktan söz edenin “ahlaki durumu” ortaya çıktı.
Genel Başkanlığı döneminde kendisine tahsis edilen zırhlı aracın Aziz İhsan Aktaş’a ait olduğu belgelendi ve Kılıçdaroğlu’nun kendi zekasına uygun olarak kurduğu ekibi buna henüz bir yanıt veremedi.
Ve hepimiz biliyoruz ki, Kılıçdaroğlu’nun bugün suçladığı belediye başkanlarının tamamı onun bulup göreve getirdiği isimlerdi. Ve muhtemelen CHP hiçbir zaman onun döneminde olduğu kadar kirletilmedi.
K.K. döneminde kime kaç para aktarılmış açıklayın
Kılıçdaroğlu ekibi sürekli olarak parti kaynaklarından medyaya aktarılan paraları konuşuyor.
Şimdi hesaplar ellerinde. İğrenç mahalle dedikodusunu bıraksınlar ve açıklasınlar.
Son 10 yılda CHP’den medya organlarına ve varsa eğer gazetecilere kaç lira ödenmiş.
Mesela Özgür Özel yönetimini Halk TV’ye para aktarmakla suçluyorlar.
Peki, Kılıçdaroğlu dönemlerinde Halk TV ya da başka kanallara hiç para aktarılmamış mı?
Aktarıldıysa kaç para aktarılmış?
Aktarıldığı döneme göre dolar cinsinden hangisi daha fazla?
Kendileri aktarırken iyi de başkası aktarınca mı kötü!
Tıpkı Aziz İhsan Aktaş otomobillerine kendileri binerken iyi olduğu gibi mi!
Bu arada AK Parti kendine yakın televizyonlara para aktarmıyor. Çünkü bunu kamu kaynakları, kamu şirketleri ve iktidara yaranmak
İsteyen özel sektör şirketleri vasıtasıyla yaptıkları için partiye gerek kalmıyor.
Helal ÇYDD’ye
İzleyenlerimiz biliyordur, Teke Tek Bilim’lerden elde ettiğimizin gelirin önemli bir bölümünü genç doktora öğrencilerine burs vermekte kullanıyoruz. Bu sene destekçimiz ev aletleri markası Shark Ninja kalitesi ile kullananları, bize verdiği destek ile de bursiyerlerimizi mutlu ediyor.
Miktarı açıklamak yakışık almaz ama yıllık birkaç yüz bin dolar seviyesinde bir destek sağlayabiliyoruz.
Bursumuz karşılıksız ancak sadece temel bilimler alanında doktora yapacak öğrencilere, dünyanın en iyi 100 üniversitesinden kabul almaları karşılığında veriliyor ve tüm doktora süresini kapsıyor. Bu titiz bir inceleme gerektirdiği için burslarımızı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığı ile veriyoruz. Araştırmayı onlar yapıyor, biz her öğrencinin tüm eğitimini kapsayacak miktarı ÇYDD hesabına yatırıyoruz.
Ve dün bunu ÇYDD ile yaparak ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bir kez daha anladık.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından yapılacak herhangi bir bağışı kabul etmeyeceğini açıkladı.
Böylelikle kimin parasının “haram”, kimin parasının “helal” olduğunu da göstermiş oldu.
Kurultay olmazsa kayyum gelmeli
CHP’ye çöktüğü için meydanların “hain” diye haykırdığı adam eğer yasalara bu kadar saygılı ise yaz bitmeden kurultay yapmak zorundadır.
CHP tüzüğü iki yılda bir kurultay yapılmasını şart koşar.
Kurultay en fazla bir kez bir yıl ertelenebilir.
Yasa da aynı şeyi emreder.
Butlan kararı ile her şey 2023 Kasım’ı öncesine döndüğüne göre CHP son kurultayını 2020 yılında yapmış olur.
Bu durumda 2022’de yapılması gereken kurultay 2023 yılında seçimler olduğu için zaten bir kez ertelenmiş olmakta.
Yasanın ve tüzüğün emrine göre kurultay şu anda dört yıl gecikmiş vaziyette.
Kemal Kılıçdaroğlu kurultay yapmamakta direnirse, partiye bir kayyum atanması ve partiyi 45 gün içinde kurultaya götürmesi gerekir.
Ferrari’nin utanç vesikası
Bir hafta içinde iki önemli marka, iki Formula 1 takımı elektrikli spor araçlarını tanıttılar. İki araç da 1000 beygirin üzerine güç üreten, dört kapılı, spor sedanlar.
Bunlardan biri Mercedes AMG, diğeri ise Ferrari.
Mercedes geçen hafta benim de olduğum bir etkinlikle Mercedes AMG GT4 4-Door Coupé’yi, Ferrari ise yeni elektrikli aracı ilk 4 kapılı sedanı Luce’yi tanıttı.
Mercedes AMG 4’ü bugünlerde detaylı olarak anlatacağım. Şimdilik şunu söylemekle yetineyim, Mercedes AMG’nin YASA üretimi motoru 1.169 beygir güç sağlıyor ve Ferrari’den çok daha güçlü. Mercedes’in kullandığı elektrik motorlarının yapı olarak çok benzeri Koenigsegg’de kullanılıyor. Yani AMG pistte olduğu gibi, yolda da Ferrari’den daha güçlü ve daha hızlı.
Gelelim Luce’ye.
Ferrari, Luca di Montezemolo’nun markanın başından ayrılmasından bu yana satışlarını arttırmakla beraber, gerçek Ferrari severler açısından tepe taklak aşağı doğru gidiyor. Marka imajını yerle bir ediyor.
Ferrari bundan 20 yıl öncesine kadar yılda 3 ila 4000 otomobil üretirdi. Ancak FIAT yönetiminin kâr baskısı ile üretim arttırıldı ve geçen yıl yaklaşık 15 bin araç üretildi.
Bunların önemli bir bölümü Ferrari için bir utanç vesikası olan 4 kapılı arazi aracı Purosangue. Adı “safkan” ama safkan bir Ferrari olmakla alakası yok.
Şimdi ise daha büyük bir utanca imza atarak 4 kapılı ve sadece elektrikli bir aracı piyasaya verdiler.
Öncelikle aracın kokpitinin fotoğrafları basına sızdırıldı. Sözde çağdaş olmak adına iç tasarımı Iphone tasarımcılarına yaptırmışlardı ve tam bir komedi idi. Bir Ferrari’den daha çok özenti bir Çin spor otomobilinin içine benziyordu. Dizaynın kralı İtalyanların yerine, Jony Ive ve Marc Newson’un stüdyosuna yaptırılmıştı ve Ferrari ruhu ile, Ferrari geleneği ile uzak yakın alakası yoktu.
Ama asıl bomba otomobil tanıtımında patladı.
İlk 4 kapılı sedan Ferrari, bir Ferrari’den başka her şeye benziyordu. BYD’nin, Xaomi’nin yüksek güçlü spor sedanları bile daha iyi bir dizayna sahipti.
Mercedes AMG GT4 elektrikli aracın eleştirilen dizaynı bile Ferrari Luce’den çok daha şık ve güzeldi.
Modelin adı “Işık”tı ama Ferrari’yi karanlığa gömüyordu.
Ne dizaynı, ne teknolojisi ne de uyandırdığı hissiyat Ferrari’ye yakışır düzeyde.
Eğer bu otomobili Maranello’da, benim de çok güzel anılarım olan Fiorano pistinde test ettilerse, bence Fiorano üzüntüden ağlamıştır.
Ve üstelik Ferrari bu “çöpe” 640 bin avroluk bir de fiyat etiketi takmış.
Elektrikli olduğu için Türkiye fiyatı yaklaşık 1 milyon 400 bin avro yani bugünkü kurla hemen hemen 75 milyon TL olur.
Daha güçlü ve teknolojisi çok daha iyi Mercedes AMG GT4 ise bunun dörtte birinden bile daha ucuz olacak.
Pek çok efsanevi Ferrari’yi birlikte denediğimiz Luca di Montezemolo bence haklı.
Bu araçtan Ferrari logosunu çıkarmak lazım. En azından yanındaki SF (Squadro Ferrari) logosunu.
Açık söyleyeyim, bunu Ferrari diye Kemal Bey bile satın almaz.
İktidar hediye ederse o başka!
Ne zaman insan oluruz?
Bazı siyasetçiler “Memleketi Allah korumuş” dedirtmediği zaman.
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar







