İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yükselmek için safra bırakılır

  • Hadi önce ilkokula, Türkçe dersine

  • Böyle şehadet olacak iş değil!

detail banner reklam

Yükselmek için safra bırakılır

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 22, 2026

Yazı İçeriği

  • Yükselmek için safra bırakılır

  • Hadi önce ilkokula, Türkçe dersine

  • Böyle şehadet olacak iş değil!

Dananın kuyruğu koptu diyebilirdik ama dana koptu, kuyruğu Kayyum’un elinde kaldı demek daha doğru.

CHP’nin seçilmiş ve yıllar sonra ilk kez seçim kazanmış genel başkanı, daha doğrusu lideri Özgür Özel, dün grup toplantısında “tarihi” bir konuşma yaparak Cumhuriyet Halk Partisi’nden kopacaklarını ve “yeni” bir partinin çatısı altında Atatürk ve Cumhuriyet Halk Partisi ilkelerini benimseyerek siyaset yapmak için ayrılacaklarını açıkladı.

Konuşmayı başından sonuna kadar dinledim.

Yakın siyasi tarihimizin en iyi ve en heyecanlı konuşmalarından biriydi hiç kuşkusuz.

Özel’in uzun, detaylı ve anlamlı konuşmayı, hiçbir metne bakmadan yapması da ayrı bir değer kattı veda konuşmasına. İçtenliğinin, yürektenliğinin göstergesi oldu.

Her şeye “tarihi” kulpunu takmayı sevmem ama bu konuşma gerçekten tarihiydi.

Anladık ki, kurucular kurulu sadece milletvekillerinden oluşacak. Sayıları da 100’e yaklaşacak.

CHP’ye atanan ilk kayyum olan ve İl Başkanlığı binasına polis zoruyla giren Gürsel Tekin ayrılıkla ilgili ilk konuşan oldu. “Bazı ayrılıklar kayıp değildir, sadece yük hafifler. Bugün o günlerden biri” dedi.

Haklı. Ayrılanların kaybettiği bir şey olduğunu zannetmiyorum. Yüklerinden kurtuldular. Tekin gibi bagajı dolu isimleri arkalarında bıraktılar.

CHP’nin seçilmiş yönetimi, yükselebilmek için safra bıraktı demek daha doğru olur!

Yeni eve taşınırken, yıllardır kullanmadığınız, kimi demode olmuş, kiminin artık çöp olduğunu fark etmediğiniz, atmaya kıyamadığınız, işe yaramaz hale geldikleri halde bir köşede duran kırık dökük eşyaları arkada, belki birilerinin işine yarar diye bırakmak gibi.

Ayrılanların arkada bıraktığı bu birkaç kişi de mutlaka birilerinin işine yarayacak, çöpe atılmadan önce son olarak birileri tarafından kullanılacaklardır.

Yeni parti iş yapar mı, CHP’de başlattıkları iktidar yürüyüşünü burada sürdürebilirler mi?

İktidar yürüyüşü tarafını bilemem ama çevremde CHP’li diye bildiğim kim var ise, tamamının Özgür Özel’le birlikte hareket etmeye hazır olduğunu görüyorum.

Bu ayrılığın geçmiş ayrılıklardan net farkı da bu.

Girişte de söylediğim gibi CHP’den memnuniyetsiz bir grup ayrılmıyor, partinin ana gövdesi kopup gidiyor. Bu ayrılık ne Cumhuriyetçi Güven Partisi’nin CHP’den kopuşuna, ne de Demokratik Parti’nin Adalet Partisi’nden kopuşuna benziyor.

Bu ayrılığı ille de bir başka ayrılığa benzetmek gerekiyorsa, AK Parti’nin Fazilet Partisi’nden kopuşuna benzetmek mümkün. Orada Yenilikçiler denilen bir grup parti içinde iktidar yarışına girdiler, kazanamayınca ayrıldılar. Burada ise kazandıkları halde parti devlet gücüyle ellerinden alınınca ayrılmak zorunda kaldılar.

Her ikisinde de ayrılan taraf toplumda karşılığı olan taraf oldu.

MSP, Refah, Fazilet de köklü gelenekler değil miydi!

Ama “yeniliğe” karşı koyamadılar. Ki o zaman seçmende Fazilet Partisi yönetimine karşı büyük bir tepki falan da yoktu. Buna rağmen ayrılanlar başarılı oldu. Bu kez üstüne üstlük bir de seçmen tepkisi var ve aslında kopuşun motoru seçmenin ta kendisi oldu.

Özgür Özel ve ekibi Kılıçdaroğlu’nun iktidar eliyle oluşturulmuş liderliğini kabul edip partide kalsaydı, CHP’nin oyu 13-15 civarına geriler, muhalif seçmen İYİ Parti, Zafer Partisi gibi yerlere kayardı. Şimdi ise artık CHP’nin barajı geçme ihtimali kalmadı.

Özgür Özel ve arkadaşları büyük bir siyasi hata yapmadıkları sürece, CHP seçmen gözünde yok hükmünde olacaktır. Belki AK Parti’den alacağı bir miktar oyla bir varlık gösterebilir. Belki!

Peki ya CHP’de kalanlar!

Kimileri AK Parti döneminde ihale almayı sürdüren iş insanları. Murat Kurum’u alkışlayan CHP’lilere bakarsanız kim olduklarını anlarsınız.

Diğer grup tembeller. “Siyasi hayatımın sonuna gelmişim, şimdi yeni parti, yeniden koşturmaca, bir de iktidarın gadrine uğrama tehlikesi var, onla mı uğraşacağız, oturalım iki sene daha şurada. Sonra bakarız” diyenler.

Üçüncü grup ise “Bu Kılıçdaroğlu’ndan cacık olmayacağını herkes bilir. Burada kalayım, belki CHP bana kalır” diye bekleyenler. Ne yalan söyleyeyim, bunlar arasında Zeydan Karalar gibi değerli bulduğum, Muharrem İnce gibi geçmişte haksızlığa uğradığını düşündüğüm isimler de var. Ama yine de Kılıçdaroğlu’nun kendisine yaptıklarından sonra İnce’nin nasıl onun yanında kalabildiğini de anlamakta zorlanıyorum. Yine de belki de CHP’de kalmaları Türkiye açısından daha olumlu olabilir.

Bunların yanı sıra bir de Kılıçdaroğlu döneminin “hırsızları” da Özgür Özel’den yüz bulamadıkları için Kılıçdaroğlu’nun yanında kaldılar.

Kuşoğlu gibi, CHP’yle ne fikri ne de ahlaki hiçbir alakası olmadığı halde Kılıçdaroğlu’nun hem meslektaşı, hem yakın arkadaşı, hem de merkez sağdan fikirdaşı olup kalan da var. Ona söyleyecek hiçbir şey yok. O zaten CHP’li değildi.

Tüm bunlardan ayrı tuttuğum Enis Berberoğlu var. Onunki, bir minnet borcu. Sessiz ve sedasız biçimde Kılıçdaroğlu’nun yanında kaldı. Kişisel olarak yakışanı yaptı. Tek kelime eleştiremem.

Bundan sonra ne olur!

Şimdilik her şey iktidarın istediği şekilde ilerliyor gibiydi.

Kılıçdaroğlu CHP’yi doğrayacak, elindeki en kötü figürleri toplum önüne koyarak AK Parti’nin daha iyi olduğu imajını güçlendirecek, küçük bir grup da partiden kopacak ve iki zayıf parça oluşacaktı.

Ancak şu anda bu plan biraz sekteye uğradı.

Ana gövde koptu.

Bundan sonra gidenlerin işi de kolay değil.

Niyesini sonra anlatırız.

Hadi önce ilkokula, Türkçe dersine

Kılıçdaroğlu, belli ki oldukça niteliksiz bir grupla birlikte CHP’nin sahibi oldu.

Kayyum Kılıçdaroğlu’nun yetersiz, beceriksiz ve toplumda karşılığı olmayan bir siyasetçi olduğunu biliyoruz, bunu herkesten önce yazdık, söyledik.

2023 seçimlerinden önce defalarca “Aday olmayın, kaybedeceksiniz” dedik, karşılığında küfür, hakaret ve iftiraya uğradık.

Kılıçdaroğlu’nun lider olarak kifayetsizliği şuradan belli oldu, kendisine en yakın adamlar ondan kurtulunca partiyi uçurdular. Bugün CHP’yi başarıya ulaştırdıkları için partiden kopmak zorunda kalanlar, 2023 öncesi Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerdi. Belli ki, üzerlerindeki yük Kılıçdaroğlu idi.

Bugün ise Kılıçdaroğlu’nun yanında iyiden iyiye vasıfsız bir grup kalmış.

Ve Kılıçdaroğlu bunları bir eğitime yollamak zorunda.

Eğitime de ilkokuldan, ilkokul Türkçe dersinden başlamak zorunda.

Bunu nereden anlıyoruz?

Partiye astıkları pankarttan.

CHP’nin başına çöreklenen “cühela” dün partiye bir pankart asarak ayrılanlara kendince mesaj vermeye kalkıştı ama cehaletlerini göstermekten öte bir yere varamadılar. Astıkları pankartta “Ne Cumhuriyetinden, ne de partinden vazgeçmeyeceğiz” yazdılar.

Öyle bir cehalet ki, Türkçenin en basit kurallarından bihaberler. Bu cümlenin olumsuz yüklemle bitmeyeceğini bile bilmiyorlar.

Hadi diyelim ki, bunu ilk kaleme alan Gürsel Tekin olsun.

Yahu koca partide, pardon kocalığı falan kalmadı, partide bir tek Allah’ın kulu da mı yok “Bu böyle yazılmaz” diyecek.

Onca yıl bürokratlık yapmış Kayyum Genel Başkan, onun bürokrasiden büzükdeşi, hasbelkader de olsa belediye başkanlığı yapmış isimler, yanında kalan gazeteciler de mi bilmiyor Türkçeyi.

“Ne Cumhuriyetinden, ne de partinden vazgeçeriz” diyecek, hadi o olmadı “Cumhuriyetinden de vazgeçmeyiz, partinden de” diyecek kadar Türkçe bilen yok mu aranızda.

Sadece bir pankart bile Atatürk’ün partisinin kimlere kaldığını gösterdi.

Bugün Atatürk yaşasaydı, o da bu partide kalmazdı.

Eminim!

Böyle şehadet olacak iş değil!

Yine bir askerimiz şehit oldu.

Bu kez bir Hava Harp Okulu öğrencisi.

Yıllarca eğitim almış, ordumuzun gözbebeği olan, öz evladımız gibi bakmamız gereken bir pilot adayı.

Peki niye şehit oldu?

Terör örgütü mü vurdu?

Hayır.

Uçağı arıza yapıp kaza kırıma mı uğradı?

Hayır!

Yunan uçaklarıyla it dalaşı yaparken mi?

Asla.

Peki nasıl?

Yalova kampında, sıcak altında talim yaptığı için.

Üç öğrenci de aynı nedenle hastanede, tedavi görüyor.

Geçen yaz aylarında da yine aynı nedenle, güneş altında eğitim yaptırıldığı için iki er şehit olmuştu.

Bu kez Hava Harp Okulu’nun bir pilot adayı şehit.

Sizce bu normal mi!

Durmadan sıcak nedeniyle, güneş çarpması ve sıvı kaybı nedeniyle şehit vermek bu kadar sıradan, kabul etmemiz gereken bir olay mı!

Bu eğitim subaylarında ya da bu subayların kullandığı eğitim yönergelerinde bir sorun yok mu!

Millet evlatlarını Peygamber ocağı dediğimiz orduya, sıcak altında öldürmeniz için mi yolluyor!

Ne zaman insan oluruz?

İki koyun güdemeyecekler kendini siyasetçi zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yedek partisizliğin riskleri
Köşe Yazıları
Yedek partisizliğin riskleri

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2026

Başka bir futbol
Köşe Yazıları
Başka bir futbol

Fatih Altaylı

Temmuz 20, 2026

Çocuk yargılamasında İspanyol yöntemi
Köşe Yazıları
Çocuk yargılamasında İspanyol yöntemi

Fatih Altaylı

Temmuz 19, 2026

  • Videolar

Tümü
"Özgür Özel'in yanındayım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Tuncay Özkan & Fatih Altaylı"Özgür Özel'in yanındayım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:12 Sağlığı nasıl? 05:18 CHP'deki güncel durum hakkında ne düşünüyor? 09:38 Kemal Kılıçdaroğlu tarafında ne değişti? 15:06 FETÖ'nün Belleği kitabı 27:52 FETÖ'nün Belleği kitabında bilinmeyen neler anlatılıyor? 38:28 FETÖ'nün yurt dışı bağlantıları 43:02 Örgütten çıkmak kolay mı? 46:34 Para kaynakları neler? 53:20 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 21, 2026
Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimCengiz Han ve Moğol İmparatorluğuTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Dondurma makinesinden fanlara, süpürgeden kahve makinesine %40’a varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden sepetini yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=sponsorluk&utm_medium=fatih_altayli&utm_campaign=shark_ninja_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:34 Prof. Dr. Celal Şengör'ün Moğolistan gezisi 10:11 Moğol İmparatorluğu 23:09 Cengiz Han nasıl biriydi? 27:48 Yanındaki komutanları kimlerdi? 30:59 "Cengiz" unvanını nasıl aldı? 32:29 Stratejik süvari kullanımı 36:11 Nerelere seferler düzenledi? 49:04 Dünyaya bir şey kattı mı? 52:26 Moğol İmparatorluğu'nda ordu yönetimi 1:06:38 Avrupa'dan gelen elçiler 1:17:58 Bütün bunları nereden biliyoruz? 1:22:21 Cengiz Han kaç kişiyi öldürmüştür? 1:25:36 Güney'de en fazla nereye kadar inmişti? 1:31:44 Hindistan ile bir bağları var mı? 1:35:05 Hiç Çin'e yerleşti mi? 1:36:16 Moğol İmparatorluğu neden dağıldı? 1:42:48 Kapanış #işbirliği
Temmuz 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Birlikte geçen yıllar, unutulmaz şarkılar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali & Aysun KocatepeFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Birlikte geçen yıllar, unutulmaz şarkılar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 06:31 Kalıcı eser nasıl üretilir, bunu nasıl başardı? 10:43 "Ne olur gerçek olsa masallar ya da biz masal olsak" kısmını Hıncal'ın yazdığı doğru mu? 10:59 Balayında nereye kayboldu? 16:03 Şarkıları yazarken kimin söyleyeceğini de düşünüyor mu? 19:13 Bu yaz konserleri var mı? 19:31 Benimle Oynar Mısın? nasıl ortaya çıktı? 23:53 Bülent'in albümündeki en sevdiği şarkı hangisi? 25:00 Popüler bir adamla evlenme cesaretini nasıl yakaladı? 35:19 Ali ile evlenmese şarkıcılık aklına gelir miydi? 37:11 Çocukları ne yapıyor? 40:08 Yeni projeleri var mı? 45:23 Doğan Canku'nun sağlık durumu nasıl, ne yapıyor? 49:12 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 12, 2026