İstanbul 13°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İlahi tartışma

  • 102 yıl mı, daha neler!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İlahi tartışma

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 27, 2026

Yazı İçeriği

  • İlahi tartışma

  • 102 yıl mı, daha neler!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Manasız tartışmaların ülkesi olduk diyeceğim ama çoktan olduğumuz için aşırı geç kalmış bir tespit olacak.

Ama burada geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimiz anlaşılıyor.

Ki şimdi de bir ilahiyi tartışıyoruz.

Asıl mesele ilahi değil elbet.

Milli Eğitimin içine düştüğü durum.

İstanbul’da bir okulda IŞİD marşı okutuluyor, bir diğerinde bir ilahi ders zili yapılıyor.

Belli ki, Tevhidi Tedrisat Kanunu’nu giderek ortadan kaldırmaya, başka türlü bir eğitimi ülkede tatbike sokmaya çalışanlar var.

İyi de bu çaba Türkiye’yi ne kadar çağdaş uygarlık seviyesine taşır, Türkiye’nin 2071 yılına ertelediği “yüksek gelişmişlik” seviyesine ulaşmasını ne kadar sağlar.

Bugün milli eğitimin derdi, tasası, sorunu bu mudur!

Kapısının önünde uyuşturucu satılan, uyuşturucu kullanma yaşının ilkokul seviyesine düştüğü bir ortamda zili ilahi yapsan ne olur, yapmasan ne olur!

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı’nın verdiği sayılarla 100 bin kadın ve kız çocuğunun fuhuş batağına düştüğü bir ortamda mesele “ilahi” olmaktan çok uzaktır.

Bu dertleri bu sorunları ilahi okutarak çözemezsiniz, ilahi üzerinden tartışarak bir yere varamazsınız.

Çözülüyor olsaydı, bugün babası radikal İslamcı, kendisi medreselerde eğitim görmüş televizyon sunucu ve yöneticisi ya da aynı operasyonda tutuklanan genç spiker kadın hapiste olmazdı.

Mehmet Akif Ersoy, tutuklu olmasa idi eğer bugün katıldığı programlarda, güzel sesiyle bugün tartıştığımız ilahiyi okuyor, milyonlar da keyifle dinliyor olacak, ideal damat adaylığını sürdürüyor olacaktı.

Demek ki mesele ilahi ile çözülmüyor, sadece din öğretmekle ahlaki bir yaşam tarzı kendiliğinden gelişmiyor.

Asıl tartışılması gereken bu.

Tartışılan ilahiye gelirsek.

Bu tartışma öncesi hiç haberim yoktu varlığından.

Haliyle dinledim.

Bu vesile ile adını öğrendiğim Celal Karatüre’nün Roman kimliği nedeniyle olsa gerek son derece keyifli, dinlemesi kolay, akılda kalır bir ilahisi... Bir kere dinledim, dilime dolandı.

Beğendim mi!

Hayır.

Çok daha duygulu, İslami bir kimliğiniz olmasa bile insanın tüylerini diken diken eden çok daha güzel ilahiler dinlemişliğim vardır.

Ama Karatüre’nin söylediği ilahi bugünün tarzına uygun olduğu için çok popüler olmuş anladığım.

Tabii İslamcılar arasında bir başka tartışma daha var.

İlahide müzik olur mu, olmaz mı!

Yaklaşımlar farklı.

Azımsanmayacak bir kesim “Müzik haramdır. Çalgı ile söylenen ilahi de haramdır” diyor.

Bir kısım ise “Günaha teşvik eden müzik haramdır. İlahilerde musiki olabilir” diyor. Diyanet İşleri’nin yaklaşımı daha çok bu görüşe yakın.

Sonuç olarak meselemiz ilahi değil.

Mesele bir ilahi tartışması ile çözülmesi mümkün olmayan milli eğitimdeki ve sosyal hayattaki diğer sorunlarımız.

102 yıl mı, daha neler!

Silivri’de cezaevinde bulunduğum günlerde beni en çok üzen konulardan biri Seçil Erzan’ın durumuydu.

Diyebilirsiniz ki, “Orada suçsuz yere yatan onca siyasetçi, onca belediye başkanı, bürokratı varken sen üzüle üzüle bir banka dolandırıcısına mı üzüldün”.

Ne yalan söyleyeyim evet.

Elbette Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın orada olmayı hiç mi hiç hak etmediğini, keza Buğra Gökçe’nin orada tutulmasının yargı adına büyük bir ayıp olduğunu görüyordum. Yargı süreçleri ile aklanacağını düşündüğüm daha pek çok kişi vardı orada.

60 ile 70 arasındaki yıllarını haksız yere bir hücrede tüketen Osman Kavala için, her şeye rağmen neşesini kaybetmeyen Can Atalay için, sağlık sorunları ile boğuşan Tayfun Kahraman için de üzülmemek mümkün değildi.

Seçil Erzan için üzüntümün nedeni “sahipsiz” olması idi.

Diğer herkesin uğradığı haksızlığın farkında olan, onlar için sesini yükselten birileri, hatta büyük kalabalıklar vardı ama Seçil Erzan kimsenin umurunda değildi.

Oysa onun uğradığı haksızlık da az uz değildi.

Ünlü ve güçlü isimlerin çekimine kapılmış, onlara güvenmiş, onları hoş tutmak, yıllara sari parasal ilişkilerini sürdürmek için büyük yanlışlar yapmıştı.

Ama hak ettiğinden çok daha ötede bir cezaya çarptırıldı.

Cezaevinde yan yana avukat görüşünde olduğumuz zaman hikayesini kendisinden dinledim.

Sonrasında avukatı aracılığı ile bütün öyküyü bana bir mektupla iletti.

Mektubun bir bölümünü Timur Soykan Birgün gazetesinde aktardı.

Savcı Erzan için 300 yıldan fazla ceza istediği gün gördüm Erzan’ı.

102 yıla mahkum olduğunda ise korktum, kendine zarar verebilir diye.

Suçsuz muydu!

Hayır elbette.

Birkaç futbolcuyu ve teknik adamı hoş tutmak için bir Türk saadet zinciri oluşturmaya çalışmış, sonunda patlamıştı.

Evini, barkını, aile varlıklarını her şeyi elden çıkarmış, kendisinden faydalananların paralarını ödemeye çalışmıştı.

Kendisinden davacı olanların önemli bölümü paralarını fazlasıyla geri almış, tüm saadet zincirlerinde olduğu gibi zincire son eklenenler paralarını kaybetmişti.

Suç elbette vardı ama cezası bu olamazdı, olmamalıydı.

Erzan’ı bu duruma düşürenlerin açgözlü vicdansızlıklarının bedelini 102 yıl hapisle ödüyordu.

Bir ceza almalı mıydı!

Elbette almalıydı.

5 yıl, 10 yıl olabilir ama 102 yıl!

Silahla banka soysa, iki kişiyi öldürse bu kadar ceza almazdı.

Yanlış yönlendirilmiş, güvenmemesi gereken kişilere güvenip yanlış savunma yapmıştı.

Sonuç felaket olmuştu.

Önümüzdeki günlerde Seçil Erzan’ın durumunu anlattığı mektubu burada yayınlayacağım.

Belki adaletin tecelli etmesinde bir faydası olur.

En azından sizler de bu davaya farklı bir açıdan, güçsüzlerin bakış açısından da bakmış olursunuz!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Utanmamız gereken şeylerden utanmayıp, utanmamamız gereken şeylerden utandığımızı söylemediğimiz zaman!

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!
Köşe Yazıları
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2026

  • Videolar

Tümü
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026