İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Tıpış tıpış artık geçerli değil

  • Ferit Kılıçdaroğlu

  • Meydanların “hain” dediği kişiyi arayıp kutlayan kim!

  • “Kapadım” demekle kapanır da “Açtım” demekle açılır mı!

  • Yarına

detail banner reklam

Tıpış tıpış artık geçerli değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 26, 2026

Yazı İçeriği

  • Tıpış tıpış artık geçerli değil

  • Ferit Kılıçdaroğlu

  • Meydanların “hain” dediği kişiyi arayıp kutlayan kim!

  • “Kapadım” demekle kapanır da “Açtım” demekle açılır mı!

  • Yarına

Anket manket bilmem. Öyle bir günde yapılıp açıklanmış anketlere de pek inanmam.

Neymiş, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına Anayasa’ya aykırı bir yargı kararıyla getirilmesine tepkiler düşünüldüğü kadar çok değilmiş de, Kılıçdaroğlu CHP’si başlarda 2 puan kaybeder ama sonra toparlarmış da, CHP seçmeni başka yere gitmezmiş de, kızsa da sonunda yine CHP’ye oy verirmiş de!

Bu kafa, önümüze aday diye, AK Parti’nin bile “Ya bu fazla radikal bir karar olur” diyerek aday göstermeye çekineceği bir adayı, “Bahçeli’nin ricası” üzerine aday yapıp, sonra da CHP seçmenine “Tıpış tıpış oy vereceksiniz” diyen aşağılık siyaset kafasının devamıdır. Ve Kılıçdaroğlu cephesinde zerre değişiklik olmadığının kanıtıdır. Bu kafadan “cacık olmayacağını” Türkiye çoktan gördü, anladı da, seçenek yok diye, çaresizlikten oy verdi.

Bunların güvendiği de zaten bu çaresizlik, bu AK Parti karşıtlığı.

Bu tipleri, Kılıçdaroğlu’nun etrafında birikmiş bu utanmazları dinleyip okudukça, “Ha” ile başlayan bir küfür edesim geliyor da, yazmıyorum, size ayıp olur diye.

Ama merak etmeyin, millet ediyor, hem de alasını ediyor.

İki gündür yollardayım.

Öyle böyle 1000 kilometreden fazla yol yaptım. Dura dura. Kah bir benzincide, kah bir köftecide, kah saptığım bir Anadolu ilçesinin kahvesinde.

Benim burada edemediğim küfürleri millet, halk, seçmen, adına ne derseniz deyin, vatandaş öyle güzel, öyle sunturlu bir şekilde ediyor ki inanamazsınız. Öyle “Ha” ile başlayan basitini değil hem de. Okkalısını. CHP’lisi de, AK Partilisi de, sağcısı da, solcusu da…

Palavradan anketler ne söylüyor bilemem ama dillerin ne söylediğini kulağımla duyuyorum.

Pek çoğunun elinde cep telefonu, benim 1 yıl hatta 2 yıl önce yaptığım bazı konuşmaları gösterip, “Abi, o gün sana kızdık ama haklıymışsın” diyenler, “Az bile demişsin” diyenler o kadar çok ki!

CHP’nin başına yasal olmayan bir yargı kararıyla çöreklenenler, moda tabiriyle “çökenler” halkın çaresizliğine güveniyorlar. “Dün tıpış tıpış verdiler, bugün de …. …. verecekler” diye düşünüyor, umuyorlar.

“CHP’den çıkan partiler yaşamıyor.” Atatürk’ün adına hürmeten CHP’ye de hürmetimiz var elbet ama bu tez hiç geçerli değil. Ecevit’in kurduğu DSP cikletten mi çıktı, yoksa CHP’den mi! CHP iktidar olamadı ama DSP oldu. CHP 2024 seçimleri öncesinde hiç 1. parti olamadı ama DSP oldu. Yani oluyor.

Zaten ben uzun zamandır şunu söylüyorum, “AK Parti olmasa Kılıçdaroğlu CHP’si barajı bile geçemezdi” diye. CHP’ye oy veren seçmenin büyük bölümü Kılıçdaroğlu’nun partiye doldurdukları ile aynı sofraya bile oturmazdı.

Bugün artık durum daha da vahim. Kılıçdaroğlu’nun bir aparat olduğu iyiden iyiye ayyuka çıktı. Keşke AK Parti’nin aparatı olsa, AK Parti bildik bir parti. Onur Öymen kitabında daha vahim bir şey söylemişti vaktinde. Artık bence de öyle.

Şimdi seçmenin önüne bir seçenek getirilebilir. Özgür Özel yarın yeni bir parti kursa CHP’nin kifayetsiz muhterisi, Türk siyasetinin aparatı barajı bile geçecek oyu alamaz.

Olur mu demeyin.

Bu CHP’nin baraj altı kalmışlığı vardır yeter ki seçenek olsun.

Utanmayı bilmediği için piroluktan piyonluğa terfi eden de görür tıpış tıpışın ne olduğunu.

Tıpış tıpış evine giderken.

NOT: Hukuksuz mutlak butlan kararına karşı aralarında çok sayıda Alevi derneğinin de bulunduğu 66 sivil toplum kuruluşu bir bildiri yayınladılar ve CHP’nin seçilmiş yönetimine destek verdiler.

Ferit Kılıçdaroğlu

Zannediyorsunuz ki, CHP’nin bölünmesi Kılıçdaroğlu’nu üzecek.

Hayır, tam aksine istediği bu.

CHP ne kadar zayıf, Kılıçdaroğlu o kadar mutlu.

Bölünmeyi istemeyen ve mabadına güvenen bir Kılıçdaroğlu hemen kurultay yapar ve bunu da ilk gün açıklardı.

Onun istediği güçlü bir CHP değil.

Makam koltuğu, makam otomobili, makam odası, sekreterya, harcırah, yalaka bir ekiple dolaşmak, ayağını asfalta basmamak ve CHP’den bir cumhurbaşkanı çıkmamasını sağlamak.

Bütün niyeti, arzusu, isteği bu.

Bunu başarabilir mi!

Elhak başarır.

CHP’den birkaç puan koparsa, CHP’nin güçlü bir başkan adayı çıkarmasını engellese ona yeter.

Muhtemelen Damat Ferit Paşa bu kişinin yanında “vatanperver” ve “kişilikli” kalırdı.

Meydanların “hain” dediği kişiyi arayıp kutlayan kim!

Dünden beri Altılı Masa’dan bir liderin Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayıp mahkeme kararıyla CHP’nin başına geçtiği için kutladığı iddiaları ortalıkta dolaşıyor.

Olağan şüpheli ise her nedense Ali Babacan.

Büyük bir çoğunluk Kılıçdaroğlu'nun gayrı yasal ve gayrı ahlaki biçimde CHP’nin başına geçmesinden duyduğu memnuniyeti bizzat kendisini arayarak bildirenin Ali Babacan olduğundan neredeyse emin.

Ancak durum bu değil.

Bana gelen ve kesinliği şüphe götürmez bir bilgiye göre Ali Babacan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu şekilde CHP’nin başına oturtulmasından dolayı bir memnuniyet duymadığı gibi, tebrik etmek için Kılıçdaroğlu’nu aradığı iddiası da büyük bir yalan.

“Kapadım” demekle kapanır da “Açtım” demekle açılır mı!

Bilgi Üniversitesi yeniden açıldı.

Artema reklamı gibi üniversite. Aç kapa, aç kapa.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hatadan” ya da “hatasından” dönmesi önemli ve erdemli bir davranış ama aynı zamanda da Başkanlık Sistemi değimiz sistemin ne kadar hataya açık, ne kadar tehlikeli bir sistem olduğunun da göstergesi oldu bu açıp kapama.

Neyse ki, sistem kendi içinde bir tamirat yaptı ve hatadan çok hızlı biçimde döndü. Geriye huzuru kaçan, bu yanlışa karşı eylem yaparken gözaltına alınıp coplanan öğrencilerin ve velilerin yaşadıkları kaldı.

Peki bu “Aç kapa kararı” ne kadar yasal, hukuk devletinde, bırakın hukuk devletini yasa devletinde böyle bir şey mümkün mü! “Vazcaydım” demek hukuken bütün sorunları çözer mi!

Meseleyi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı mektupla, belki de bu yeniden açılma kararında etkili olan hukukçu Ramazan Arıtürk’e sordum. Yanıtı şöyle oldu:

“Sayın Cumhurbaşkanı’nın kararını doğru bulmak ve desteklemekle birlikte, 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11387 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın, idare hukuku ilkeleri, idari işlem tekniği ve hukuk devleti prensibi bakımından önemli eksiklikler ve hukuki sakatlıklar barındırdığı kanaatindeyim. Zira söz konusu karar ile önceki yanlış idari tasarrufun sonuçlarının giderilmesi amaçlanmış görünmekle birlikte, kullanılan hukuki yöntem ve işlem tekniği itibarıyla eksik ve uygulamada ciddi sorunlara yol açabilecek nitelikte bir düzenleme tesis edilmiştir. Yapılması gereken işlem; sadece önceki kapatma kararının “yürürlükten kaldırılması” değil, hukuka aykırılığı anlaşılan işlemin tüm yasal sonuçlarıyla birlikte geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılmasını sağlayacak bir “geri alma” mekanizmasının işletilmesiydi.

Mevcut düzenleme, bu yönüyle ciddi hukuki belirsizlikler ve uygulama boşlukları üretme potansiyeline sahiptir.

11387 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı teknik anlamda bir “kaldırma” işlemi niteliği taşımaktadır. İdare hukuku öğretisinde ve Danıştay içtihatlarında kabul edildiği üzere kaldırma işlemleri kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur. Başka bir ifadeyle, kaldırılan işlemin geçmiş dönemde doğurduğu sonuçları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu sebeple, kapatma kararının yürürlükten kaldırılmış olması; İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin tüzel kişiliğinin, akademik ve idari organizasyonunun, yönetim organlarının ve temsil yetkisinin geçmişe etkili biçimde otomatik olarak yeniden canlandığı (ihya edildiği) anlamına gelmemektedir. Hukuken sona erdirilmiş veya işlevsiz hâle getirilmiş kurumsal yapıların yeniden faaliyete geçirilmesinde, sadece kaldırma işlemi yeterli görülmemekte; yetki ve temsil ilişkilerinin hangi usulle, hangi tarihten itibaren ve hangi kapsamda yeniden tesis edildiğinin açık biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.

11384 sayılı kapatma kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte; üniversitenin rektörlük makamından dekanlıklarına, mütevelli heyetinden akademik ve idari yönetim kademelerine kadar tüm kurumsal yetki zinciri hukuken düşmüş, kesintiye uğramış, askıya alınmış veya sona ermiş kabul edilir. Ne var ki, 11387 sayılı Karar yalnızca önceki işlemi yürürlükten kaldırmakla yetinmiş; düşen veya askıya alınan yetki ve görevlerin hangi hukuki statü içerisinde yeniden doğduğuna yada ihya edildiğine ilişkin herhangi bir geçiş hükmü öngörmemiştir.

Kararın mevcut hâliyle uygulanması, kısa vadede telafisi güç ve çok boyutlu hukuki ihtilaflara zemin hazırlayabilecektir. Örneğin yarın bir öğrenci, disiplin cezasının yahut diploma işleminin yetkisiz makam tarafından tesis edildiği iddiasıyla yargıya başvurduğunda; mahkemelerin önüne öncelikle üniversitenin karar alma ve temsil mekanizmasının hukuki geçerliliği sorunu gelecektir. Aynı şekilde devam eden davalarda üniversiteyi temsil eden vekâlet ilişkilerinin hukuki zemini de tartışmalı hâle gelebilecektir.”

Yani “Kapadım” demekle kapatmak mümkün ama “Açtım” demek kapatmanın oluşturduğu sorunları tam anlamıyla ortadan kaldırmıyor.

Yarına

Yollarda vatandaşlarla sohbet ederken, butlan kararı ve partiye çökmüş sözde genel başkan meselesi kadar sorulan sorulardan biri de Galatasaray Spor Kulübü Derneği’nde yapılan seçimlerdi. Bu yoğun gündem içinde Galatasaray’la ilgili bir şey yazmak içimden gelmedi ama yarın son genel kurul ve seçimlerle ilgili düşüncelerimi ve gördüğüm yanlışları yazacağım.

Ne zaman insan oluruz?

Genç gazeteciler Hasan Cemal kadar genç olabildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli
Köşe Yazıları
Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2026

Nedir bu milletin Polatlardan çektiği
Köşe Yazıları
Nedir bu milletin Polatlardan çektiği

Fatih Altaylı

Haziran 4, 2026

CHP seçmeni nasıl güvenecek!
Köşe Yazıları
CHP seçmeni nasıl güvenecek!

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2026

  • Videolar

Tümü
"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:33 Mutlak butlan 03:58 Mardin Bienali 14:14 Kanye West konseri 21:19 Fatih Altaylı bu aralar hangi sanatçıları dinliyor? 22:42 Fatih Altaylı’nın tekrar tekrar izlediği filmler neler? 27:17 Travis Scott konseri gerçekleşti mi? 29:01 Şebnem Ferah konserleri 29:48 Bu yaz yapılacak etkinlikler 43:12 Duvara yapıştırılan muz 50:02 Kapanış #işbirliği
Haziran 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kullanılmayan tekne daha masraflıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hüseyin MengiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kullanılmayan tekne daha masraflıdır"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:27 Firma hikâyesi 12:37 İlk büyük tekne siparişini ne zaman aldı? 15:13 Yatlar arasındaki sınıf farkları neler? 15:55 Hangi ülkelere tekne yapılıyor? 17:28 En fazla kaç metre tekne üretildi? 18:47 Avrupa teknelerine göre fiyat ve kalite farkı var mı? 22:24 Hollandalı bir tersaneye göre ne kadar uygun fiyatlı? 23:00 Sıfırdan tekne imalathanesi oluşturmak, satış yapmak için yeterli mi? 25:31 Tekne yapımı ne kadar sürüyor? 29:21 Tekne projesi başka firmadan alınıp yapılabiliyor mu? 31:45 Acun Ilıcalı iyi bir müşteri miydi? 33:22 İkinci el fiyatları nasıl? 35:33 Bir teknenin yıllık masrafı ne kadar? 36:24 Tuzla Tersanesi'nde tüm parçalar üretilebiliyor mu? 37:49 Teknenin fiyatına neler dâhil? 41:18 Yatlarda yeni trend ne: Sabit mobilya mı, hareketli mobilya mı? 44:33 Yılda kaç tekne yapılabiliyor? 45:21 Tender tekne yapılıyor mu, yoksa hazır mı alınıyor? 48:12 Türkiye’nin yatçılıkta ve yan sanayide bir şansı var mı? 51:42 Yerlilik oranı ne? 51:52 Alüminyum yat yapma kapasitesi var mı? 52:24 Yelkenli pazarında olmak için çaba var mı? 54:14 Eğitim aldı mı? 55:23 Teknelerin boyları nereye kadar büyüyecek? 59:14 5 yıllık survey bakımı yapmak zorunlu mu? 1:01:20 Motoryatlarda yeşil enerjiye yönelik çalışma var mı? 1:03:32 Türkiye dünyaya kaç adet tekne pazarlıyor? 1:04:01 Gemi inşaat sektöründe eleman sıkıntısı var mı? 1:06:38 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 31, 2026
Geçmişten günümüze yazının tarihi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Kutsi Aybars Çetinalp & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze yazının tarihiEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 00:00 Giriş 11:36 Dünyanın yuvarlak olduğu ne zaman öğrenildi? 21:03 Kitap çevirilierinin Rönesans'a etkisi nelerdir? 23:29 Kil tabletler 25:31 Papirüs 29:00 Parşömen 38:56 Eski Yunan'da Yazılı Kültür 45:25 Eski Yunan'da okuryazarlık oranı kaçtı? 46:48 Derveni Papirüsü 48:10 Herculaneum Papirüsü 50:50 Piaggio Makinesi'nin çalışma aşamaları 52:48 Bizans 54:48 Bizans İmparatorluğu'nun yıkılmasının etkileri 56:19 Kitap çevirileri ne zaman başladı? 58:22 İslam Medeniyeti 1:00:30 Orta Çağ Avrupası 1:03:51 Scriptorium ve kopyalama sorunları 1:08:54 Türkiye'de Latince ne kadar yaygın? 1:12:03 Geopoenika 1:13:07 Arkhimedes Palimpsestosu 1:17:47 En eski yazılı Yunanca metin nedir? 1:19:11 Rönesans Dönemi 1:23:11 Tacitus ve Germenia 1:28:34 Karl Lahmann ve Filolojik Yöntem 1:32:40 Diels-Kranz 1:40:10 Platon Türkçe'ye neden "Eflatun" olarak çevrilmiştir? 1:44:44 Polibios kimdir? 1:53:46 Kapanış #işbirliği
Mayıs 31, 2026