İstanbul 25°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Amerikan gümrüğünde büyük sürpriz

  • RICH PEOPLE PROBLEMS VE PPP

  • 10 kardeşi ile de konuşmayan adam

  • Dün dündür, bugün bugündür, yarına Allah kerim

detail banner reklam

Amerikan gümrüğünde büyük sürpriz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 31, 2026

Yazı İçeriği

  • Amerikan gümrüğünde büyük sürpriz

  • RICH PEOPLE PROBLEMS VE PPP

  • 10 kardeşi ile de konuşmayan adam

  • Dün dündür, bugün bugündür, yarına Allah kerim

Siyaset yazmadan olmaz elbet. Memleketin içi dışı siyaset olmuş.

Dün herkes televizyondan, elindeki telefondan siyaset izlerken, karşılaştırma yapıp moral bulmaya çalışırken siyaset dışında kalmak mümkün değil ama bugün önce Los Angeles’a yaptığım gezide beni şaşırtan bir şey ve sonra da bayram izlenimleri ile başlamak istiyorum.

Biliyorsunuzdur, geçen hafta iki günlüğüne Los Angeles’a gittim. Mercedes’in yeni elektrikli spor sedanı AMG GT4’ün global lansmanı için.

Los Angeles’a gideceğimi duyan sevgili Adnan Şen, bir sürpriz yapıp havalimanında bizi karşılattı. Uçak kapısından çıkınca elinde “Mr. Altaylı” yazılı bir plaka tutan genç siyahi kadını görünce yanına gittik.

LAX havalimanının yeni bir servisi imiş. Sanki özel jetle gelmiş gibi alınıp özel bir küçük terminalden konforlu bir şekilde içeri giriyorsunuz.

Neyse elimizden bavul kartlarımızı aldılar ve bizi lüks bir araca bindirip havalimanının bir ucundaki bir girişe götürdüler.

Burada özel bir pasaport kontrol bankosu vardı ve görevliye pasaportumu uzattım. Önce “Niye geldiniz?” diye klasik soruyu sordu.

“Mercedes’in tanıtımı için” dedim. “Benim de Mercedes’im var” dedi ve yeni aldığı EQS’i anlatmaya başladı. Ayda 700 dolar gibi bir paraya kiralamıştı. Sonra Türkiye’de nerede oturduğumu sordu.

Sonrası büyük sürprizdi.

“Benim de İstanbul’a çok yakın bir evim var” dedi. Şaşkınlığımı görünce devam etti. Pakistanlıydı. Türkiye’den bir ev alarak tüm ailesini Türk vatandaşı yapmıştı. “Gebze’de küçük bir ev aldım. Her sene tatilimde Türkiye’ye gidiyorum. Bir araç kiralayıp Marmaris ve Kuşadası’nda tatil yapıyorum. Belki emekli olunca Türkiye’ye yerleşeceğim” dedi. “Türkiye’de tek sorun otomobiller çok pahalı, Mercedes alamazsam çok üzülürüm” diye göz kırptı.

Şaşkınlığımızı anlatamam. Pakistanlı Amerikan pasaport polisi Türkiye’de ev alıp Türk vatandaşı da olmuş.

Çok acayip değil mi!

Gelelim bayrama!

RICH PEOPLE PROBLEMS VE PPP

Daha önce de dediğim gibi, güneye indim ve yol boyunca uğradığım her yerde siyasi görüş ayrımı olmaksızın herkesin Kemal Kılıçdaroğlu’na nefret, öfke ve hakaret kustuğunu gördüm. Yollar kalabalıktı ama umduğum kadar değil. Belli ki, bu bayram tatilinde herkes Ege ve Akdeniz’e inmeyi tercih etmemiş. Yurt dışına gidenler galiba çoğunlukta.

Bodrum oldukça kalabalıktı. Gelenlerin büyük bölümü evlerine gelenler. Otellerde yüzde 100 doluluk olmadığını öğrendim. Bir bayram tatilinde daha dolu, trafiğin daha yoğun olduğu bir Bodrum bekliyordum.

Bodrum’da bayağı bir değişiklik olmuş. Gitmedim ama bazı bildik lokanta ve kulüpler eski yerlerini terk edip yeni yerlerine geçme hazırlığı yapıyorlar. Çoğu bayrama yetişememiş.

Daha sonra daha güneye, Orhaniye, Selimiye, Bozburun taraflarına geçtim.

İlginçtir, normalde tıka basa tekne dolu olan koylar bomboş. Tekneler denize çıkmamış. Kiralık guletler, kıyıya bağlı duruyor. Bizi muhtemelen bölgenin en iyi lokantası olan Manzara Restoran’a götüren aracın sürücüsü “Abi, 10 günlük bayram tatilinde bu tekneler müşteri bulamadığı için kıyıdaysa vay halimize.” diyerek durumu özetledi.

Sadece kiralık tekneler değil, özel yatlar da marinalardan pek çıkmamıştı. Bir tekne sahibi ile lokantada karşılaştım. “Birkaç sene önce 100 bin liraya doldurduğum depoyu bu sene 600 bin TL’ye doldurmak ağırıma gidiyor. O yüzden tekneyi suya indirmedim bile. İki yıl önce 25 bin euroya kaldığım marinaya bu yıl 60 bin euro istediler. Tekneyi satacağım” dedi.

Güldüm. “RPP” dedim, “O ne?” diye sordu. “Rich People Problems, zengin insanların sorunları” dedim. “Haklısın ama zengin olmayanların da sorunu. Kaptanı ve iki gemiciyi işten çıkaracağım. Alışveriş yaptığım manavdan, bakkaldan, kasaptan alışveriş yapmayacağım, işten çıkardıklarım da alışveriş yapamayacak ve sorun RPP ile PPP’nin ortak sorunu olacak” dedi.

“O da ne?” dedim, “Poor People Problems” dedi.

Bayram döneminde yer bulmak imkansız olan lokantaların tümünde çok rahat yer bulabildik. Hatta bazılarında boş masalar göze çarpıyordu. Bir restoranda cezaevinde tanıştığım arkadaşlardan biriyle karşılaştık, cezaevi anılarımızdan söz ettik.

Yollarda çok miktarda elektrikli araç gördüm. Türkiye elektrikli araçlar açısından Avrupa’dan daha iyi bir pazar olmaya doğru gidiyor galiba. Şehirlerarası yollardaki şarj istasyonları açısından ise kesinlikle Avrupa’dan daha iyiyiz. Açıkça görülüyor.

Denizde az sayıda tekne vardı dediğim gibi ama ilk kez gördüğüm çok şık bir tekne ile karşılaştım. Onu da bir gün ayrıca yazarım.

Sonuç olarak bu bayram tatilinden izlenimim şu.

Ekonomi iyi durumda değil. Etki giderek yayılıyor ve üst gelir katmanlarını da etkilemeye başlamış iyice.

Bunun elbette siyasi sonuçları olacaktır.

Zaten Butlan Kararı da boşuna olmasa gerek.

Ancak görüntü bu iken butlan işe yarar mı emin değilim.

10 kardeşi ile de konuşmayan adam

Dün, CHP’nin “hakiki” genel başkanının kim olduğunun ilanı gibiydi.

Meydanların “hain” diye isimlendirdiği Kemal Kılıçdaroğlu yargı kararıyla çöktüğü partinin genel merkezinde bayramlaşma adı altında halkla buluşurken, seçilmiş genel başkan Özgür Özel Güven Park’ta CHP’li seçmenle buluştu.

Kılıçdaroğlu’nun çevresinde Özel’inki ile kıyaslanmayacak derecede cılız bir topluluk varken, Özel’in çağrısına yüzbinler yanıt verdi.

Üstelik Özel’in topladığı kalabalık tamamen organikti ve kendi imkanlarıyla Güven Park’a gelmişlerdi, Kılıçdaroğlu ise otobüslerle ülkenin dört bir yanından taşınmış ve büyük bölümü CHP ile alakası olmayan, CHP sloganlarını bile bilmeyen Cumhur İttifakı seçmeni olduğu bariz bir kitle toplayabilmişti.

Özel arkasına taktığı onbinlerle Anıtkabir’e yürüdü, Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı, İsmet İnönü ile “dertleşti”. Kılıçdaroğlu ise Atatürk ve İnönü ile bir alakası olmadığı için yargının kendisine tahsis ettiği odaya geçti, Kuşoğlu, İlgezdi ve Demir ile zaferini kutladı muhtemelen.

CHP’lilerin neredeyse yüzde 95’i Özgür Özel’in, yüzde 5’i ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tuttu gibi görünüyor.

Peki bu bir şey ifade ediyor mu!

Elbette hayır.

Sonuç olarak CHP bölünmüş durumda, seçmen nezdinde en güçlü olduğu bir dönemde, siyasal olarak en güçsüz halinde. Partinin en kuvvetli kolu partiden dışlanmış, en zayıf halka partinin başında.

Özgür Özel önderliğinde yeni bir parti kurulsa CHP’den fazla oy alabilir ve belki de Kılıçdaroğlu CHP’si baraj altında kalır ama bunun kime ne faydası var!

Kimseye.

Muhalefeti zayıflatmak, CHP’ye oy vermeyi düşünenleri kaçırmak dışında kimseye bir yararı yok.

“Özgür Özel’e destek çok daha fazlaydı” diye düşünüyoruz belki ama bunun somut sonucu var mı!

Bunu gören Kılıçdaroğlu “Hay Allah hata yaptık, partiyi geri verelim mi?” diyecek.

Ya da Kılıçdaroğlu benim, sizin gördüğünüzü görmeyecek kadar mı aptal!

Tabii ki görüyor. Zaten böyle olsun diye yaptı tüm yaptıklarını. Şu anda tek korkusu Özgür Özel’in “Peki sen lider ol, birlikte iktidara

yürüyelim” demesidir muhtemelen ve bu mümkün olamasın diye her şeyi yapıyor, yapacak.

Barışma, uzlaşma yollarını kapayacak.

Dün bir zamanlar Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerden biri olan bir CHP’li ile konuştum. “Bundan sonra bir uzlaşma, bir anlaşma olur mu?” diye sorunca Kılıçdaroğlu’nu çok iyi anlamamızı sağlayacak bir şey söyledi.

“Fatih Bey, bilmem bilir misiniz, Kemal Kılıçdaroğlu 11 kardeştir. Ve kardeşlerinin hepsiyle küstür. 10 kardeşinin 10’uyla da yıllardır konuşmaz. Ölüm döşeğinde ziyaretlerine bile gitmemiştir. Hatırlarsınız ağabeyinin onun hakkında neler söylediğini. O zaman ağabeyine kızmıştı herkes. 10 kardeşi ile konuşmayan, ölüm döşeğinde bile barışmayan biriyle nasıl oturulup konuşulur”

Anladım ki, Kılıçdaroğlu’ndan medet ummak gerçekten enayilik. 10 kardeşinin 10’uyla anlaşamayan adam, milletle nasıl anlaşacak!

Dün dündür, bugün bugündür, yarına Allah kerim

Kılıçdaroğlu, CHP’deki FETÖ’cüleri tespit edemediği ve mücadele edemediği için üzgün olduğunu söyledi ve bugünkü yönetimde sanki FETÖ’cüler hakimmiş gibi bir suçlamayı da araya sıkıştırdı. Her zamanki sinsiliğiyle.

Herkes de güldü.

Çünkü CHP’de FETÖ’cülükle suçlanan, FETÖ’cü diye bilenen ya da FETÖ’cülerle teması olan kim varsa hepsini CHP’ye sokan da, Meclis’e sokan da Kılıçdaroğlu’nun ta kendisiydi.

Bugünkü CHP’de FETÖ’cü var mıdır yok mudur bilmiyorum. Her tarafta varlar, iktidarda, muhalefette. İktidar medyasında mebzul miktarda mevcutlar, muhalefet medyasında da olduklarını görüyorum. Bugün Kılıçdaroğlu’nu destekleyen pek çok FETÖ’cü gazeteci ve iktidar trolü olduğu da zaten aşikar.

Tabii burada en komik olan, yıllarca Fetullah Gülen propagandası yapan, sonra FETÖ’cü olmaktan bir gecede vazgeçip bu kez Kılıçdaroğlu’nu FETÖ’ye yakın olmakla, FETÖ’cülerle işbirliği yapmakla suçlayan iktidar medyasının, şimdi Kılıçdaroğlu’nun bu suçlamasına sahip çıkması, Kılıçdaroğlu’nu ak kaşık, Özgür Özel gibi darbe gecesi Meclis’e ilk gelen milletvekilini FETÖ işbirlikçisi ilan etmeye kalkışmaları. Ama ne yazık ki, Yeni Türkiye’nin makus kaderi de bu.

Oysa daha düne kadar darbe gecesini şimdi de yanında olan Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde geçirmekle ve darbecilerle işbirliği halinde olmakla suçladıkları kişi Kemal Kılıçdaroğlu idi.

Kılıçdaroğlu’nun FETÖ suçlaması ile ilgili en hoş yazıyı dün Cumhuriyet’ten Işık Kansu kaleme aldı.

Bir zahmet açıp okuyun.

Sonra güler misiniz, ağlar mısınız siz karar verin.

Ne zaman insan oluruz?

Dün bokladığımızı bugün her şey aynı olduğu halde aklamadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yürüyen merdivenden minibüse IQ ölçümü
Köşe Yazıları
Yürüyen merdivenden minibüse IQ ölçümü

Fatih Altaylı

Mayıs 28, 2026

İyi bayramlar
Köşe Yazıları
İyi bayramlar

Fatih Altaylı

Mayıs 27, 2026

Tıpış tıpış artık geçerli değil
Köşe Yazıları
Tıpış tıpış artık geçerli değil

Fatih Altaylı

Mayıs 26, 2026

  • Videolar

Tümü
Kumların altındaki medeniyet: "Patara" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Havva İşkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimKumların altındaki medeniyet: "Patara"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 02:18 Türkiye ve Almanya arasında arkeoloji eğitimi anlamında farklar var mı? 04:28 Kültür Bakanlığının aldığı kazılarda kazı başkanının Türk olması uygulaması sonuç verdi mi? 06:26 Tuzla Piri Reis Üniversitesi'nin öğrencilerinin çalışma disiplini 08:50 Patara neresi? 09:51 Patara'yı kim keşfetti? 15:57 İlk kazılar nasıl başladı? 20:09 Kazı süreci nasıl ilerledi, neler bulundu? 26:27 Patara yol anıtı 36:52 Patara deniz feneri 51:20 Patara'daki İmparator Claudius heykeli 57:12 Patara'daki antik tiyatro 58:42 Osmanlı'nın Patara'daki ilk telgraf istasyonu 1:00:32 Patara'da hangi millet yaşadı 1:04:44 Kapanış
Mayıs 24, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Hayal kuramayan insanlara hayal kurdurmak istiyorum.” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Şevval samFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Hayal kuramayan insanlara hayal kurdurmak istiyorum.”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:43 Senaryonun iyi olduğunu nasıl anlıyor? 04:45 Charlize Theron'la ortak özelliği: Neden evlenmiyor? 10:16 Önce oyuncu mu, şarkıcı mı? 14:49 Şevval Sam nereli? 19:20 Oğlu ne yapıyor? 30:20 Düşüncelerini söylediği için tepki almamasının nedeni ne? 33:05 Yeni projeleri neler? 38:51 Konser verecek mi? 40:20 Terörsüz Türkiye süreci hakkındaki düşüncesi 43:26 Güzel kalabilmek için ne yapıyor? 47:08 Annesinin durumu 48:44 Baskıdan korkuyor mu? 56:55 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 24, 2026
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026