İstanbul 31°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yedek partisizliğin riskleri

  • Bu verilerle tutuklama olmaz

  • Hani kuvvetler ayrılığı, hani demokrasi vardı!

detail banner reklam

Yedek partisizliğin riskleri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2026

Yazı İçeriği

  • Yedek partisizliğin riskleri

  • Bu verilerle tutuklama olmaz

  • Hani kuvvetler ayrılığı, hani demokrasi vardı!

Geçen seneden beri CHP ile ilgili iki “olumsuz” olasılıktan söz ediliyordu.

Kırk katır mı kırk satır mı türünden iki olasılık. Kapatma veya butlan olasılıkları.

Bunlar haliyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de soruluyordu. Özel de her iki ihtimali de bir olasılık olarak görmediğini söylüyor ama bir yandan da “Yedek partimiz hazır” diyordu. Yaptığı ve yaptığımız konuşmalardan anlayabildiğim kadarı ile Özel, butlan kararı ile birlikte Kılıçdaroğlu’nun atanma ihtimalini çok ama çok zayıf görmekle birlikte, gerçekleşmesi halinde bile partiyi geri alabileceklerine ve parti örgütünün ve tabanın Kılıçdaroğlu’nu hızla bertaraf edeceğine inanıyordu.

Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma ihtimalini daha yüksek görüyor ve buna karşı da bir yedek parti olduğundan söz ediyordu.

Sonunda olmaz denilen oldu. Önce “kırk katır” gerçekleşti.

Butlan kararı ile utanma özürlü bir yönetim CHP’yi ele geçirdi ve partiyi kırk satırla doğramaya başladı. Partinin hakiki genel başkanı Özgür Özel’e ve CHP’lilere kalan ise yeni bir parti seçeneği oldu.

Ve anladık ki, aslında ortada “yedek bir parti” yokmuş. Şimdi önce yeni kurulacak partinin adını belirlemek ve sonra da yeni partiyi kurmak için İçişleri Bakanlığı’na başvurmak gibi bir gereklilik ortaya çıktı.

Bu, Özgür Özel ve arkadaşları için “zorlu” bir durum.

Çünkü Türkiye’de parti kurmak her ne kadar kolay olsa da eğer “Devlet” istemiyorsa, işler o kadar da kolay olmayabiliyor.

Kolaylığı şurada. Herhangi bir izne gerek yok. 30 Türk vatandaşı bir araya gelip, gerekli belgeleri İçişleri Bakanlığı’na teslim ettiği anda parti kurulmuş oluyor. Belgeler de öyle atla deve belgeler değil. Partinin adını, genel merkezinin adresini, partinin ve kurucularının iletişim bilgilerini, mesleklerini belirten ve tüm kurucular tarafından imzalanmış matbu bir form.

Tüzük ve program, her kurucunun kurucu olabilme niteliğini taşıdığına dair birer beyanname, kurucuların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil belgeleri. Bunları İçişleri Bakanlığı’na teslim ettiğiniz anda parti kurulmuş oluyor.

Ama işin bir de aması var.

Yeni Türkiye’de bu her zaman bu kadar kolay olmayabiliyor. Bunun en bilinen örneği Yeşiller Partisi. Daha önce Türkiye’de iki kez açılıp kapanan Yeşiller Partisi, 2019 yılında üçüncü kez siyasi hayata katılma kararı aldı.

Yarısı kadın toplam 110 kurucunun imzası ile 2020 yılında İçişleri Bakanlığı’na başvurdular. İzin gerekmediği için bir engel yok gibi görünüyordu.

Ancak İçişleri Bakanlığı, kuruluş dilekçesini ve formunu kabul etmedi. Bir kayıt açmadı. Defalarca yapılan başvurular sonuçsuz kaldı. O zamanlar ben bu meseleyi defalarca kaleme aldım, siyasi hayata katılma özgürlüğü engelleniyor diye yazdım. İki yıl boyunca bir sonuç elde edemediler, partiyi kuramadılar.

Sonunda Anayasa Mahkemesi’ne başvurdular ve üç yılın sonunda parti “Anayasa Mahkemesi kararı ile kuruluşumuzun önündeki engeller kalktı” açıklaması yaptı.

Bir diğer mesele ise seçimlere katılabilme yeterliği.

Bunun içinde yeni kurulmuş partinin seçimlerden en az altı ay önce Türkiye’deki illerin en az yarısında ve ilçelerin en az üçte birinde örgütlenmiş olması ve büyük kongrelerini tamamlamış olması şart. Yeni parti bunu yapabilecek kapasitede ama bir erken seçim halinde seçime girmesi imkansız.

Erken seçim beklemiyorum ama bu da ayrı bir sorun olarak ihtimaller dahilinde.

Peki, başka bir parti çatısı altına girmek olabilir mi!

O da zor, ki bunu zaten geçtiğimiz iki ay içinde gördük.

Merhaba dedikleri parti “Bize katılmak istiyorlar” diye ortalığa atlıyor, en “dandik” parti bile kendini iktidar adayı olarak gördüğü için de olmayacak taleplerde bulunabiliyor.

Tabii ben Yeşiller’e çıkarılan engeller, Özgür Özel ve arkadaşlarına da çıkarılmaz, Türk siyaseti iyiden iyiye gerilmez diye düşünüyorum, umuyorum.

Ama yine de tüm olasılıkları göz önüne almakta fayda var.

Çünkü biliyoruz ki, yeni parti siyasi bir risk olarak görülürse, en olmaz dediğimiz şey bile olabilir.

Bu verilerle tutuklama olmaz

Oğuzhan Uğur da tutuklandı.

Doğrusu hiç ama hiç ihtimal vermiyordum tutuklanacağına.

Çünkü medyaya yansıyan suçlamalar ve sorulan sorular tutuklanma ihtimalini zayıflatıyordu.

Açık söyleyeyim, ilk anda “Acaba mı?” kuşkusu oluşmuştu çoğunluk gibi bende de.

Banka yurt dışından gelen yüksek miktarda parayı “şüpheli işlem” olarak MASAK’a bildirmiş ve inceleme sonucunda soruşturma başlamıştı. Ciddi bir durum gibi görünüyordu.

Sonra basına yansıyan tarafları okudum. Eğer tüm suçlamalar bundan ibaret ise “tutuklama kararı” biraz abartılı bir “tedbir” olmuş.

Dediğim gibi, açık kaynaklardaki bilgiler ortada tutuklamaya değer bir durum olduğunu göstermiyor.

“Şüpheli işlem” denilen yurt dışından geldiği söylenen miktar 14 bin TL. Ve anlaşıldığı kadarı ile YouTube’dan gelen para. Yayınların izlenmesi karşılığı gelen ve miktarına bakılırsa büyük ihtimalle Reels’lerin izlenmesinden kaynaklanan bir gelir.

Daha büyük miktardaki para ise Oğuzhan Uğur’un Gain yayın platformu ile yaptığı bir anlaşmadan kaynaklanan bir gelir. Ve zaten o günlerde Oğuzhan Uğur ve hatta başka YouTube yayıncıları Gain ile yaptıkları bu anlaşmaları neredeyse davul zurna ile duyurmuşlardı. Uğur bunu duyururken Gain’in yönetim kurulunda da yer alacağını, platforma danışmanlık yapacağını da söylemişti.

O sırada Gain’in sahibi kara para ile anılan biri değil, her yerde inşaatlar yapan, İstanbul’un neredeyse tüm spor kulüpleriyle sponsorluk anlaşmaları imzalayan, Galatasaray’ın stadyumuna adını veren Rams Grubu’ydu. Yani belirsiz kaynaklardan, gizli fonlardan gelen bir para göründüğü kadarıyla mevzubahis değildi. Gain’den gelen bu para ile şirket üzerine bir ev almıştı. O da kayıtlardaydı.

Birkaç kez gidip geldiği ve hacim yarattığı söylenen para ise bir otomobil alımından kaynaklanıyordu. 9 milyon TL’lik bir ödeme banka havalesi ile yapılmış, ancak isim yanlışlığı nedeniyle geri dönmüş, isim düzeltilerek tekrar yollanmıştı. Herkesin başına gelebilecek sıradan bir hataydı. Yaratılan sözde “hacmin” kimseye ne bir faydası ne de bir zararı olmuştu.

Vergi açısından sorun var mıydı, bu verilerle bilemeyiz ama açıklanan veriler kaynağı belirsiz bir paraya işaret etmiyor.

Hatta Oğuzhan Uğur’un yayıncılıktan çok da fazla para kazanamadığını gösteriyor. Çünkü bu gelirlerden Oğuzhan Uğur ekibine maaş ödüyor, vergi ödüyor, işletme masraflarını yapıyor.

Dediğim gibi eğer ortada bilmediğimiz, açıklanmamış bir şey yok ise, Ahbap Derneği ile arasında bilmediğimiz bir para alışverişi söz konusu değilse Oğuzhan Uğur’un tutuklanması “haksız” bir karardır. Zannederim, Adil Tatil bitmeden, ya da en geç ilk celsede sona erecektir.

Hani kuvvetler ayrılığı, hani demokrasi vardı!

Dünyanın gerçekten boku çıkmış vaziyette.

Bir zamanlar tüm dünyaya “demokrasi ve hukuk” dersi veren Amerika Birleşik Devletleri’nde olan bitene bakınca, bizde olan bitene de normal gözüyle bakmaya başlayacağız neredeyse.

Duydunuz muhtemelen, New York Belediye Başkanı Mamdani, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun New York’a ayak basması halinde tutuklanabileceğini, çünkü Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılmış bir savaş suçlusu olduğunu söyledi ve böyle bir kararı destekleyeceğini açıkladı.

Bu durum İsrail’de büyük bir tedirginlik yarattı hatta Trump ile Netanyahu arasındaki gerilimle de ilişkilendirilip, ABD’de bu yönde bir siyaset değişiminin olup olmadığı ile ilgili kuşkular doğurdu. Acaba Amerika, Netanyahu’ya satmaya mı hazırlanıyordu.

Ve ardından Trump’ın açıklaması geldi.

“Böyle bir şeye izin vermem. Netanyahu Amerika’yı ziyaretinde herhangi bir şekilde veya nedenle tutuklanmayacaktır. Bunun garantisini veririm” dedi.

Haydaaaa.

Ne kadar iddialı bir cümle değil mi!

Eee, hani Amerika’da yargı bağımsızdı. Eeee, hani Amerika’da güçler ayrılığı vardı, eee hani Amerika’da demokrasi check and balance prensibi üzerinden yürüyordu.

Demek ki öyle değilmiş.

Peki durum Avrupa’da farklı mı!

Şimdilik belki. Ama ya bir süre sonra.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da konuğum olan bir Alman yargıç “Almanya’da olanlara ve söylenenlere inanamıyorum. AfD seçimi kazanırsa başta göçmenler olmak üzere pek çok konuda yargı kararlarına uymayacağını açık açık söyledi. Onların bunu söylemesi belki siyasi olarak mümkün ama asıl felaket olan kimsenin bu sözlere tepki göstermemesi. Son olarak böyle söylemler karşısındaki tepkisizliği 1930’larda görmüştük. Bu iyi bir işaret değil” dedi.

Tüm Avrupa’da benzer durumlar gelişiyor.

Görünen o ki, Rusya ve Çin tüm dünyaya rejim ihraç etme konusunda herkesten daha başarılı oldu.

Komünistken başaramadıklarını şimdi başarıyorlar.

Ne zaman insan oluruz?

O partinin seçmenlerinin tiksindiği insanlar o partilerin başına çökmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başka bir futbol
Köşe Yazıları
Başka bir futbol

Fatih Altaylı

Temmuz 20, 2026

Çocuk yargılamasında İspanyol yöntemi
Köşe Yazıları
Çocuk yargılamasında İspanyol yöntemi

Fatih Altaylı

Temmuz 19, 2026

İktidar en kötü senaryoyu ister mi!
Köşe Yazıları
İktidar en kötü senaryoyu ister mi!

Fatih Altaylı

Temmuz 17, 2026

  • Videolar

Tümü
Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimCengiz Han ve Moğol İmparatorluğuTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Dondurma makinesinden fanlara, süpürgeden kahve makinesine %40’a varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden sepetini yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=sponsorluk&utm_medium=fatih_altayli&utm_campaign=shark_ninja_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:34 Prof. Dr. Celal Şengör'ün Moğolistan gezisi 10:11 Moğol İmparatorluğu 23:09 Cengiz Han nasıl biriydi? 27:48 Yanındaki komutanları kimlerdi? 30:59 "Cengiz" unvanını nasıl aldı? 32:29 Stratejik süvari kullanımı 36:11 Nerelere seferler düzenledi? 49:04 Dünyaya bir şey kattı mı? 52:26 Moğol İmparatorluğu'nda ordu yönetimi 1:06:38 Avrupa'dan gelen elçiler 1:17:58 Bütün bunları nereden biliyoruz? 1:22:21 Cengiz Han kaç kişiyi öldürmüştür? 1:25:36 Güney'de en fazla nereye kadar inmişti? 1:31:44 Hindistan ile bir bağları var mı? 1:35:05 Hiç Çin'e yerleşti mi? 1:36:16 Moğol İmparatorluğu neden dağıldı? 1:42:48 Kapanış #işbirliği
Temmuz 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Birlikte geçen yıllar, unutulmaz şarkılar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali & Aysun KocatepeFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Birlikte geçen yıllar, unutulmaz şarkılar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 06:31 Kalıcı eser nasıl üretilir, bunu nasıl başardı? 10:43 "Ne olur gerçek olsa masallar ya da biz masal olsak" kısmını Hıncal'ın yazdığı doğru mu? 10:59 Balayında nereye kayboldu? 16:03 Şarkıları yazarken kimin söyleyeceğini de düşünüyor mu? 19:13 Bu yaz konserleri var mı? 19:31 Benimle Oynar Mısın? nasıl ortaya çıktı? 23:53 Bülent'in albümündeki en sevdiği şarkı hangisi? 25:00 Popüler bir adamla evlenme cesaretini nasıl yakaladı? 35:19 Ali ile evlenmese şarkıcılık aklına gelir miydi? 37:11 Çocukları ne yapıyor? 40:08 Yeni projeleri var mı? 45:23 Doğan Canku'nun sağlık durumu nasıl, ne yapıyor? 49:12 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 12, 2026
"İnsan soyu yapay zekasız sürdürülemez!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"İnsan soyu yapay zekasız sürdürülemez!"Temmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Dondurma makinesinden fanlara, süpürgeden kahve makinesine %40’a varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden sepetini yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=sponsorluk&utm_medium=fatih_altayli&utm_campaign=shark_ninja_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 03:00 Yapay zeka konusunda bir endişesi var mı? 05:08 Yapay zeka negatif bir kısır döngüye girebilir mi? 07:34 Yapay zeka insanlara yardımcı mı olacak, sonunu mu getirecek? 11:50 Yapay zeka sınırlandırılabilir mi? 14:17 Yapay zeka bir süre sonra kendisine koyulan kuralları bilinçli bir şekilde alt edebilir mi? 17:55 Yapay zeka regüle edilebilir mi? 30:21 Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı? 35:57 Yapay zekaya ne kadar güvenebiliriz, kendi doğruları üzerinden manipülasyon yapar mı? 38:35 Yapay zeka hukuku 43:47 Türkiye yapay zeka konusunda ne durumda? 47:09 Yapay zeka geliştiren ülkelerin yaptıklarını taklit etmek doğru bir yaklaşım mı? 50:31 Çin içekapanık bir ülke olarak yapay zekada ne kadar gelişim gösterebilir? 54:34 Çin'in çıkartacağı yapay zeka kötü sonuçlar doğurabilir mi? 1:02:52 Yapay zeka biyolojik insanlığın yerini alabilir mi? 1:06:11 Yapay zeka sanılandan daha gelişmiş durudma olabilir mi? 1:10:49 Robot teknolojisi yapay zeka ile aynı hızda mı ilerliyor? 1:16:27 Kapanış #işbirliği
Temmuz 12, 2026