İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Eczane rafları çok şey anlatıyor

  • Bir CHP ile helalleşmiyor

  • Seda Selek bir açıklama yapmalı

detail banner reklam

Eczane rafları çok şey anlatıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 11, 2026

Yazı İçeriği

  • Eczane rafları çok şey anlatıyor

  • Bir CHP ile helalleşmiyor

  • Seda Selek bir açıklama yapmalı

Son yıllarda ilaç konusundaki sıkıntıları bildiğimiz için genelde reçeteyi yazan doktorlara “Hocam, bir de muadilini yazsanız, malum çoğu ilaç bulunmuyor” diyorduk.

Şimdilerde daha biz söylemeden, doktorlar o bulunmuyorsa bu da olur diyerek reçetelere aynı işi görecek birkaç ilacı birden yazıyorlar. Bazen o yazılanların hiçbiri bulunmuyor, o da ayrı.

Bu durumun ilaç fiyatlarını belirlemekte kullanılan yöntem nedeniyle oluştuğunu da biliyoruz.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu başlangıçta aslında çok da haklı olarak ilaç firmaları ile pazarlığa oturup, ciddi indirimler aldılar. Yapılan doğru idi, ilaçta ciddi bir soygun düzeni vardı.

Dolar ya da euro ile yapılan alımlar için bir de “kur sabitleme” uzlaşması yaptılar ve ilaç fiyatlarını hızlı kur artışlarından korumaya aldılar.

Ancak bu sistem artık çok olumsuz sonuçlar vermeye başladı. Gerçek kur ile Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği ilaç kuru arasında makas açıldıkça firmalar pek çok ilacı Türkiye’ye getirmez oldular.

Bugün piyasadaki euro kuru 53 TL, bakanlığın ilaç ödemeleri için kullandığı kur ise 29,11 TL.

Bu yüzden de ilaç şirketleri özellikle yeni ve popüler ilaçlarını getirmiyor, daha doğrusu piyasada talep edilenin çok altında sayıda getiriyor. Bu yüzden de artık Türk halkı iyi ilaca erişemiyor.

Önceki gün bir eczanede bu konuyu konuşuyorduk. Eczacı hanımefendi “Fatih Bey, eskiden özellikle Türki cumhuriyetler ya da güneyimizdeki ülkelerden gelenler bavulla ilaç alırlardı. Çünkü bizdeki ilaçlar onların ülkelerinde bulunmazdı. Dünyanın en iyi ilaçlarını satardık. Artık biz o ülkeler gibi olduk. Hiçbir ilacı bulamıyoruz. Müşterilerimiz kaçak ilaç arıyor.” dedi.

Bu arada benim dizimdeki arıza için kullandığım bir takviyeyi sordum. “Artık o da gelmiyor” dedi. Orada da sorun olduğunu ve pek çok gıda takviyesinin de Türk pazarından çıktığını aktardı. “Yerli firmalar vitamin üretiyorlar Allah’tan ama sizinki gibi bazı özel ürünler de artık gelmiyor. Giderek 3. dünya ülkelerinin eczanelerine döndük” dedi.

Türkiye ne yazık ki, bir yandan giderek sınıf düşen bir ülke haline geliyor.

Bir yandan da fiyatlar artıyor, bir yandan her alanda kalite düşüyor.

Ancak belli ki bu durum kimsenin umurunda değil. Ne yönetenin, ne de yönetilenin.

Bir CHP ile helalleşmiyor

Kemal Kılıçdaroğlu, bir şehit cenazesi sırasında kendisini yumruklayan ve bir linç girişimi başlatan “inek hırsızı” ile de helalleşmiş. O günü hatırlarsanız. CHP Genel Başkanı neredeyse ölümden dönmüştü. Sadece Kemal Bey değil, ülkenin barışı tehlikeye girmişti.

Yine de eleştirmem bu “affı” ya da helalleşmeyi. Ben de kin tutan biri değilimdir.

Geçmişte bana ve aileme her türlü pisliği, saldırıyı yapan Adnancıların, gruptan ayrılıp özür dileyenleriyle dahi helalleşmiş biri olarak niye yaptın, demem.

Kin tutmanın insanın vicdanına yük olduğuna inanırım hep. Birine vereceğim en büyük ceza yok saymaktır, silmektir; kin tutmak değil.

Bu yüzden de Kemal Bey’e “Böyle biriyle nasıl helalleşirsin” demek haksızlık olur.

Ancak anlamadığım şu.

Kemal Kılıçdaroğlu herkesle helalleşiyor da bir tek CHP ile, CHP seçmeni ile helalleşemiyor.

Herkesle barışıyor da, 13 yıllık başarısız genel başkanlığına rağmen kendisini destekleyenlerle, kazanamayacağını bile bile kendisini Cumhurbaşkanı yapmaya çalışanlarla, kendisini Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna oturtanlarla helalleşemiyor.

Nedir acaba CHP’lilerin suçu. İnek çalmamış olmak mı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemiş olmak mı!

Belki de Kemal Kılıçdaroğlu haklıdır. Belki de en affedilmeyecek suç budur!

Seda Selek bir açıklama yapmalı

Neredeyse tamamı iktidarın kontrolünde olan “geleneksel medya” ortamında bunun dışında kalan, kalmaya çalışan bir iki televizyon kanalı, bir iki gazete var.

Bunların arasında öne çıkan ise Halk TV. Bir zamanlar CHP’nin olan ama yasal nedenlerle Deniz Baykal’a emanet edilen bu kanal Deniz Baykal’ın kızı tarafından bir yatırımcıya satılmış ve parası da cebe indirilmişti.

Yeni sahibi de İngiltere’de zengin olmuş bir Türk iş insanı olan Cafer Mahiroğlu’ydu. Cafer Mahiroğlu döneminde de muhalif yayıncılığını sürdürdü Halk TV. Cafer Mahiroğlu’na bu işin faturası elbette çıktı ve şimdilerde Türkiye’ye gelemiyor.

Doğrusunu isterseniz Halk TV yayıncılığına meftun olduğum bir kanal değil ama öyle ya da böyle muhalif kesimin nefes almasını, kendini yalnız hissetmemesini sağlıyor, özellikle de sabah saatlerinde İsmail Saymaz’ı izleyerek gündemle ilgili çok şey öğrendiğimi de söylemeliyim. Akşam haberi izleyeceksem Ece Üner’i de izliyorum.

Birkaç gündür, Halk TV’de epey bir fırtına kopuyor.

Önce kanalın başarılı gündüz kuşağı programcılarından Seda Selek ani bir kararla istifa etti. Selek’i hiç tanımam ama Mehmet Tezkan ile yaptığı programı fırsat buldukça izlerdim. Ekrana yakışan bir isimdi. Ani gidişini kimse çözemedi.

Ardından Seda Selek’in istifasını gerekçe göstererek Sorel Dağıstanlı da istifa etti. Sorel’i yakından tanırım. Çok da severim. Yayıncılığa genç bir gazeteci olarak benim ekibimde, Doğan radyolarında başladı. Ardından Kanal D Haber Merkezi’nde birlikte çalıştık. Sonra Habertürk’te. 10 numara adamdır. Uzun süren bir hastalık döneminde dahi Halk TV’den kopmamıştı. Bırakması benim için şaşırtıcı oldu.

Ve şimdi de Gözde Şeker bırakmış. O da güçlü bir politik tavrı olan genç bir gazeteci idi.

Bu zincirleme reaksiyonu başlatan Seda Selek’in bize, yani izleyicilere bir açıklama borcu var.

“Niye bıraktı?”

Eğer neden çok çok özel değilse izleyiciler olarak bunu bilmeyi hak ediyoruz. Hele hele editoryal bir baskı, bir haberi görüp görmeme, bir konuda konuşup konuşmama ile ilgili tepeden gelme bir emir nedeniyle, kanalın yayın politikasında kabul edilemez bir değişiklik nedeniyle istifa etmek durumunda kaldı ise bunu yıllardır kendisini izleyenlerle paylaşmak zorunda.

Çünkü hem peş peşe istifalara neden oldu, hem de program partneri Tezkan’ı da zor durumda bıraktı. Öyle ki, para karşılığı yazı yazdığı bilinenlerin dahi diline düşürdü yıllarca emek verdiği kanalı. Bu nedenle hepimiz bir açıklamayı hak ediyoruz.

Nedenlerini bilmek hakkımız.

Ne zaman insan oluruz?

Gazeteciler çakarlı otomobille gezmeye utandığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Merrill Lynch bıyıklı mı?
Köşe Yazıları
Merrill Lynch bıyıklı mı?

Fatih Altaylı

Ekim 23, 2026

Arkadaşlar arası sıkıcı bir tartışma
Köşe Yazıları
Arkadaşlar arası sıkıcı bir tartışma

Fatih Altaylı

Ekim 22, 2026

Merrill Lynch de iade edecek mi!
Köşe Yazıları
Merrill Lynch de iade edecek mi!

Fatih Altaylı

Ekim 21, 2026

  • Videolar

Tümü
"Gülle gibi" Toyota GR YARiS görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek"Gülle gibi" Toyota GR YARiSToyota GR Yaris tüm dinamizmi ve gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, ralli dünyasından ilham alan tasarımı, üstün yol tutuşu ve heyecan verici sürüş performansıyla öne çıkan Toyota GR Yaris’i test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Almancı değilim, Adanalıyım!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Olgun TokerFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Almancı değilim, Adanalıyım!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:24 Oyunculuğa nasıl başladı? 10:42 Okulu kazanamayıp dönseydi ne olurdu? 12:21 İlk sahnesi 15:22 İlk dizi teklifi ne zaman geldi? 20:07 Hayat Şarkısı’ndaki Almancı rolü 22:50 Almancılık nereden geliyor, neden Almancı sanıyorlar? 27:46 Eşiyle nasıl tanıştı? 31:41 Darbukatör Bayram rolünü reddetmesi 32:21 Oyuncular bazı rolleri aldığına pişman olur mu? 35:28 Futbola merakı var mı? 36:07 Dizisi neden kalktı? 37:19 Kafasında yeni bir proje var mı? 41:09 Bu işin maddi yönünü mü seviyor, manevi yönünü mü? 44:09 Dijital platformlardaki işlere nasıl bakıyor? 48:23 Futbol üzerine bir film çekme isteği neden var? 50:59 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 18, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026