İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İktidar en kötü senaryoyu ister mi!

  • Bizim genel başkan yalancıdır mı dediniz

  • Ben demedim, destekçisi basın dedi

  • Polis zoruyla taziye

  • Yazıyı okuyun, sonra yanıt verin

detail banner reklam

İktidar en kötü senaryoyu ister mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 17, 2026

Yazı İçeriği

  • İktidar en kötü senaryoyu ister mi!

  • Bizim genel başkan yalancıdır mı dediniz

  • Ben demedim, destekçisi basın dedi

  • Polis zoruyla taziye

  • Yazıyı okuyun, sonra yanıt verin

CHP’deki kayyum ekibi “CHP’den çok parti çıktı ama hiçbiri başarılı olamadı” diyerek Özgür Özel ve diğer hakiki CHP’lileri kalmaya ikna etmeye çalışıyorlar.

Çünkü acı gerçekle karşı karşıya kalacaklarını biliyorlar.

CHP’nin seçilmiş lideri giderse, kayyum CHP’si baraj altında kalabilir. AK Parti’den devşireceği oylarla barajı aşabilirse aşar.

Bunu şimdi söylemiyorum.

Butlan davası ilk gündeme geldiğinde, bundan neredeyse 1,5 yıl önce söyledim.

“Kılıçdaroğlu CHP’si barajı aşamaz. Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu CHP’ye oy vereceğime, Tayyip Erdoğan’ın AK Partisi’ne oy veririm. Hiç değilse ne olduğunu biliyoruz” dedim.

Kayyumcular, CHP’den koptuktan sonra başarısız olan partileri sıralamışlar. Akıllarınca kafa karıştıracaklar.

Ben de size CHP’den koptuktan sonra başarılı olan partileri sıralayayım:

Demokrat Parti, CHP’den ayrılanlar tarafından 1946’da kuruldu. 1950 yılında iktidar oldu. Kurucularından biri başbakan, diğeri cumhurbaşkanı oldu.

Demokratik Sol Parti, CHP’nin eski genel başkanı tarafından kurduruldu. Siyasi yasağı kalktıktan sonra partinin başına geçti. Peş peşe iki seçimden 1. parti olarak çıktı ve genel başkanı Ecevit iki dönem başbakanlık yaptı.

Ambleminde altı ok falan olmayan SHP de hem başbakan yardımcıları çıkardı hem de yerel seçimlerde büyük başarı elde etti. Tüm büyük kentlerde belediye başkanlıklarını aldı.

Bu arada CHP 1979 yılından sonra hiç iktidar olamadı, hiç başbakan çıkaramadı.

1999 seçimlerinde de baraj altında kalarak TBMM’de temsil edilemedi.

Yani kurumsal niteliklerinden uzaklaşmış, halktan kopmuş bir CHP’ye kimse gidip “Altı ok buradaysa oyumuzu buraya veririz” diye oy falan vermiyor.

Seçmen biliyor ki, TESEV kurucularından, 2. Cumhuriyetçilerden, kayyumlardan oluşan bir CHP, Atatürk’ün partisi değildir.

Bir partiyi Atatürk’ün partisi yapan ilkelerdir, izlediği politikadır, programıdır, programda yazılanlara sadakatidir, mücadeleciliğidir.

Başında Atatürk ilkelerinden hiçbirine sahip olmayan ve mış gibi yapan biri var diye CHP CHP olmaz.

O CHP Atatürk’ün partisi olmaz.

Benim gördüğüm şudur.

Eğer Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun liderliğini kabul edip, CHP içinde kalırsa seçmen Özgür Özel’i de, arkadaşlarını da siler.

Kayyumun eteği altında toplanana da lider falan demez.

Onu da tarafsızlık adı altında selden kütük kapmaya çalışan diğer fırsatçılar gibi görür.

Ve hepsini birden tarihin çöplüğüne gömer.

Özgür Özel ve arkadaşları ya kayyumla beraber çöpe atılmayı göze alacak ya da yeni bir parti kuracaktır.

Tabii bunun kendisine en fazla zarar verecek senaryo olduğunu gören iktidar, hızlı bir Yargıtay kararı ile partiyi seçilmişlere geri vermez ise!

Bizim genel başkan yalancıdır mı dediniz

Zannederim, peşine takılan çıkarcı avane bile “Ulan biz kimin peşine takıldık, Allah sonumuzu hayır etsin” demeye başlamıştır.

13 seçim yenilgisi ile doyamadığı genel başkanlığa, iktidar eliyle bir kez daha oturtulan Kayyum Kılıçdaroğlu bir felakete doğru giderken, sözcülüğüne getirilenlerin artık yapabildikleri tek şey, “Bizim genel başkanın ağzından çıkanı kulağı duymaz” diyerek kendi genel başkanlarını yalanlamak oldu.

Kayyum kendi sahasında, kendi seçtiği gazetecilerle programa katılıyor.

Bu programda ofisinin ve sekretaryasının harcamalarının bir iş insanı tarafından karşılandığını açık açık herkesin duyabileceği ve en salakların dahi anlayabileceği şekilde söylüyor.

Ve haliyle kıyamet kopuyor. “Namuslu adam” imajı yerle bir oluyor.

İş rezaletten çıkıp felakete doğru giderken sözcüsü açıklama yapıyor, “İş insanı ödemedi. Biz kendi aramızda imece yaptık. Herkes katkıda bulundu.”

Bu açıklamanın üç anlamı olabilir.

İlki, “Bizim genel başkan koltuğuna oturduğu için genel başkan olduğunu zanneden liderimiz yalancıdır. Halkın gözünün içine baka baka yalan söyledi. O ofisin kirasını aslında biz imece ile ödüyorduk.”

İkinci anlam ise “Bizim genel başkan dediğimiz adam çevresinde olan bitenden bihaber, şuursuzun, aymazın biridir. Bilip bilmeden boş boş konuşur. Siz onun söylediklerini ciddiye almayın. Adamın dünyadan haberi yok.”

Ve bence asıl anlamı şu: “Kemal Kılıçdaroğlu bir kukladır. Zaten kafası da gidik. Onu biz yönetiyoruz. Siz onun dediklerini ciddiye almayın.”

Hadi diyelim ki öyle.

Yani müteahhit ödemedi.

Çevresindekiler “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” diye cepten ödediler.

Bu parayı kimler, hangi hesaplarından, hangi yollarla ödemişler? Bir izi olur. Bir kaydı olur. Bir EFT, bir transfer, bir çek.

Hadi o halde onları ortaya koyun.

Koyamayan şerefsiz olsun mu?

Olsun diyeceğim de.

Başlangıçta var mıydı onu bilmiyorum.

Ben demedim, destekçisi basın dedi

Dün Kılıçdaroğlu’nun 2023 temmuzunda yaptığı tatilin milyonluk hesabını yazdım.

Tüm medya “Fatih Altaylı yazdı” diye alıntılamış.

Tövbe haşa ben yazmadım.

Ben hatırlattım.

Kılıçdaroğlu’nun milyonluk seçim sonrası tatilini bugün Kılıçdaroğlu’nu destekleyenler yazdı. Yeni Şafak yazdı, Sabah yazdı.

Aynen aktarayım:

“14 ve 28 Mayıs seçimleri öncesi evinin 'mütevazı' mutfağından yayınlar yapıp 'halktan biri' olduğu imajını vermeye çalışan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yayınlarının algı çalışmasından ibaret olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu ve ailesi, bayram tatilini Belek'te, geceliği 316 bin lira olan 1500 metrekarelik VIP konsept villada geçirdi. Bayram tatilinin başlamasıyla 24 Haziran Cumartesi günü, eşi, kızı ve torunlarıyla birlikte, Taşlıburun mevkiinde yer alan otele gelen Kılıçdaroğlu, otelin en lüks villası olan ve VIP hizmet verilen Villa Leo'ya yerleşti.”

Sabah'ın haberine göre; 1500 metrekare alan üzerine kurulu 2 katlı Villa Leo'nun kendisine ait özel bahçesi ve sıcak su havuzu bulunurken villanın giriş katında oturma odası, sinema odası, bar ve hobi odası, birinci katında çift ve tek kişilik yatak odaları, kral odasında ise jakuzili yatak odası ve çalışma odası bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'nun tatil yaptığı 120 bin metrekare alana kurulu otel, Türkiye'nin en lüks tatil otellerinden biri. 600 odası bulunan otelde, Twin, Presidental, King ve Leo adları verilmiş özel villalar da yer alıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun kaldığı Villa Leo ise en büyüğü ve en görkemlisi.

Villa Leo, giriş, birinci kat ve ikinci kattan oluşuyor. Lüks villada ayrıca kişiye özel sauna, hamam, buhar banyosu, masaj odaları ve fitness odası yer alıyor. Villada 18 kişi kalabiliyor. Her villanın gecelik ücreti, erken rezervasyonda bile 100 ile 200 bin lira arasında değişiyor. Kılıçdaroğlu'nun kaldığı villanın iki kişi için bir haftalık konaklama bedeli 2 milyon 216 bin TL. Günlüğü ise 316 bin TL'ye geliyor.”

Ben aktarıcıyım sadece.

Polis zoruyla taziye

Selahattin Demirtaş “Görüşmek istemiyorum” diyor, Bakanlıktan özel izin alıp “Görüşmem” diyen adamla zorla görüşmeye çalışıyor.

Büyük ihtimalle Demirtaş’ın görüşmek istemediğinden haberi bile yok.

Kendisine söylemiyorlar ya da söyleseler bile anlamıyor.

Keza şair Ahmet Telli’nin cenazesine çelengi sokulmuyor.

Ailesi taziyeye gelme isteğini kibar ama talep sahibini itin bir tarafına sokan bir dille reddediyor.

Bunun bile farkında değil.

Hâlâ görüşmeye çalışıyor.

Sosyal medyada haklı olarak “Ahmet Telli’nin de evine polis zoruyla girecek” diye dalga geçiliyor.

Emin olun siz dalga geçiyorsunuz ama bunu duysa aklına yatar.

Yapar mı yapar.

Sonra da ben yapmadım, arkadaşlar emniyete yazı yazmış der.

Yazıyı okuyun, sonra yanıt verin

Haluk Levent muhalif falan değildir diye yazınca bazı iktidar kalemşörleri kızdı.

Yazı okumadan başlıktan karar verdikleri, okuma yazmaları o kadar olduğu için zannettiler ki “İktidarın adamıydı” diyorum.

Hiç öyle bir şey demedim, öyle bir iddiam da yok.

Dediğimi bir kez daha tekrarlayayım:

“Kızılay’a tepkili muhalif kitlenin yardımlarını Ahbap’a aktarması Haluk Levent’i muhalif yapmadı. Tam aksine, o günlerde iktidar kanadının tepkisini toplamaya başlayınca hemen gidip iktidara yamandı. Topladığı yardımların bir kısmını Kızılay’a ve bakanlıklara aktarmaya başladı, iktidarın bakanları ile pozlar verdi. İktidara yakın medyayı mesken tutarak dokunulmazlık kazanmaya çalıştı.

O yüzden kimse “Muhalifler böyle olur işte” demesin.

Haluk Levent ne iktidardır ne muhalif.”

Ne iktidardır ne de muhalif diyorum. Yazıyı okumayanlar Haluk Levent’i iktidara yamamaya çalıştığımı düşünüyorlar.

Yazılarım eleştiriden muaf değil. Ama önce bir sonuna kadar okuyun.

Olur mu!

Ne zaman insan oluruz?

Galatasaray Icardi’yi hak ettiği gibi uğurladığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil
Köşe Yazıları
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2026

Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?
Köşe Yazıları
Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?

Fatih Altaylı

Ağustos 7, 2026

Böyle yasalar referanduma gitmez
Köşe Yazıları
Böyle yasalar referanduma gitmez

Fatih Altaylı

Ağustos 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026
"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel & Fatih Altaylı"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:58 Butlan kararı 05:58 Butlan kararı kimin meselesi? 11:32 Kılıçdaroğlu bu günlerin sinyalini vermiş miydi? 17:16 Halktan böyle bir destek bekliyor muydu? 25:40 CHP'den ayrılma kararı 30:09 AK Parti'ye geçişlerin duracağının garantisi var mı? 48:12 Cemil Tugay kalacak mı? 50:13 CHP'de Özgür Özel'e yakın isimler kaldı mı? 52:50 Yargıtay kararından eminken neden partiden ayrıldı? 56:53 İttifak arayışı olacak mı? 1:01:43 Seçim güvenliğini nasıl sağlayacak? 1:06:25 Ekrem İmamoğlu merkezli bir parti kuruldu? 1:10:03 Özgür Özel'in fezlekeleri ve dokunulmazlığın kalkma ihtimali 1:14:38 Anket sonuçlarına nasıl bakıyor? 1:18:30 Terörsüz Türkiye süreci 1:25:48 ASELSAN'ın özelleştirilmesi 1:26:59 Medyadaki operasyonlar 1:34:19 Bağışların sürmesi için çağrısı olacak mı? 1:41:40 Muhalif medyayla parasal ilişkileri var mı? 1:53:56 Abdest alırken yayınlanan fotoğrafı hakkında ne düşünüyor? 1:57:05 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 3, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor? görseli
FatihAltaylı
YouTube
İlhan Şen, Biran Damla Yılmaz, Mert DoğanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor?Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Biran Damla Yılmaz dizi teklifi geldiğinde neler hissetti? 05:41 Oynadığı role nasıl büründü? 08:06 Mert Doğan nereli? 09:21 Mert Doğan'nı rolü ve şivesi 11:21 Oynadığı karaktere neler kattı? 17:52 İlhan Şen, ayakkabı eleştirisinden sonra Fatih Altaylı'ya gıcık oldu mu? 19:15 Oyuncular Urfa'yı sevdi mi? 20:40 Urfa'yı gezdiler mi? 22:22 Biran Damla Yılmaz nereli, nasıl bir ailesi var? 26:57 Şehirdışı diziler özel hayatlarını etkiliyor mu? 30:18 Mert Doğan'ın oyunculuk eğitimi nasıl? 33:52 İlhan Şen'in oyunculuk serüveni nasıl başladı? 35:47 Aziz Yıldırım mühendis olduğu için mühendisliği seçtiği doğru mu? 37:22 Best Model yarışmasına neden katıldı? 38:55 Urfa'da nasıl fit kalmayı başarıyor? 41:28 Yaşadığı ilin dışında çalışmak İlhan Şen'in özel hayatını etkiliyor mu? 44:53 Yurt dışında oyunculuk yapma fikrine nasıl bakıyorlar? 48:03 Dizide bu yıl neler olacak? 48:19 Gelecekte başka hedefleri var mı? 50:28 Verdikleri emeğin karşılığında maddi kazançları yeterli mi? 52:22 Senaryonun devamını bilmeden çalışmak zor olmuyor mu? 55:30 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 2, 2026