İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yüzde 39

  • IŞİD’miş

  • Özelleştirme zararlarının hesabı sorulmayacak mı!

  • Zırva bir popülizm

detail banner reklam

Yüzde 39

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

Yazı İçeriği

  • Yüzde 39

  • IŞİD’miş

  • Özelleştirme zararlarının hesabı sorulmayacak mı!

  • Zırva bir popülizm

Başlıktaki yüzde 39 oranı, tüm rezaletlere karşın ABD’de Trump’a verilen desteği gösteriyor.

Amerikan halkının yüzde 39’u hâlâ Başkan Trump’ı destekliyor.

Ve ilginçtir, aynı oranda yani yüzde 39 oranında Amerikalı İran’a karşı yapılan savaşı destekliyor.

Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil.

Çok değil 1,5 yıl önce de Amerikalıların yüzde 50’si Trump’ı başkan olarak seçmekte hiçbir beis görmedi.

Başkan olarak halkının yüzde 50’sinin oyunu alan Trump’ın o güne kadarki “sicili” neydi!

Defalarca Amerikan hazinesini dolandırmıştı.

Pek çoğu hileli iflas olarak değerlendirilebilecek en az 6 iflası vardı.

Amerika’da ünlü gangster Al Capone ile bile baş etmiş vergi dairesi IRS, Trump’la baş edememişti.

Pek çok seks skandalının baş aktörüydü.

Porno oyuncuları ile birlikte olmuş sonrasında adı tehdit ve şantaj iddialarına karışmıştı.

Adı sübyancılık ve seks ticareti ile anılıyordu. Rezil Epstein’in dostu, adasının ve partilerinin müdavimiydi!

Ülkesinin Senatosunu adamlarına bastırmış, Amerikan sistemine silahlı meydan okumanın başkahramanı olmuştu.

Hakkında farklı suçlarla açılmış yüzlerce dava vardı, buna Senato baskını davası da dahildi.

Amerikan halkı işte bu herifi “başkanı” seçti.

Kıyısı seçmedi, ortası seçti, okumuşu seçmedi, redneck’leri seçti, fark etmez.

Seçti mi?

Seçti!

Ünlü Amerikan sistemi bu adamı siyasetten uzaklaştıramadı ya da belki de bilerek uzaklaştırmadı.

Küfür ettiği, ülkeden atmakla tehdit ettiği göçmenler, sağlık sisteminde dışlayacağını söylediği işsiz, evsiz Amerikalılar ona oy verdiler.

Ve bu aşağılık adamı dünyanın başına bela ettiler.

Seçildikten sonra saçma sapan hamleler yaparak Amerikan ekonomisini iyiden iyiye çökertti.

ABD’nin dünya liderliğini sona erdirecek aptalca hamleler yaptı.

Amerikan demokrasisinin kağıttan kaplan olduğunu ispatladı.

Uluslararası kuralları hiçe sayarak bir ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı’nı ülkesinden kaçırdı.

Bunu o ülkenin petrolüne çökmek için yaptığını açık açık söyledi.

Avrupalı devlet ve hükümet başkanlarına alenen hakaretler etti.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın eşiyle olan sorunlarını gündeme getirip dalga geçti.

Avrupa ülkelerini tehdit etti. Aşağıladı.

Hepsini sebilhane bardağı gibi karşısına dizip fırçaladı.

En nihayetinde Amerika’nın hiç de çıkarına olmadığı belli olan ve ABD için hiçbir tehdit oluşturmayan bir ülkeye saldırdı.

Yetmedi, insanlık ve savaş suçu sayılacak açıklamalar yaptı.

Bir devlet başkanından hiç görülmedik bir şekilde ana avrat küfrederek gücünü ispatlamaya çalıştı.

ABD’nin son yıllardaki ve hatta belki de Vietnam Savaşı’ndan bu yana en büyük askerî fiyaskolarından birine imza attı.

İran’a bir yandan tehditler savururken, bir yandan barış ve ateşkes için yalvardı.

Ve hâlâ, tüm bu olanlara karşın destek oranı yüzde 39.

Ve hâlâ pek çok kişi tüm ABD yasa ve geleneklerine karşı 3. kez aday olabileceğini düşünüyor.

Ve hâlâ yine büyük bir çoğunluk bir kez daha seçilebileceğine inanıyor.

Ve hâlâ Demokratların bu ruh sağlığı yerinde olmayan adama karşı “kazanır” denilecek bir adayı yok, olacağa da benzemiyor.

Demek ki, asıl tehlike Trump gibi manyaklar değil, onları var eden ve kalmalarına imkan sağlayan toplumsal cehalet.

Cehaletin oranı düşmedikçe, gelişmiş ülke oldum demek doğru değil. Tam aksine gelişmişlik ve cehaletin aynı anda var olması daha büyük bir tehlike.

Sevgili dostum Celal Şengör “Senin cehaletin benim yaşamımı etkiliyor” diye yazmıştı.

Bu Amerikan köylülerinin cehaleti, hepimizin yaşamını etkiliyor.

Hem de kelimenin gerçek anlamı ile.

IŞİD’miş

Dün birkaç terörist, İsrail’in uzun süredir boş olan İstanbul Başkonsolosluğu’na saldırı düzenledi.

Şimdi size ciddi ciddi soruyorum.

Kaçınız içinizden “Bu saldırıyı İsrail kendi düzenletmiştir” diye düşündünüz?

Çok da uzun sürmeyen bir çatışma sonrası saldırganlardan biri öldürüldü, ikisi yaralı ele geçirildi.

Emniyet güçleri başarılı bir şekilde saldırıyı sona erdirdiler.

Ve tabii ki herkesin beklediği şekilde saldırıyı düzenleyen teröristler IŞİD mensubu çıktı.

Peki, bu IŞİD’in, İsrail ve büzüktaşı ülkenin Ortadoğu’da sorun yaratmak için kullandığı anahtar olduğunu bilmeyeniniz var mı!

Özelleştirme zararlarının hesabı sorulmayacak mı!

Türkiye’nin en eski termik santrallerinden Soma Termik Santrali’nde yaşananları biliyorsunuz.

İşletmeci Torku yani Konya Şeker santrallerdeki üretimi durdurdu.

Soma’nın kalbi durdu.

Binlerce Somalı işsiz kaldı.

İlçenin kış aylarında kaloriferleri bile çalışamadı.

Şimdi Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) termik santrali icradan satışa çıkarıyor çünkü Soma Termik Santrali’nin işletmecisi Torku Konya Şeker, termik santralde kullandığı kömürün parasını da Türkiye Kömür İşletmeleri’ne ödememiş ve 20 milyar TL borç takmış.

Bu santral çok değil bundan 10 yıl önce özelleştirildi.

Torku, Sivas Termik Santrali’nden sonra Soma’yı da almış, hatırladığım kadarı ile Tunçbilek’i de burun farkıyla elinden kaçırmıştı.

Türkiye’nin en büyük termik santrallerinden biri olan Soma’yı alan şirket 10 yıl bile geçmeden santrali işletemeyecek hale geliyor.

Santrali işletememek bir yana, bir de TKİ’ye 20 milyar TL borç takıyor.

Bu çok açık bir özelleştirme fiyaskosudur.

Ve AK Parti döneminde ne yazık ki, bu tip onlarca özelleştirme fiyaskosu var.

Pek çoğu bu büyüklükte olmadığı için ya da sosyal etkisi bu boyutta olmadığı için farkına bile varılmıyor.

Ülke ekonomisi açısından önemli birçok küçük tesis, işletme, liman siyasi saiklerle, iktidara yakın kişi ve şirketlere veriliyor.

Sonra işletilemiyor. Batıyor, kamuya borç takıyor ve geri alınıyor.

Bunların en bilineni Türk Telekom özelleştirmesi.

Bu özelleştirmeden kamuya yani hepimize atılan kazık 2005’in yani 20 yıl öncenin fiyatları ile yaklaşık 7 milyar dolardı.

Bu parayı bugüne getirirsek 10 milyar doları aşan bir maliyeti var demektir.

Peki kamuya yüklenen bu zararların bedelini kim ödüyor!

Bu yanlış özelleştirmelerden, sorumsuzca yapılan bu satışlardan dolayı kimseye hesap soruldu mu!

Bir bakan, bırakın bakanı bir bürokrat hesap verdi mi!

Bugün kimi belediyelerdeki yolsuzluk ya da usulsüzlük iddiaları ile suçlu veya suçsuz onlarca insan yargı karşısında.

Peki bu özelleştirmelerde oluşan kamu zararı zarar değil mi!

Bunu beceremeyenlerden ya da daha doğrusu bunu becerenlerden hesap sorulmayacak mı!

Zırva bir popülizm

Pırlantada KDV tartışması kadar saçma ve popülist bir tartışma olamaz.

Nasıl ki, altında KDV uygulanmıyorsa, pırlanta da KDV uygulanması son derece saçma bir durum oluşturur.

Parmağınıza takıp uluslararası taşıyabileceğiniz bir şeyden KDV alınması zaten eşyanın da tabiatına aykırı.

Eğer pırlantadan KDV almaya kalkarsanız bu kez yurt dışına parmağında yüzüğüyle çıkan herkesin gümrükte bunu ölçtürüp kaydettirmesi ve geri döndüğünde de parmağındaki yüzüğünü çıkarken parmağında olan yüzük olduğunu kanıtlayacak değer tespitini yaptırması gerekir.

Üstelik şimdi bir de “sentetik pırlanta” diye bir şey var ve pırlantanın neredeyse 10’da bir fiyatına satılıyor ve anlaşılması hemen hemen imkansıza yakın.

Pırlantada KDV meselesi gerçekten çok popülist ve gereksiz bir tartışmadır.

Ne zaman insan oluruz?

Dünyanın en güçlü ülkesi bir manyağı dünyanın başına bela etmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İsrail Türkiye’ye saldıracak kadar delirdi mi?
Köşe Yazıları
İsrail Türkiye’ye saldıracak kadar delirdi mi?

Fatih Altaylı

Ağustos 23, 2026

Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026