İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

  • Çikolata

  • Papara’da artık bahis parası yok mu!

  • Denetimsizliğin sonucu

detail banner reklam

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

Yazı İçeriği

  • Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

  • Çikolata

  • Papara’da artık bahis parası yok mu!

  • Denetimsizliğin sonucu

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Antalya’daki diplomasi forumunda söylediği sözler bir kez daha tartışılıyor ve özel temsilci büyükelçiye öfke yağıyor.

Çünkü Barrack’ın iki cümlesi çok tartışmalı.

Bunlardan ilki “Ortadoğu’da insanlar güce saygı duyarlar”.

Ki bence de doğru. 

Ki bunu sadece Ortadoğu ile de sınırlamamak lazım. Ne yazık ki, dünyada da durum bu.

5000 yıllık tarih deneyimi bize bunun doğru olduğunu gösteriyor.

Tom Barrack’ın eleştirilen diğer cümlesi ise “Ortadoğu'da sadece monarşiler işe yarıyor, demokrasi başarısız".

Muhalefet, daha doğrusu ana muhalefet bu cümleye sert tepki gösterdi, diğer muhalefet partilerinden ise ses seda çıkaran olmadı.

Bu sessizliğin nedeni, Barrack’ın yukarıdaki ilk cümlesinde saklı olabilir.

Biliyorsunuz, geçmiş yayınlarımda Tom Barrack için “sömürge valisi” tanımını kullanmış ve “Kendisini yeni Gertrude Bell zannediyor” demiştim. 

Gertrude Bell, Arap isyanlarının önemli ismi Arabistanlı Lawrence lakaplı İngiliz subay Thomas Edward Lawrence’ın patronu ve sevgilisi olmanın yanı sıra, mevcut bölge haritasını çizen kadın olarak tanınır. Oxford’dan mezun olan ilk kadınlardan biri ve tüm ailesi gibi o da Ortadoğu ve İran ya da “şark” meraklısı bir oryantalist idi. Zengin ve soylu bir ailenin mensubuydu ve babası gibi arkeologdu. Ancak aslında bir İngiliz casusu idi ve lakabı da “Çöller Kraliçesi” idi.

İşte bu Tom Barrack da kendini modern zamanların Gertrude Bell’i zannediyor ve Ortadoğu’ya ayar vereceğini, yeniden dizayn edeceğini hesaplıyor. 

Ancak arada bir fark var.

Gertrude Bell, tüm kötülüğüne rağmen en azından kültürlü ve iyi hesap yapan bir imparatorluğun temsilcisi idi.

Tom Barrack ise cahil, küstah, terbiyesiz, hesapsız ve seviyesiz bir ABD Başkanı’nın temsilcisi.

Yani bir Gertrude Bell olabilmesi için sadece kendisinin değil, onu buraya atayan cahilin de 40 fırın ekmek yemesi gerekiyor.

Üstelik de ABD bölgede ilk kez böyle bir tavır sergilemiyor ve otokrat lider arayışında olan ilk ABD Büyükelçisi de Tom Barrack değil.

Ve bu bölgede aklı başında hiçbir yönetim ya da lider, ABD büyükelçilerinin ipiyle kuyuya inecek ve onların piyonu olacak kadar aptal değil.

Yakın tarih bu tuzağa düşen liderleri bize gösteriyor. 

Bunların en bilineni Saddam Hüseyin.

Saddam Hüseyin, ABD’nin desteği ile İran ile tarihin en uzun savaşlarından birini yürüttü.

ABD’nin desteğini arkasına alan Irak, İran’a saldırdı ve en başta küçük bir zafer elde etti gibi görünse de, 8 yıl süren savaş sonunda kazanan olmadı.

ABD desteği Saddam’a İran karşısında bir zafer getirmedi.

1 milyon ölü ve 2 milyon yaralı ile savaş sonuçlandı.

ABD için Saddam en yakın müttefik, güvenilir dost diktatördü.

Tam Barrack’ın tarifine uyan bir adamdı.

Saddam bu dostluğa güveniyor, ABD’nin Bağdat’taki büyükelçisi Gillespie de Saddam’ı şımartıyordu.

Saddam Büyükelçi Gillespie’den aldığı gazla, İran’la savaşın bitmesinden iki yıl sonra Kuveyt’e girdi. ABD’nin kendisini desteklediğinden emindi.

Sonuç.

Hepiniz biliyorsunuz.

Irak peş peşe iki Amerikan işgaline maruz kaldı.

Saddam saklandığı bir çukurda Amerikan askerleri tarafından bulunup, kendi vatandaşlarına teslim edildi.

Sonrası malum.

O yüzden bu bölgede hiçbir lider Tom Barrack ya da her kim olursa olsun ABD büyükelçilerinin gazına gelmez artık.

Günümüzün Gertrude Bell özentisi de geldiği gibi gider memleketine.

Sahibi Beyaz Saray’dan gider gitmez.

Çikolata

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün küçük oğlu İstanbul’da bir çikolata mağazası açmış.

Ne zaman açtı bilmiyorum ama konu dün basına yansıyınca öğrendim.

Hayırlı olsun diyelim.

Genç Gül’ün açtığı dükkan İsviçreli çikolata markası Läderach’ın bir şubesi.

Benim en sevdiğim çikolatadır.

Ne zaman Cenevre’ye gitsem, çok sevdiğim bir lokantanın hemen karşı sırasındaki mağazasına uğrar, kavrulmuş karamelize bademli olanından alırım.

Gazetelerin iddia ettiği gibi dünyanın en pahalı çikolatası falan da değildir.

Benim sevdiğim türü bizim Beyoğlu çikolatasına benzer, fındık, bademli olanlar vardır. Beyaz çikolatadan da yaparlar.

En meşhur ürünü ise truffle’larıdır ama benim favorim ve tek aldığım bademli olandır.

Cenevre’ye yolu düşen dostlarım, başta Faruk Süren olmak üzere bana bu çikolatadan getirirler, sağ olsunlar. 

Ucuz değildir ama öyle süper pahalı ultra lüks bir çikolata falan da değildir. Üç aşağı beş yukarı Godiva eşdeğeridir diyebiliriz.

Bana göre Vakko Çikolata ile yarışır.

Şöyle söyleyeyim, bir orta boy kalıp bademli Läderach için ödediğim para, İstanbul’da birkaç saatlik bir otopark parası ile eşdeğerdir.

Pahalı mı, ucuz mu siz karar verin.

İstanbul’daki Läderach’a hiç gitmedim, ilk fırsatta uğrayıp, fiyatları İsviçre’deki mağaza ile karşılaştıracağım.

Gelelim konunun “seksi” tarafına.

Yani sahibinin eski bir Cumhurbaşkanı’nın oğlu olmasına.

Mehmet Emre Gül’ü Türk kamuoyu ilk olarak OKS sınavı vasıtası ile tanıdı.

2006 yılında bu sınavda Türkiye 385’incisi olarak Galatasaray Lisesi’ni kazandı.

Ancak bu okula gitmedi.

Eğitimine Ankara’da devam etti çünkü üniversitede ABD’ye gitmek istiyordu ve Fransız eğitimi almak istemedi.

İstediğini de yaptı.

Daha sonra Harvard Üniversitesi’ne kabul edildi.

Eğitimini orada sürdürdü.

Kendisi ile bir kez New York’ta karşılaştım. Arkadaşlarıyla birlikte trenle gelmişti. Biraz sohbet ettik.

İlk ve son görüşüm oldu. Kendisini üniversitede ziyaret eden Harvardlı bir dostum “Yurt odası en fazla 7 metrekare. Çok hoşuma gitti tavrı” demişti.

Yani diyeceğim o ki, Harvard’ı bitirmiş, 30’lu yaşlarında bir genç.

Bir çikolata markasının bayiliğini açmış.

Çok mu!

Ayıp mı!

Ne yapsaydı, şirket kurup kamu ihalelerine mi girseydi!

Bence hayırlı olsun!

Papara’da artık bahis parası yok mu!

Trabzonspor’un hem forma hem stad, Beşiktaş’ın forma sponsorlarında Papara adlı Fintech şirketine geçen yaz başında el koyuldu. 

Sahibi ve kurucusu Ahmet Karslı Silivri’ye atıldı.

Gerekçe kara paranın, daha net bir tanımla bahis paralarının aklanmasına aracılık etmekti. Yasa dışı bahisten gelen para trafiği Papara üzerinden yönetiliyordu.

Sahiplerine 28 yıla varan hapis cezaları istendi ve hâlâ içerdeler.

Papara ise TMSF’ye devredildi. Trabzonspor’un stadının adı da Papara olarak devam etti.

Daha sonra Merkez Bankası Papara’nın lisansını iptal etti.

Bir kamu kurumu olan TMSF, bir başka kamu kurumu olan Merkez Bankası’nın lisans iptalini durdurmak için dava açtı.

Merkez Bankası Papara’nın lisansını iptal etmekten vazgeçti ve Papara faaliyetlerini sürdürdü.

Ve geçen hafta da Papara satışa çıkarıldı ve şirketi Emlak Katılım Bankası satın aldı.

Peki şimdi Papara’da artık bahis paraları aklanmıyor mu!

Bahisçilerin ödemeleri artık Papara üzerinden yapılamıyor mu!

Bahis paralarının bu sisteme girişini engellemek için TMSF hangi önlemleri aldı da, burası artık bir kamu bankasına, hem de faizsiz bankacılık yapan bir kamu bankasına satılabildi.

Gerçekten kötü niyetim yok.

Meraktan soruyorum!  

Denetimsizliğin sonucu

Yazdığımız gün oğlunun cinayetini örtbas etmeye çalışan vali ile ilgili soruşturma izni çıktı ve vali kamu görevinden açığa alındı.

Gerisi de gelecektir diye umuyoruz.

Görevi kötüye kullanmak, kamu görevini suistimal ederek suç delillerini karartmak.

Suçu örtbas etmek için kamu kurumlarına baskı yapmak.

Bunlar bir babanın evladına duyduğu sevgi ile açıklanacak işler değil.

Umarız bunların hesabı da sorulacaktır. 

Keza vali ile işbirliği yaparak gönüllü veya baskı altında delilleri karartan hastane başhekimi veya personeli de umarız hak ettikleri cezalara çarptırılacaklardır. 

Konunun ateşi zayıflayınca çaktırmadan soruşturma dışına itilmezler inşallah.

Tabii bu olayın gösterdiği bir başka gerçek var.

Tek parti yönetimi altında, denetim mekanizmaları zayıflayınca devlet gücü ve otoritesini kötüye kullanmak da kolaylaşıyor.

Hem de aslında arkasında bir siyasi destek olmasa bile, “varmış hissi” bile ne yanlışlara kadir olabiliyor.

Hukuka ve denetime güven kalmayınca, böyle rezaletler ortaya çıkabiliyor.

6 yıl sonra bir savcı çıkıp bu dosyayı yeniden ele almasa “kamu adına” görev yapan ve güç kullanan biri, bir cinayeti örtbas etmiş olacaktı.

Denetimsizliğin ve eleştirisizliğin ne kadar tehlikeli ve yanlış olduğunu gösteren daha iyi bir örnek bulamazdık.

Ne zaman insan oluruz?

Gücüne fazla güvenenler kedi olmadıklarını anladıkları zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Baba
Köşe Yazıları
Baba

Fatih Altaylı

Nisan 17, 2026

Vadiye düşmek
Köşe Yazıları
Vadiye düşmek

Fatih Altaylı

Nisan 16, 2026

Nerede TOBB’un milyar dolarları
Köşe Yazıları
Nerede TOBB’un milyar dolarları

Fatih Altaylı

Nisan 15, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bankadan izin alıp oyunculuk kursuna gittim!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kaan SekbanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bankadan izin alıp oyunculuk kursuna gittim!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:42 Amerika'daki restoranı 09:18 Yemek yapmayı seviyor mu? 11:28 Bankacılığı neden bıraktı? 13:49 Ailesi bankacılığı bırakmasına nasıl tepki verdi? 19:26 İlk sahne deneyimi 20:33 Bu kadar hızlı başarılı olmayı bekliyor muydu? 21:56 Ne kadar sıklıkla yeni skeçler yazıyor? 27:47 Muhalif kişiliği 34:55 Yeni komedyenleri izliyor mu? 43:54 Komedi işlerinde para var mı? 49:05 Şarkı söylüyor mu? 50:30 İstanbul'daki restoranı ne zaman açılacak? 55:47 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 12, 2026
Tanrılar, Mitler & İnsan: İnancın Kökeni görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Kürşad Demirci & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTanrılar, Mitler & İnsan: İnancın Kökenihttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 03:50 İnsan neden inanır? 07:36 İnanç ilk olarak nasıl oluştu? 13:35 Bir inanç ne zaman din olarak adlandırılır? 15:55 İlk dinler 20:53 İnanç neden Sümerler ile başladı? 26:07 Hayat Ağacı nedir? 35:52 Dumuzi ve İnanna figürlerinin başka dinlerdeki yansımaları nelerdir? 45:56 Hititler'de inanç sistemi 50:20 İran'da inanç sistemi 57:12 Türklerin inancı nasıl şekilleniyor? 1:07:38 Şamanizm ile Paganizm arasındaki bağlantı nedir? 1:12:38 Kut nedir? 1:13:27 Şamanizm'de kurban kavramı 1:15:20 Maniheizm nedir? 1:25:38 Anadolu'da egemen olan din nedir? 1:30:50 Hristiyanlıkta neden üçleme var? 1:57:17 Kapanış
Nisan 12, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026