İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Tahliye adalet gereğidir

  • Çakarla adam olmak

detail banner reklam

Tahliye adalet gereğidir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 14, 2026

Yazı İçeriği

  • Tahliye adalet gereğidir

  • Çakarla adam olmak

Belediyelere yönelik operasyonlarda sadece CHP’li belediyelerin hedef alınıyor olması, arada bir iki küçük iktidar belediyesine de operasyon yapılsa bile tutuklananların genelde CHP’li belediye başkan ve bürokratları olması elbette adalete güveni sarsan, yapılanların siyasi olduğunu gösteren hamleler ama adaleti bundan daha çok yıpratan dava süreçlerinde meydana gelenler.

Mesela.

İsmail Arı. Genç muhabir, pek de makul olmayan ve kimsenin de inandırıcı bulmadığı gerekçelerle gözaltına alındı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Hadi tutuklandı. Suç belli olmasa da, en azından suçlama belli. İddianamesini hazırlamak 10 dakikalık iş. Hadi 1 saat olsun. Arı, iki aya yakın bir süre iddianame bekledi. Hadi bunu da kabul edelim. Savcılar çok yoğundu, yazamadılar.

İddianame de ortaya çıktı. İstenen ceza, suçlama akılcı olmasa dahi, 1 yıl ila 3 yıl arası hapis. Üst sınırdan ceza alsa, ki alması için bir gerekçe yok, yattığı süre üst sınırdan verilecek cezayı bile fazlası ile karşılıyor.

Peki İsmail Arı niye hala tutuklu, niye hala cezaevinde.

Bu durum, adaleti en azından tutuklama kararı kadar, hatta daha fazla yıpratmıyor mu!

Keza İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan’ın tutuklu yargılanmalarına neden olan Casusluk Davası. Özkan ve İmamoğlu başka davadan da tutuklu olduğu için onlar açısından belirleyici değil ama Yanardağ sadece bu dava nedeniyle tutuklu ve sadece bu dava nedeniyle televizyonu elinden alınmış, dahası satışa çıkarılmış vaziyette.

Dava ise daha ilk duruşmada çöktü. Casuslukla suçlanan adam, pek çok Bakanlık ile çalıştığını, Devlet’in bakanlıklarının kendisine temsil yetkisi verdiğini anlattı. Sızdırıldığı iddia edilen bilgiler ise İBB CHP’ye geçmeden önce sızdırılmış. Hadi hemen beraat beklemeyelim ama böyle iler tutar tarafı kalmamış bir dava nedeniyle tutukluluk olur mu! Mahkeme en azından “tutukluluğun sona erdirilmesine” yani hiç değilse tahliyeye karar veremez miydi!

Hadi tutuklama kararı veren hakim savcılığın iddialarını ciddiye aldı, mecbur kaldı tutuklamaya, bugün artık bu iddiaların geçerliliği kalmamışken bir tahliye kararı yargı için çok da doğru olmaz mıydı!

Ayrıca da paniğe gerek yok, İmamoğlu serbest kalmayacaktı. Sadece Merdan Yanardağ çıkacaktı hapisten, diğerleri değil.

Adalet duygusuna asıl büyük zararı işte bu kararlar veriyor, bilmem yargının imajını düzeltmek isteyenler farkında mı!

Çakarla adam olmak

Bir gazetecinin kızının Galatasaray maçı sonrası tepesinde “çakar” tabir edilen ışıldaklarla şampiyonluk turuna çıkması son derece haklı biçimde eleştirilere neden oldu.

Kızın babası olan gazeteci ise “O benim otomobilim. Terör örgütlerinin ölüm listesindeyim, bu nedenle koruma kararım var ve çakar kullanıyorum” diyerek kızını savunmaya kalkıştı.

Ancak yalanlama İstanbul Valiliği’nden geldi.

İstanbul Emniyeti söz konusu aracın koruma kapsamında verilen bir çakara sahip olmadığını açıkladı ve 170 bin TL cezayı kesti, aracı trafikten men, ehliyeti de geçici süre iptal etti. Helal olsun Vali Bey’e.

Burada akılda kalan babanın yalanı. Kızı bir hata yapabilir. Babaya düşen “Kızım bir hata yaptı. Cezası neyse öder” demekti ki kızı da zaten çocuk değil. Konu kapanırdı. Yalan söylemek hiç olmadı. Zaten gazetesi de yazarı zorunlu izne çıkarmış.

Gelelim koruma ve korunma meselesine. Bugünlerde kimi gazetecilerin veya tanınmış şahısların korumalarına yaptırdığı “çirkin” işler konuşuluyor.

Ben de bir gazeteci olarak geçmişte uzun süre Bakanlar Kurulu kararıyla yakın korunması gereken şahıs statüsüne alındım. 1992 yılından yanlış hatırlamıyorsam 2015 yılına kadar Korumalar Şube Müdürlüğü tarafından tahsis edilen bir yakın korumam vardı. İlk yollanan memur arkadaş ile pek anlaşamadığımız için dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’den ricada bulundum, onu çekip başka birini yolladılar. Gelen İbrahim ile ölümüne kadar hiç ayrılmadık.

30 yıl boyunca evimizin, ailemizin bir parçası oldu. Ailesi de ailemiz.

Bir gün bile İbrahim’e ne özel ne de başka bir işimi yaptırmadım.

Bir gün bile çantamı, bavulumu, market poşetimi taşımadı, taşıtmadım.

O beni korumakla görevliydi, işlerimi yapmakla değil.

Bir gün bile çakarlı otomobil kullanmadık.

Biz tehdit edilmiyor muyduk! Bölücüsünden İslamcısına türlü örgütün listesinde yer aldık. Tek bir gün aklımıza gelmedi emniyet şeridinden çakarlı çakarlı gitmek. Çocuklarımızın da gelmedi.

Otomobile çakar taktırsam önce kızımdan ve eşimden fırça yerdim “Utanmıyor musun” diye.

Sadece ben miydim böyle davranan…

Değil elbette. O zaman bir edep vardı.

Hürriyet gazetesi yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök de çakar kullanmazdı, hiç görmedim, Sabah yayın yönetmeni Zafer Mutlu da, Milliyet’ten Umur Talu da, Sedat Ergin de.

Uğur Dündar’ın da hep koruması vardı ama hiç çakarlı otomobili olmadı. Rahmetli Güneri Civaoğlu’nun meşhur Jaguarı’na hiç çakar takılmadı, Emin Çölaşan’ın da, Basın Konseyi Başkanı eski milletvekili Oktay Ekşi’nin de.

O zaman terör yok muydu! Fazlası vardı. Gazeteciler patır patır öldürülüyordu. Bu saydığım isimlerin hepsi, hepimiz hedeftik.

Ama kimsenin aklına ayrıcalıklı bir sınıf gibi çakar kullanmak gelmiyordu.

Şimdi ise kendilerini önemli ve değerli hissetmek için “çakar”a ihtiyaç duyan gazetecilerden geçilmiyor ortalık.

Çocukları da bunu bir hak zannediyor belli ki!

Yazık!

Yine de valiliğe helal olsun.

Bunun bir hak olmadığını çok net gösterdiler.

Birkaç gün önce yazdığım bir yazıdan sonra, yazının içeriğinden rahatsız olan AK Parti’ye yakın bazı isimler haber ya da bilgi kaynağımla ilgili tahminlerde bulunmaya başladılar.

Hepsini ilgiyle okudum.

Doğru tahmin yapan olmamış.

Hadi onların ki, tahmin.

Bir de kendini gazeteci zanneden bir tip “Kaynağını açıkla Fatih Altaylı” buyurmuş.

Bir de gazeteciyim diye ortalıkta dolaşıyor.

Başüstüne.

Memleket bunlara kaydı ya, çok gülüyorum.

Bu arada yazdıklarımın doğruluğu da ortada. “Salı günü rozet takılacak” demiştik.

Takıldı.

Tabii orada da çok güldüm.

AK Parti’ye katılan, daha önce AK Parti muhalifi olan belediye başkanı “Ailenin kutsallığına inananlarla aynı yolda yürümek için AK Parti’ye katıldım” demiş.

Sanki evli bir vekil iken danışmanını Afyon’dan Ankara’ya getirip, sonra da danışmanı ile ilişkisi olduğu ayyuka çıkınca kocasını boşayıp danışmanı ile evlenen başkasıymış gibi. Elbette her şey insan için, bunlar olabilir ve kimsenin aşk hayatı bizi ilgilendirmez ama bunları yapıp da bize kutsal aile üzerine ahkam kesmek de hakikaten gülünç.

Ne zaman insan oluruz?

Eğriyi doğru diye yutturmaya kalkışmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı
Köşe Yazıları
Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2026

Çağlayan notları
Köşe Yazıları
Çağlayan notları

Fatih Altaylı

Eylül 29, 2026

  • Videolar

Tümü
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026