İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Darısı federasyon başkanının başına

  • Eren Tekstil kapanmıyormuş

  • Kürt seçmen ve Mansur Yavaş

  • Yavaş’ın adaylığı ve AK Parti’nin hayalindeki tablo

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Darısı federasyon başkanının başına

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 27, 2026

Yazı İçeriği

  • Darısı federasyon başkanının başına

  • Eren Tekstil kapanmıyormuş

  • Kürt seçmen ve Mansur Yavaş

  • Yavaş’ın adaylığı ve AK Parti’nin hayalindeki tablo

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Dün milli maç vardı.

Önemli bir maçtı.

Kazanırsak Dünya Kupası finallerine bir adım kalıyordu.

Ancak niyeyse ne medyada, ne toplumda bir milli heyecan görülüyordu.

Maçın İnönü Stadı’nda oynanması nedeniyle İstanbul trafiği kilitlenince İstanbulluların çoğu bir maç olduğunu hatırladı.

Zor bela da olsa maçı kazandık.

Arda’nın şahane asistini Ferdi Kadıoğlu gole çevirdi ama asist kadar Ferdi’nin kendini pozisyona sokuşu da müthişti.

Maç öncesi ve sonrası tartışmalar ise utanç vericiydi.

Milli takımdan çok tuttuğu takımı önemseyenler Montella’ya futbol öğretmeye kalktılar, adamın milli takımın en istikrarlı başarı sağlamış hocası olduğunu unuttular, unutturmaya çalıştılar.

“Orkun Kökçü niye oynatılmadı?” dedi Beşiktaşlılar.

Peki kim oynamayacaktı!

Arda mı! Yoksa gecenin muhtemelen en iyisi olan İsmail mi!

Belki bekleneni veremeyen ve tel tel dökülen Samet’in yerine Ozan Kabak olabilirdi ama Ozan da epeydir milli takımla oynamıyor, bu yüzden tercih edilmemiş olabilir.

Bana göre sahada olmaması ya da en azından ikinci yarıya çıkmaması gereken tek oyuncu Kerem Aktürkoğlu idi.

Hem sahada yoktu hem de her zamanki o mutsuz, olumsuz ifadesiyle takımın da taraftarın da moralini aşağı çeken bir hali vardı.

Yine de Montella’ya ve tercihlerine saygı duymak lazım.

Milli takımla ilgili en büyük felaket ise maçtan sonra geldi.

Federasyon başkanlığı koltuğuna her nasılsa oturmuş, “çakma mafya” görüntülü kişi, geçmişte yaptıklarını unutmuş, millete ders vermeye kalktı.

Ve spor adamı olmadığı için, bir spor adamının asla söylemeyeceği bir cümle sarf etti.

Bugünkü milli takım için “tarihin en onurlu kadrosu” dedi.

Tabii bu Hacıosmanoğlu için bir ilk değil.

Geçen sene de “tarihin en ahlaklı kadrosu” demiş, tepkiler üzerine her zamanki “çakma” tavrıyla tornistan yapmıştı.

Ancak ders alacak bir kalitesi olmadığı için, bir kez daha aynı hatayı tekrarladı ve “en onurlu kadro” dedi.

Metin Oktay’ları, Lefter’leri, Can Bartu’ları, Turgay Şeren’leri, Gündüz Kılıç’ları, Hakkı Yeten’leri, Cemil Turan’ları, Fatih Terim’leri, 2002’de Türkiye’ye Dünya üçüncülüğünü getirenleri ve Türk futbol tarihine adını yazdırmış yüzlerce futbol kahramanını bir kalemde silip attı.

Bu kadro da elbette geçmişteki pek çok milli kadro gibi onurlu ve şerefli bir şekilde o formayı taşıyor.

Federasyon başkanı söylediklerinde samimi ise bize de "Darısı federasyon başkanının başına” demek düşer. 

İnşallah yakında bu kadroya layık ve bu kadro ile aynı özellikleri taşıyan bir federasyon başkanımız da olur!

Eren Tekstil kapanmıyormuş

Gerçekten deli çıkacağım sonunda.

Geçen hafta tüm medyada Eren Holding’in Trakya’daki tesisini kapatma kararı aldığı, patron Ahmet Eren’in gözyaşları içinde bu kararı açıkladığı yazıldı, anlatıldı.

Bunu yazmayan gazete ve internet haber sitesi kalmadı.

Televizyonlarda bu konu uzun uzun anlatıldı.

Sol yayınlar Ahmet Eren’i timsah gözyaşı dökmekle suçladılar, muhalif yayınlar bu durumu ülke ekonomisinin kötü yönetimine bağladılar.

Ben de tüm bunları okuyup gören herkes gibi, bu mesele ile ilgili bir yorum yaptım.

Ben de bu vaziyeti, ülke ekonomisinin hatalı yönetimine bağladım.

Ancak dün sekreterim Gülay masama Eren Perakende ve Tekstil antetli bir açıklama bıraktı.

Aynen şöyle diyor:

“Çorlu fabrikamızın kapandığına dair bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada yer alan haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.

Çorlu’da bulunan tekstil fabrikamız üretim faaliyetlerini sürdürmektedir.

Üretmeyi, büyümeyi ve istihdam sağlamayı kararlılıkla sürdüren şirketimiz Çorlu Misinli’deki yatırımlarıyla ek istihdam yaratırken Bitlis’teki üç tekstil üretim tesisi de aynı dönemde tam kapasiteyle faaliyetlerini devam ettirmektedir.”

Ve “ülkemize duyduğumuz güvenle” falan diye noktalanıyor.

Şaşırdım.

Yapay zekaya sordum, “Ben mi yanıldım” diye.

Yapay zeka kapatma kararı alındığını doğruladı ve “Eren Holding, tekstil sektöründeki daralma nedeniyle Çorlu'daki büyük üretim tesisini kapatma kararı alarak binlerce kişiyi işsiz bırakmasıyla gündeme geldi. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren'in "Çok ağrıma gidiyor" diyerek durumu duyurması, bazı kesimler tarafından "timsah gözyaşları" olarak nitelendirilerek tepki çekti.” diye durumu özetledi.

Ancak belli ki durum bunun tam tersi.

Ne kapatma söz konusu, ne taşınma, ne de timsah veya değil gözyaşları.

Peki gerçek olmayan bir bilgi nasıl bu kadar yaygın olabiliyor!

Ve ben yazmasam niye bu konuda bir düzeltme yapılmıyor!

Kürt seçmen ve Mansur Yavaş

Mektep arkadaşım Ruşen Çakır “Mansur Yavaş Kürtlerden oy alamıyor” dedi.

Aslında bu oldukça yaygın bir söylem.

Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu günden bu yana “Yavaş Kürtlerden oy alamıyor” deniyor.

Yavaş’ın adaylığından bahsedildiği her seferinde bu cümle tekrarlanıyor.

Açık söyleyeyim, ben de yıllar önce bir programda bunu bu kesinlikte değilse de söyledim.

Mansur Yavaş programı izliyor olmalı ki, hemen yanıt yolladı ve Ankara’da Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde aldığı oy oranları ve çeşitli anketlerde Kürt seçmenlere sorulan “Yavaş’a oy verir misiniz?” sorusuna Kürt seçmen tarafından verilen yanıtların istatistiklerini yolladı.

Durum pek bizim düşündüğümüz gibi değildi.

Kürt seçmen Yavaş’a oy verebilir gibi görünüyordu.

Galiba burada mesele “Kürt seçmen” tanımında.

Kürt seçmen kim!

Sadece HDP’ye ya da DEM’e oy verenler mi Kürt seçmen sayılıyor.

Bence bu yanlış bir tanım.

HDP ya da adı o gün hangi harflerden oluşuyorsa, siyasal Kürt hareketi 2023 seçimlerinde ittifak olarak 6 milyon civarında oy aldı, buradan bugün DEM dediğimiz partinin payına yaklaşık 5 milyon oy düştü.

İyi de Türkiye’de 5 milyon Kürt seçmen mi var!

Kürt siyasetine sorarsan 25, daha gerçekçi verilerle Türkiye’de 17 milyon civarında Kürt var.

Bu durumda 12 milyon civarında da Kürt seçmen olması makul.

Demek ki HDP, DEM ya da adı o gün her ne ise kendini Kürt partisi olarak tanımlayan parti de Kürtlerin oyunu alamıyor.

Peki bu oy nereye gidiyor?

Büyük oranda AK Parti’ye giderdi.

Ancak son birkaç seçimde bu oran azaldı.

Yine büyük oranda AK Parti’ye oy veren Kürt seçmen var ama eskisi gibi değil.

Bu yüzden Mansur Yavaş Kürtlerin oyunu alamıyor demek çok doğru değil.

Mansur Yavaş da Kürt oylarından payını alabiliyor. Kürt seçmen oyunu giderek daha özgürce kullanabiliyor.

Yavaş’ın adaylığı ve AK Parti’nin hayalindeki tablo 

Mansur Yavaş demişken, birkaç gün önce yazdığım Mansur Yavaş’ın adaylığı ile ilgili yazıma gelen tepkilere değinmek istiyorum.

Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayının Mansur Yavaş olmasının önündeki tek engelin bizzat Mansur Yavaş olabileceğini, Yavaş’ın “çekinmemesi” halinde CHP’nin Yavaş’ı aday göstereceğini söyledim.

Hepimiz biliyoruz ki, Mansur Yavaş çekiniyor, aday diye ortaya çıkması halinde Ekrem İmamoğlu’na komşu olmaktan korkuyor.

Bu korkusunun Keçiören Belediye Başkanı’nın istifasından sonra arttığını da tahmin etmek güç değil.

Kimileri ise Yavaş’ın aday olmak istediğini ama CHP içindeki kliklerin Özgür Özel’i aday yapmak istediğini iddia ediyorlar ve CHP’nin adayının Özel olacağını söylüyorlar.

Ben Özel’in böyle bir planı ya da arzusu olmadığından neredeyse eminim.

Neredeyse diyorum çünkü siyasette hiçbir şeyden emin olmak mümkün değil.

Yazıma tepki gösteren bazıları ise CHP’nin aday yapması halinde Mansur Yavaş’ın görevden kaçmayacağını, Yavaş’ın korkması gibi bir durumun söz konusu olmadığını söylüyorlar.

Ve aynı kişiler “CHP aday yapmaz ise Mansur Yavaş kendini aday yapacak birilerini bulur” diyorlar.

Yani sağ muhalefetin Yavaş’ı aday göstereceğini söylüyorlar.

Bunu bilerek mi yoksa temenni olarak mı söylüyorlar bilmiyorum ama bu aynı zamanda AK Parti’nin temennisi.

AK Parti’nin 2027 sonu veya 2028 başı seçim planı tam da bu.

CHP’nin Özgür Özel’i aday yapması, Mansur Yavaş’ın da muhalefetin diğer adayı olarak İYİ Parti tarafından aday gösterilmesi, AK Parti’nin en çok istediği pozisyon.

Bir aday da DEM Parti çıkarınca AK Parti açısından bu tam bir “kaymaklı ekmek kadayıfı” oluyor.

Olur mu!

Vallahi bugüne kadar bu kadarı da olmaz dediğimiz her şey oldu.

Ne diyeyim.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Siyaset sosis imalatı gibi olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İletişim
Köşe Yazıları
İletişim

Fatih Altaylı

Mart 26, 2026

Herkese test yapılsın
Köşe Yazıları
Herkese test yapılsın

Fatih Altaylı

Mart 25, 2026

Ne zaman?
Köşe Yazıları
Ne zaman?

Fatih Altaylı

Mart 24, 2026

  • Videolar

Tümü
"Gerçek dostluk ebedidir..." görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlber Ortaylı & Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Gerçek dostluk ebedidir..."Ninja Dondurma Makineleri | CREAMi · SLUSHi™️· Swirl by CREAMi | Tüm modeller için: https://www.sharkninja.com.tr/collections/dondurma-makinesi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_dondurma_kampanyasi_march26 Kablosuz dikey süpürge | Auto-Empty sistem | Ultra hafif | Güçlü derin temizlik : https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-detect-clean-empty-turbo-baslikli-kablosuz-dikey-supurge-beyaz-iw3612eut?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 00:00 Giriş 02:40 Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Celal Şengör'ün son zamanlarda yazdığı kitaplar 03:31 Haldun Dormen'in vefatı 12:16 Prof. Dr. Celal Şengör'ün "Bilim Olmasaydı" kitabı 46:38 Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya göre en önemli bilim insanları 57:05 Solvay Konferansı'na katılan bilim insanları 1:03:11 Günümüzde bir dünya savaşı söz konusu mu? 1:14:55 Bilim olmasaydı ne olurdu? 1:19:04 Dostluk nedir? 1:22:15 Görülmesi gereken şehirler 1:44:37 Dünyadaki en iyi kütüphaneler 1:54:03 Kapanış
Mart 22, 2026
"Sanat dünyayı kurtarmaz" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Yiğit Özşener"Sanat dünyayı kurtarmaz"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:13 Bir gününü nasıl geçiriyor? 02:58 Kendine iyi bakmak için neler yapıyor? 07:42 “Aşınma” oyununun hayatındaki yeri nedir? 15:35 Sanat dünyayı kurtarır mı? 17:28 Oyunculukta farklı rolleri oynamak bir zenginlik midir? 19:31 Rol seçerken filtreleri neler? 23:05 “Son Kare” ve “Mira” projeleri 34:14 Senaryoya ufak dokunuşları oluyor mu? 36:10 “Zaferin Rengi” projesinde Atatürk’ü oynarken ne hissetti? 39:20 “Ezel” projesine bugünden bakınca bir şey değiştirir miydi? 40:02 Soru-cevap 42:26 Kapanış
Mart 20, 2026
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026