İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İran Türkiye’yi de vurur mu?

  • Seçil Erzan’dan mektup 1: Aslında mağdur mu!

  • 260 bin dolara 1 yılda 400 bin faiz

  • İki tefeci daha

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İran Türkiye’yi de vurur mu?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 1, 2026

Yazı İçeriği

  • İran Türkiye’yi de vurur mu?

  • Seçil Erzan’dan mektup 1: Aslında mağdur mu!

  • 260 bin dolara 1 yılda 400 bin faiz

  • İki tefeci daha

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İsrail-ABD, daha doğrusu Trump-Netanyahu Çetesi bir kez daha İran’a saldırdılar, İran’ın Dinî Lideri Hamaney de öldürüldü.

Bu ikilinin İran’a topyekun bir savaş ilan etmesini bekleyenler daha çok bekler.

Yaptıkları, yapacakları bu.

Hava saldırıları ile ülke karıştırılacak, yerel destekçiler ile içerden bir şeyler yapılmaya çalışılacak.

Kara sınırı olmayan ülkeye daha fazlası yapılamaz.

İstihbarat faaliyeti ile önemli isimler öldürülür ama bunun da hızlı ve ciddi sonuçları olmaz.

Daha önce Irak’ı İran’ın üzerine salmışlardı, o bile sonuca ulaşmadı.

Şimdi de bir şey olacağı yok.

İran’ı biraz dövecekler, İran da İsrail ve işbirlikçi gördüğü Körfez ülkelerine zarar vermeye çalışacak.

Tankıyla, topuyla, kara ordusuyla girdiği zayıf Afganistan’da bile bir sonuç elde edemeyen ABD’nin İran’da bir sonuç elde etmesi imkansız.

Zaten onların da elde etmek istediği sonuç, İran’ı devirmek değil, İsrail’e zarar veremez hale getirmek, Çin’in de önünü kesmek.

İran, Körfez ülkelerine yaptığı gibi Türkiye’ye saldırır mı!

İran, daha önce ABD üsleri nedeniyle Türkiye’yi hedef alabileceklerini açıklamıştı zaten ama bu olasılık çok düşük.

İran’ın mevcut haliyle kavga etmek istemeyeceği ülkelerin başında Türkiye gelir.

Zaten Türkiye de dengeli bir politika izliyor, İran’a yönelik olarak Türkiye topraklarındaki üsleri kullandırmıyor. (İran’ı öfkelendirecek bir Kürecik Radar Üssü var)

Belli ki, bu iş geçen sefer olduğu gibi sürecek ve sönümlenecek.

ABD ve İsrail İran’ı şamar oğlanı gibi kullanıp biraz tokatlayacak sonra yine duracaklar.

İran da ulaşabildiklerini tırmalayacak.

Bu hava saldırıları ile İran’da rejim değişmez.

ABD-İsrail’in beklentisi, yerel ayaklanmalar, yerel dinamiklerle mollaları yollamak gibi görünüyor ama ben bunu istediklerini bile zannetmiyorum.

İran’da rejimin yıkılarak, İsrail ve Amerikan çıkarlarına uygun bir rejim oluşması ise Türkiye’nin hiç ama hiç lehine değil.

Kalan bir miktar stratejik önemimizi de iyiden iyiye ortadan kaldıracak bir gelişme olur bu.

Hiç ama hiç işimize gelmez.

Seçil Erzan’dan mektup 1: Aslında mağdur mu!

Cuma günkü yazımda Seçil Erzan’ın hak ettiğinden daha ağır bir cezaya çarptırıldığını, bana göre yanlış bir maddeden yargılandığını ve aldığı ceza ile işlediği suç arasındaki bağın koptuğunu yazdım.

Seçil Erzan’la cezaevinde birkaç kez karşılaştığımı ve hikayesini orada öğrendiğimi, avukatı Ersan Barkın’la konuştuğumu ve Erzan’ın yaşadıklarını kendi penceresinden anlatan bir mektubu bana ulaştırdığını da belirttim.

Bugün ve önümüzdeki birkaç gün boyunca, Denizbank Davası olarak bilinen ve başrollerinde müşteki sıfatıyla Fatih Terim ve ünlü futbolcuların olduğu bu süreçle ilgili Seçil Erzan’ın yazdıklarını sizlerle paylaşacağım.

Çünkü teknik direktörlerin, futbolcuların, tefecilerin anlattıklarını hep duyduk ama banka müdiresi Seçil Erzan’ın anlatımını hiç öğrenemedik.

Doğrudur, yanlıştır bilemem ama buyurun Seçil Erzan’ın kaleminden olayın hikayesi:

“Fatih Bey merhaba, size de geçmiş olsun.

Yargılandığım dosya ile ilgili uzun zaman boyunca basında yer alan tüm yanlış, eksik ve hatalı, gerçek dışı haberleri düzeltmek ve asıl olan maddi gerçeği anlatabilmek için daha en başında avukatımın sizinle iletişim kurmasını talep etmiş ve çok istemiştim.

Ancak bu mümkün olmadı.

Sonrasında ise her duruşmada tahliye olacağım inancı ve umudu ile özgürce karşınıza gelip tüm gerçekleri size teke tek anlatabilme hayalleri kurmuştum.

Şimdi ise maalesef bambaşka yer ve koşullarda bu imkanı buldum.

Tahmin edersiniz ki, hakkımdaki iddia sahiplerinin tanınıyor olması sebebi ile basında yer alan tüm yanlış haberler ve beyanlar dosyamın akıbetini önemli ölçüde belirledi.

Kişilerin medyatik olması ‘Doğruyu söylüyorlar’ anlamına geldi.

Benim söylediklerim ise her ne kadar maddi gerçeği ortaya çıkaran somut delillerle ispatlı olsa da itimat edilmedi, basında da yer almadı.

Ve yine maalesef son üç duruşmama kadar yeterli doğru bir savunma desteği alamadığım için yargılama sürecim maddi gerçeklerden uzaklaşarak ilerledi.

Fatih Bey, size tüm samimiyetimle gerçekleşen olayları, benim hikayemi anlatmak istiyorum.

Tamamen aile, onurlu bir yaşam, itibar ve meslek aşkı değerlerine bağlı olarak yaşadığım hayatımın, birtakım insanların para hırsları sebebi ile yerle bir edilip, avuçlarımdan kayıp gitmekte olduğu çaresiz bir kişi olarak yazdıklarımın doğruluğundan emin olabilirsiniz.

Fatih Bey,

Evet hatalıyım, kusurluyum. Ancak yazdıklarımı tarafsız bir gözle okuyup, muhakeme ederseniz Seçil Erzan vakasının asla bir dolandırıcılık eylemi olmadığını göreceksiniz.

Üç yıla yakın bir süredir tutuklu olarak yargılanıyorum. (Mektubun yazıldığı gün itibarıyla 28 ay F.A.)

Maalesef bu süre boyunca lehime olan hiçbir şey söylenmedi, gerçeği ispat eden somut delillerim, MASAK raporu, Teftiş Kurulu raporu, hesap hareketlerim kamuoyuna yansıtılmadı.

Yargılamanın başından itibaren söylediğim ve zamanla ortaya çıkan deliller sonucunda lehime gelişen hukuki süreçler açıklanmadı, yazılmadı.

Bazı kişilerin alacağı olmadığı halde emeksiz, kolay, kayıt dışı çok yüksek faizleri almak amacıyla tarafıma yaptığı baskı, tehdit, şantaj ve ayak oyunları ispatlı olduğu halde kimse bunları görmek istemedi. 200 sayfalık tehdit, küfür, hakaret içeren mesajların olduğu bilirkişi raporu görülmek istenmedi.

İddianamenin sadece medyatik yüzlerinin beyanlarından oluşan magazinel haberler günün sonunda hakkımdaki iddiaları ve yargılamayı etkileyecek nitelikli dolandırıcılık algısının yerleşmesine neden oldu.

2000 yılında Denizbank Çorlu Şubesi’nde başlayan meslek hayatım 23 yıl kesintisiz aynı kurumda başarı ile devam ederken 10 Nisan 2023 tarihinde artık hayatımın da sonu diyebileceğim bir sonla bitti.

260 bin dolara 1 yılda 400 bin faiz

Bu 23 yılın son iki yılında bir tefeci ile başladı bu vaka.

Yakın çevremin kullanımıma verdikleri tutarların, faizleri ile iadesi için bir tefeciden 260 bin dolar almak zorunda kaldım ve bu 260 bin doları 1 yıl dolmadan 650 bin dolar olarak iade etmeye mecbur bırakıldım. (Erzan’ın burada adını vermediği yakın çevresinin ünlü bir futbol adamı olduğunu tahmin ediyorum. F.A.)

260 bin doları borç alırken, 1 yıl içinde 650 bin dolar olarak geri ödeyeceğimi bilmiyordum. Düşük taksitlerle, uzun vadede ödeyeceğim bir ödeme planı ile başlamıştık.

Bu kişinin ismi Atilla Baltaş, şu an dosyada müşteki.

Bankanın müşterisi, tanıdığım, bana yardımcı olmak istediğini söyleyen, yardımsever, yatırım planları olan bir iş insanı olarak tanıtıyordu kendisini.

Ancak süreç böyle ilerlemedi.

Geri ödeme zamanında bu tutarı bir başkasından aldığını, senet imzaladığını, bunun bir ticaret olduğunu, yüksek faizleri geri ödememe ihtimalinin olmadığını, sokak çetelerinden, birtakım mafyatik kişilerin varlığını da vurgulayarak ve bankacılık kariyerimi bitirmekle de tehdit ederek bu yüksek faizi benden tahsil etti. Sürekli bir şantaj ve tehdit altında tek başımaydım. Babamı kaybetmiştim ve annem ve işim dışında hiçbir şeyim yoktu.

Çok korktum.

Krediler çekerek, aile gayrimenkullerini satarak, yakın çevremden faizi ile geri ödemek üzere destek alarak fahiş faizler ödedim.

Bir yıl içinde ödediğim faizler anaparanın iki, üç hatta dört katına ulaştı ama ana para borcunun hiç bitmediği, faizin faizinin istendiği, kayıt dışı kolay para kazanma yöntemini bulmuş kişilerin beni korkutarak manipüle ettiği ve fahiş kazançlar elde ettiği bir çarkın içinde, bir sarmalın içinde buldum kendimi.

İki tefeci daha

Bu sürede Atilla Baltaş isimli tefeciye Ali Yörük ve Süleyman Aslan adında iki tefeci daha eklendi.

Yakın çevrem dediğim kişiler ise yine aynı irade ile kayıt dışı ve çok yüksek faizler almak suretiyle bana para verdiler ve karşılığını kat be kat faizi ile geri aldılar. (Seçil Erzan’ın yakın çevrem dediği kişiler, adı bu davada kamuoyuna yansıyan futbolcular ve teknik adamlar F.A.)”

Seçil Erzan mektubunun bu bölümünde tefeci olarak tanımladığı Süleyman Aslan adlı kişiden aldığı paralara ödediği faizleri anlatıyor. 11 milyonu bir ay sonra 14 milyon olarak geri ödediğini, yeniden aldığı 11 milyon TL için yine bir ay sonra 18,5 milyon TL ödemek zorunda kaldığını anlatıyor.

Keza Atilla Baltaş’ın da 250 bin dolara karşılık 1 yılı biraz aşan sürede 2 milyon 100 bin dolar aldığını ve şimdi de 5 milyon TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini anlatıyor.

Mektuba devam edelim:

“Ali Yörük, Hüseyin Eligül, Moci Haghani, Merve Yılmaz, Erkan Karaca, Erkan Ergenç, Metin Taş, Umut Aslan, Burak Özcan, Duran Gedik, Tayfun Akın, Ayhan Akman, Barış Tari, Serdar Şenol, Hasan Erdal, Semih Kaya, menajeri Fırat Özdemir Nisan 2023’e kadar bir kuruş alacakları kalmayıp tam aksine 21 milyon USD faiz aldıkları halde, gece gündüz 7 gün 24 saat, gündüz banka, gece evimin önünde nöbet tutarak, evime baskınlar yaparak, masama mermiler koyarak, tehdit videoları çekerek, darp ve yağmalar yaparak daha fazla faiz ve para almak istiyor, senetlere, sözleşmelere zorla imzalar attırıyorlardı.

Ve bugün bu kişilerin neredeyse tamamı somut deliller ile ispatlı olmasına rağmen bir fon iddiası ile alacaklı olduklarını iddia ediyorlar.

Bu kişilerin arasından iddianameye sanık sıfatı ile eklenenler de oldu, müşteki sıfatı ile eklenenler ise çoğunlukta. Bana, cezaevine avukat yollayıp ismimizi zikretme diyen de var, tefeci olduğu ortaya çıkmasın diye icra takibi başlattıkları senetleri geri çekenler de var.

Fatih Bey, bu fon iddiasını ortaya atan ve ‘Öyle büyük bir yalan söyleyelim ki, kimse karşı çıkamasın’ diyerek bunu her yere bir kalıp olarak ekleten Merve Yılmaz, Tanış Yılmaz, Semih Kaya, Fırat Özdemir ve Arda Turan’dır.

Tamamen bilinçli bir şekilde, aldıkları kayıt dışı faizleri ve haksız zenginleşme faaliyetlerini gizlemek amaçlıdır.”

Değerli okurlar, Seçil Erzan’ın mektubunu yayınlamaya daha doğrusu tefrika etmeye devam edeceğim.

Hayretle okuyacaksınız.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Vicdanımız bedenimizden önce ölmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

Eklemek için tehlikeli kelime
Köşe Yazıları
Eklemek için tehlikeli kelime

Fatih Altaylı

Eylül 15, 2026

Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026