İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Balık çiftliği mi turizm mi!

  • Ayranım ekşi diyen satıcı

  • Suç mu değil mi!

detail banner reklam

Balık çiftliği mi turizm mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 6, 2026

Yazı İçeriği

  • Balık çiftliği mi turizm mi!

  • Ayranım ekşi diyen satıcı

  • Suç mu değil mi!

Türkiye’nin en önemli zenginlik kaynaklarından biri Ege ve Akdeniz bölgesinin sahil şeritleri.

Son 35-40 yılda yapılan turizm yatırımları ile bu bölgelerde dünyanın en güzel, en iyi hizmet veren ve fiyat hizmet orantısında tartışmasız dünyanın en iyileri arasına girecek turistik tesisler yapıldı. Bu tesisler sayesinde her yıl milyonlarca turist ülkemize geliyor, her yıl artan miktar döviz girdisi sağlanıyor, geçen yıl 62 milyonu aşkın turist, 65 milyar dolar civarında bir gelir elde etmemizi sağladı.

Ancak özellikle Ege’de tüm bu tesisleri giderek daha fazla tehdit eden bir faaliyet var: Balık çiftlikleri

Karadeniz’de somon, Ege’de ise yoğunluklu olarak Muğla’nın kıyılarında olmak üzere levrek ve çipura yetiştiriciliği yapılıyor.

Yıllık üretim 650 bin tona yakın, sağlanan gelir 2 milyar dolar civarı. Ancak balık yeminde dışa bağımlılık oranı çok yüksek olduğu için, bu gelirin yarattığı katma değer çok düşük. Kârlılık çok az.

Buna karşın bu balık çiftlikleri nedeniyle, katma değeri çok yüksek olan turizmi öldürüyoruz.

Çünkü bu balık çiftlikleri, yarattıkları çevre ve deniz kirliliği nedeniyle turizme büyük darbe vuruyor.

Balık çiftliği olmasın, çiftlik balıkçılığı yapılmasın diyen yok. Ancak yapıldığı yerler açısından çok büyük sorun yaratıyorlar.

Öncelikle kıyıya çok yakınlar. Maliyetleri düşürebilmek için açık denizde değil, kıyılarda kuruluyorlar. Bu da kıyıda büyük kirliliğe ve deniz dibi yaşamında büyük sorunlara yol açıyor.

İzmir’de Çeşme ve Alaçatı civarındaki balık çiftliklerinin yarattığı kirlilik inanılmaz boyutta.

Güneye doğru inince durum daha da vahim bir hal alıyor.

Bodrum Yarımadası’nın kuzeyinde, Didim’in güneyinde, Güllük Körfezi’ndeki balık çiftliği rezaleti akıl almaz boyutta.

Bir yanda Türk turizminin en pahalı ve en yüksek gelir getiren otelleri. Diğer yanda Güney Fransa’dan bile pahalı evlerin satışa sunulduğu Kaplankaya gibi, Amman gibi, Bulgari gibi, Mandarin Oriental gibi, 50-60 milyon dolarlık villaların bulunduğu projeler ve bunların önünde sayısız balık çiftlikleri.

Birkaç gün önce 100 küsur metrelik yatıyla Cennet Koyu açıklarına demirleyen bir Rus oligark, ertesi gün demir alıp gitti. Çünkü o gün hava poyraz esiyordu ve balık çiftliklerinin tüm pisliği o tarafa yığıldı. Adam da bulanık denizi görünce çekip gitti. 50 personel çalışan, her gün on binlerce doları Türkiye’de alışverişe harcayacak olan ve belki de birkaç 10 milyon dolar verip bölgeden bir ev satın alacak olan adam kaçtı.

Bu balık çiftlikleri ile kimse ama kimse baş edemiyor. Her şeye gücü yeten iktidar bir yandan buralardaki yatırımların önünü açıyor ama diğer yandan bu yatırımları çöp haline getirecek balık çiftliklerini oradan kaldırıp açık denize taşıtamıyor. Düşük katma değerli 2 milyar dolarlık gelir için, yüksek katma değerli milyarlarca dolarlık turizm öldürülüyor, milyarlarca dolardan fazla gelir sağlayacak projeler öldürülüyor.

Dahası turizm müthiş bir istihdam sağlarken balık çiftliklerinin istihdama katkısı da yok denecek kadar az. Hal böyleyken bunlara kıyıları işgal ettirmek,

Ya kötü yönetimdir.

Ya plansızlıktır.

Ya beceriksizliktir.

Ya da güçsüzlüktür.

Seçilmiş belediye başkanlarını hapse atmaya gücü yeten bir iktidarın, çevreyi ve turizmi katleden balık çiftliklerine mi gücü yetmemektedir.

Ayranım ekşi diyen satıcı

Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi ile ilgili olarak adımlar atılmaya başlandı ve binlerce kilometre otoyol ve iki köprü Özelleştirme İdaresi’ne devredildi.

Daha önce de yazdığım gibi bu iş daha önce yapılmıştı. Özal köprülerin gelirlerini satmıştı, bu iktidar da daha önce otoyol ve köprüleri sattı sonra bu satışı “Fiyat düşük” diyerek iptal etti.

Şimdi bir daha satacaklar.

Satışı makul ve gerekli göstermek için de bu yol ve köprülerin çok da kârlı olmadığını iddia ediyor iktidar sözcüleri.

Bu yol ve köprülerin yılda 600 milyon dolar gelir elde ettiğini buna karşın 300 milyon dolar masraf çıkardığını söylüyorlar.

Buna karşın Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mali raporlarından bu yolların 806 milyon dolar geliri, 126 milyon dolar gideri olduğunu bulup çıkarıyor. Yani satışı yapacak olan iktidara göre bu yol ve köprülerin kârı 300 milyon dolar, gerçekte ise 680 milyon dolar.

Çok acayip değil mi!

Tarihte ilk kez bir satıcı “Ayranım ekşi” diye pazara çıkıyor üstelik de ayran ekşi falan değil.

Oysa tam aksine satıcının geliri ve kârlılığı yüksek göstermesi gerekiyor çünkü satış bedeli bu kârlılık üzerinden belirlenecek.

Yıllık 680 milyon dolar kâr, 30 yılda 20 milyar 400 milyon dolar ediyor.

300 milyon dolar kâr ise 30 yılda 9 milyar dolar.

Açıkçası ben bu satışlara karşı falan değilim. Necdet Calp gibi “Sattırmam” diyecek halim yok.

Ama bu kafayla yapılacak bir satışı da kabullenmek mümkün değil.

Fiyatı yükselteceğine düşürmek isteyen satıcı görülmüş şey değil.

Patron fark etse işten kovar.

Suç mu değil mi!

Türkiye’de daha önce pek de tanık olmadığımız yeni suç türleri icat ediliyor ve insanlar ya tutuklanıyor ya da soruşturmaya maruz kalıyor.

Önce şarkılar, müzik grupları üzerinde bir baskı kuruldu.

Manifest grubuna yapılanları hepimiz izledik.

Türkiye yasalarına göre böylesi bir yargı baskısına maruz kalmaması gereken bir müzisyen grubu sadece ve sadece giysileri nedeniyle gözaltına alındı, haklarında davalar açıldı. Sonunda müziği bırakacak hale geldiler. Marjinal bir grup falan da değillerdi hatta AK Parti iktidarının destekçilerinden Ajda Pekkan kendileri ile birlikte şarkı yapmış, sahne almıştı.

Başka şarkıcılara da şarkı sözleri ya da kliplerinde var olduğu iddia edilen “müstehcen görüntülerden” ötürü soruşturmalar açıldı. Dün de birinin adını şarkıcı olarak bildiğim, diğerlerini ise hayatımda duymadığım birtakım isimler “müstehcenlik” suçlaması ile gözaltına alındılar ve sonra da tutuklandılar.

Türkiye’de fuhuş yapmak bireysel olarak suç değil. Kadın ya da erkek bir aracı olmaksızın, organize bir işin parçası olmadan bireysel olarak fuhuş yapabilir, seks işçisi olabilir. Burada suç olan, fuhuşa aracılık etmek, yer temin etmek. Yoksa yapmak suç değil.

Bu konuda örneğin Fransa bizden bir adım önde. Orada seks işçiliği yasal ama seks işçisinin hizmetlerinden faydalanmak yasa dışı. Ayrıca Fransa’da genelev yasal değil, Türkiye’de ise yasal. ABD’de ise seks işçiliği tamamen yasak. Genelev zaten yok. Sadece Nevada’da kısmi esneklikler var. Bu açıdan Türkiye daha “açık”

Dünkü gözaltıların nedeni bu nedenle müstehcenlik.

Peki Türkiye’de böyle bir suç var mı?

Var.

Ama belirli koşullarda var. Çocuklara yönelik olacak, aleniyet kesbedecek, şiddet içerecek. Bunlar yoksa suç da yok. Kişilerin müstehcen yayınları bireysel olarak izlemesi, halka açık hale gelmemiş karşılıklı rızaya dayalı görüntü alışverişleri, eğer yetişkinler arasında ise, suç değil.

Mevcut yasalarla bu uygulamalar çok da tutarlı görünmüyor ve keyfilik izlenimi veriyor. Bu yüzden de eğer böyle bir tavır sürdürülecekse, yasaların da buna göre yeniden düzenlenmesi gerekir. Mevcut yasalarla bu yapılanlar yasal değildir.

Tabii yasayı değiştirecek olanların da Süleyman Demirel’in “Genelevleri kapatmayı planlıyor musunuz?” sorusuna verdiği tarihi cevap da unutulmamalıdır.

Ne zaman insan oluruz?

“Federasyon iyi, hakemler kötü” demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yeni dünya, Türkiye ve AB
Köşe Yazıları
Yeni dünya, Türkiye ve AB

Fatih Altaylı

Eylül 5, 2026

O sözler ne, bu fotoğraf ne!
Köşe Yazıları
O sözler ne, bu fotoğraf ne!

Fatih Altaylı

Eylül 4, 2026

Çanlar Gökçek için mi çalıyor?
Köşe Yazıları
Çanlar Gökçek için mi çalıyor?

Fatih Altaylı

Eylül 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Tedavide farklı görüşler neden önemli? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tibet Erdoğru & Nevra Özer & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTedavide farklı görüşler neden önemli?00:00 Giriş 03:14 e-Konsey nedir? 07:03 Hastanedeki sistemden ne farkı var? 10:10 Neden böyle bir işe giriştiler? 11:53 Konseyde kimlerin olacağına nasıl karar veriliyor? 16:06 Konseyde teşhis koyuluyor mu? 20:23 Doktor yönlendirmeleri nasıl oluyor? 24:18 Doktorlar vakit ayırabilecekler mi? 26:06 Doç. Dr. Nevra Özer neden bu projeye geçti? 31:58 Hukuki altyapısı ve Sağlık Bakanlığı onayları 35:16 Yapay zeka desteği alacaklar mı? 40:55 Kaç branşta hizmet verecekler? 42:42 Konsey nasıl yönlendirme yapıyor? 44:50 eKonsey'e başvuracak hastalara başlangıç önerileri neler? 50:51 Kamudaki doktorlarla çalışacaklar mı? 51:49 Randevu alma ve doktora ulaşma konusunda destekleri oluyor mu? 53:45 Hastalar nasıl başvurabiliyor? 59:35 Sadece Türkiye'de mi hizmet verecekler? 1:04:10 Sistemde psikologlar da olacak mı? 1:06:17 Pahalı mı? 1:08:27 Projenin devamında neler olabilir? 1:11:44 Kapanış
Ağustos 30, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun Ilıcalı görseli
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun IlıcalıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:59 Acun Ilıcalı'nın hikayesi nasıl başladı? 04:48 Kendisini şanslı hissediyor mu? 06:11 Acun Ilıcalı çılgın cesareti 11:56 Televizyon kanalı almaya nasıl karar verdi? 16:14 Fenerbahçe yöneticiliği 20:04 Hull City futbol takımını alma hikayesi 26:48 Premier Lig'e çıkmayı bekliyor muydu? 35:26 Oli McBurnie ile aralarındaki bağ 39:12 Kümede kalma mücadelesinden Premier Lig'e çıkış 50:15 Kullandığı tekneler ve araçlar 59:58 Fenerbahçe stadındaki locası 1:02:11 Saat koleksiyonu ve diğer hobileri 1:04:00 Hayır işi yapar mı? 1:07:04 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 30, 2026
Araplar Osmanlı'ya ihanet etti mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Murat Bardakçı & Fatih AltaylıAraplar Osmanlı'ya ihanet etti mi?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:15 Murat Bardakçı aktif olarak ne üzerinde çalışıyor? 07:16 "Evrak toplamak" ne demektir? 10:53 Şerif Muhiddin Targan kimdir? 14:35 Osmanlı'da "Aristokrat" kimleree denirdi? 17:34 Şerif Muhiddin Targan'ın ailesi 25:20 Şerif Muhiddin Targan'ın günümüzdeki popülaritesi 29:03 Şerif Muhiddin Targan'ın Safiye Ayla ile evliliği 36:31 Arap İsyanı'nın temeli 42:08 Murat Bardakçı'nın topladığı mektuplar 46:19 Arap İsyanı gerçek mi? 50:36 Murat Bardakçı, kitabı yazdıktan sonra topladığı belgeleri ne yapacak? 56:00 Ali Emiri kimdir? 1:00:15 Kitapta Sultan Vahdettin'e ait bölümler olacak mı? 1:05:37 Kapanış #işbirliği
Ağustos 23, 2026