İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Korkmayın, artık ABD’nin hedefi değiliz!

  • Dünün doğrusu, bugünün yanlışı

  • Sigara yasağına alkış

detail banner reklam

Korkmayın, artık ABD’nin hedefi değiliz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 10, 2026

Yazı İçeriği

  • Korkmayın, artık ABD’nin hedefi değiliz!

  • Dünün doğrusu, bugünün yanlışı

  • Sigara yasağına alkış

Türkiye ABD’nin hedefi haline mi geldi?

Bu soru uzun zamandır soruluyor.

Şimdilerde daha da çok soruluyor.

Hele hele ABD’den gelen “Trump NATO’dan çıkmak istiyor çünkü olası bir Türkiye-İsrail çatışmasında İsrail’e destek vermek istiyor. NATO’dan çıkmadan bunu yapamayacağı için NATO’dan çıkmak istemesinin nedeni bu” iddiası bu konudaki kaygıları daha da güçlendirdi.

Bu köşenin eski okurları bu tezin geçmişte benim tarafımdan ortaya atılan bir tez olduğunu hatırlayacaktır.

2020 yılında yani 6 yıl kadar önce, Amerika Birleşik Devletleri, burnumuzun dibine, Yunanistan’ın Türkiye sınırındaki Dedeağaç ya da Alexandropuli kentine bir üs kurmaya başladı.

ABD ve Yunanistan, 1990 yılında, bir ortak savunma ve işbirliği mutabakatı imzalamışlardı.

2019 yılında buna ek bir protokol yaptılar ve Girit adasında bulunan Suda Askerî Üssü’nün modernize edilmesi, Stefanikovo Hava Üssü’nün askerî açıdan güçlendirilmesi ve Dedeağaç limanının genişletilip modernize edilmesi planlandı.

Bu protokol sonrası ABD, Dedeağaç’ta giderek genişleyen bir üs kurdu.

Buraya kara savaşı unsurları da yerleştirmeye başladı.

Ben o günlerde bu üssün Türkiye’ye karşı kurulduğunu, ABD’nin üç yandan Türkiye’yi kuşattığını yazdım.

Ancak o günlerde Türkiye’nin önemli think tank’leri bu üslerin Rusya’ya karşı kurulduğunu öngörüyordu.

ABD’den yapılan resmî açıklamalar da o yöndeydi.

Ancak mesele Dedeağaç’ta üs kurmakla sınırlı değildi.

ABD ile Yunanistan kara ve deniz kuvvetleri Ege’de ortaklaşa devriye geziyor, iki ülkenin kuvvetleri birbirine eşlik ediyordu.

Tavır açıkça Türkiye’ye yönelikti.

Konuyu tartıştığımız ABD’li bir yetkili “Türkiye ile alakası yok. Rusya’nın önünü kesmek için bu üsse gerek duyduk” deyince kendisine “Romanya’da kursanız daha önce kesemez miydiniz?” demiştim.

Ancak Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından bu üssün yavaş yavaş boşaltılacağı ABD basınında yazılmaya başlandı.

Ancak henüz boşaltılmış değil.

Boşaltılır mı bilmiyorum ama bugün ben ABD ile Türkiye’yi karşı karşıya getirecek bir durum görmüyorum.

Bu üs inşa edildiği sırada Türkiye Rusya ile yakın ilişkiler içindeydi.

Pek çok alanda Rusya ile yakınlaşıyorduk.

Enerjide Rusya ile bağımlılık derecesinde bir ilişkimiz vardı.

Nükleer santralimizi Ruslar inşa ediyordu.

Putin ile Erdoğan arasında kıskandıracak kadar dostane bir tavır söz konusu idi.

Seçim öncesi Rusya, Türkiye’nin 30 milyar dolara yakın doğalgaz borcunu erteliyordu.

Türkiye Çin’le giderek yakın ilişki içine giriyordu.

BRICS’e tam üyelik için başvuruyor, Batı blokundan giderek uzaklaşacağı sinyallerini veriyordu.

Ancak bugün bunun tam tersi bir durum var.

İktidar politikasını değiştirdi, bunu da son Beyaz Saray ziyareti ile açıkça teyit etti.

Türkiye, Rusya ile eski yakınlığından çok uzak.

Çin ile ilişkiler giderek geriliyor.

Türkiye dengeli ama Batı ve ABD yanlısı siyasete geri döndü.

Hal böyle olunca ABD ile bir çatışma yaşama olasılığı artık yok denecek kadar az.

Ve merak etmeyin, İsrail ile ilişkilerimiz de göründüğü kadar kötü değil.

Yani anlayacağınız ABD Rusya’ya karşı tahkim ettiğini söylediği üsse artık eskisi kadar gerek duymuyor.

Dünün doğrusu, bugünün yanlışı

Tarih 26 Ocak 2014.

Yer İstanbul. Sinan Erdem Spor Salonu.

AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan adaylarını tanıtım töreni.

AK Parti’nin en güçlü olduğu dönemler.

Salon hıncahınç dolu.

Kürsüde Başbakan Erdoğan var.

CHP’ye ve henüz CHP’de o güne kadar daha bir seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu’na sert sözlerle yükleniyor.

O zaman da CHP’yi darbecilikle, darbecilerle işbirliği yapmakla suçluyor.

Uzun bir konuşma yapıyor ama en çarpıcı bölümü bu.

Başbakan aynen şöyle diyor:

“Sabah akşam yolsuzluk ve rüşvet diyerek, Türkiye'ye, milli iradeye, milli kurum ve değerlere yapılan saldırıyı örtmeye çalıştınız.”

Ve devam ediyor:

"En büyük hırsızlık, en büyük yolsuzluk, milli irade hırsızlığı, milli irade yolsuzluğudur. Milli iradeyi çalan, milli iradeyi çalmaya kasteden, asıl hırsızdır, asıl yolsuzdur.”

Söyledikleri doğru mu?

Siz karar verin.

Milli irade konusunda haklı mı?

Bence haklı!

Üzerinden 12 yıl geçmiş ama ben bu konuşmayı çok iyi hatırlıyorum.

12 yıl önce “haklı” olan bu sözler bugün “haksız” olabilir mi!

Milli irade ile ilgili fikirler 12 yılda değişir mi, yoksa bu görüş zamandan bağımsız bir geçerliliğe mi sahip olmalı.

Eğer öyle ise bugün yaşadığımız ne!

Bakın Bursa’da iki yıl 10 gün önce bir seçim yapılmış.

Mustafa Bozbey oyların yüzde 47,62’sini alarak belediye başkanı seçilmiş.

Onu izleyen aday AK Partili aday Alinur Aktaş’ın oyu yüzde 38,35’te kalmış.

Yeniden Refahlı Sedat Yalçın’ın oyu yüzde 4,9, İYİ Partili Selçuk Türkoğlu’nun oyu ise yüzde 2,27’de kalmış.

Kendisini takip eden üç adayın oyunu toplasanız seçilen Mustafa Bozbey’in oyu kadar etmiyor.

İl genel meclisi seçiminde de CHP oyların yüzde 39,03’ünü almayı başarmış.

AK Parti yüzde 35,34’te kalmış.

Yeniden Refah 6,9, İYİ Parti 4,80, Zafer de 4,09 alabilmiş.

Yani orada da CHP önde.

Ve aradan iki yıl geçmiş.

Seçimi kazanan Mustafa Bozbey hakkındaki iddialar nedeniyle tutuklanmış.

Tutuklu yargılanmasına karşıyız elbet ama tutuklanmış.

Yerine geçecek kişi için belediye meclisinde seçim yapılmış.

Ve yerine AK Partili birisi belediye başkanı seçilmiş.

Peki, milli irade bunun neresinde!

26 Mart 2014’te doğru ve haklı olan cümle.

8 Nisan 2026’da yanlış olabilir mi!

Sigara yasağına alkış

İktidar partisi yeni bir yasal düzenlemeye hazırlanıyor.

Buna göre lokanta ve kafelerin açık alanlarında da sigara içilmesine yasak geliyor.

Ancak daha önemli bir madde daha var.

2040 yılından itibaren Türkiye sınırları içinde sigara satışı tamamen yasaklanıyor.

Bence bu çok önemli ve çok ilerici bir gelişme.

Umarım birileri devreye girip bu düzenlemeyi de engellemezler.

Çünkü son aylarda iktidar partisinin yapmayı planladığı tüm düzenlemeler bir şekilde engelleniyor, değiştiriliyor, yumuşatılıyor.

Ya baştan yanlış planlanıyor ya da çıkar grupları çok güçlü.

Ne zaman insan oluruz?

Milliyetçi olduğunu iddia edenler kahraman subaylarımıza saldırmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bu kadarı “normalleştirme” olmuyor mu!
Köşe Yazıları
Bu kadarı “normalleştirme” olmuyor mu!

Fatih Altaylı

Nisan 9, 2026

Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026