İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • “Kale” AK Parti’ye geçerse kimse şaşırmasın

  • Olunmamış şampiyonluğun kutlamaları

  • Haksızlık

  • MHP yasa teklifi versin

  • Karalar’da durum bu ise

detail banner reklam

“Kale” AK Parti’ye geçerse kimse şaşırmasın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 24, 2026

Yazı İçeriği

  • “Kale” AK Parti’ye geçerse kimse şaşırmasın

  • Olunmamış şampiyonluğun kutlamaları

  • Haksızlık

  • MHP yasa teklifi versin

  • Karalar’da durum bu ise

CHP’li belediye başkanlarının önce gözaltına alınıp ardından tutuklanmasının artık rutin bir işlem haline geldiğini, sıradanlaştığını ve hatta haber değerini bile yitirdiğini daha önce de yazdık. Keza paçayı kurtarmak için bazı belediye başkanlarının da AK Parti’ye geçmek için sıraya girdiğini “Yok canım o da olmaz” dediğiniz isimlerin bile AK Parti’den, daha doğrusu AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan onay beklediğini de biliyoruz.

Ve gerek CHP cenahından aldığım, AK Parti cenahından da hemen hemen doğrulattığım bir bilgiye göre, pek yakında AK Parti’ye çok önemli bir geçiş olacak.

AK Parti’nin kuruluşundan bu yana seçim kazanamadığı, en güçlü isimlerini aday yaptığı halde başarılı olamadığı, ağzıyla kuş tutsa seçmenini ikna edemediği bir ilin büyükşehir belediye başkanı pek yakında AK Parti’ye geçebilir.

Tahmin ettiğiniz üzere bu il İzmir.

Belediye Başkanı da tabii ki, Cemil Tugay.

Bugün CHP’den istifa edip, yeni partisine geçecek olan Özgür Özel, yerel seçimlerde partisini birinciliğe taşıyarak en umulmadık yerlerde bile adaylarını seçtirmeyi başarırken, bazı illerde o gün bile ‘hatalı’ olarak görülen adaylar belirlemişti.

Bu “hatalı” adayların birincisi daha sonra Butlan Davası’nı açarak CHP’yi bugünlere getiren Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş, ikincisi oğlu ve gelinin icraatları yüzünden Antalya’da zaten dillere düşmüş olan Muhittin Böcek, üçüncüsü ise İzmir’de büyük şehire aday gösterilen Cemil Tugay’dı.

Özel kurultay döneminde oluşan gerilim nedeniyle Tunç Soyer’i adaylaştırmamış, onun yerine İzmir’de örgütün bile pek istemediği Tugay’ı aday göstermişti. Sonuçta Tugay yine kazanmış, ama bir önceki Başkan Soyer’in aldığı yüzde 58’lik oy oranına karşın Tugay’ın oy oranı ancak yüzde 49 olabilmiş, CHP yüzde 10’a yakın oy kaybına uğramıştı.

Cemil Tugay’ın 2 yıllık başkanlık karnesi de pek iyi değildi, kentte memnuniyetsizlik oranı giderek artıyordu.

Ve şimdi Cemil Tugay’ın giderek AK Parti’ye yaklaştığı, iktidar partisinin koruyucu kanatları altına girmek için zemin yokladığı, İzmir siyasetini iyi bilen CHP’liler tarafından açıkça söyleniyor.

Bu ihtimali değerlendirmek için konuştuğum AK Partili bazı isimler de bu olasılığı yalanlamıyorlar. “Hiç alamadığımız bir yeri böyle almak kötü olmaz. Belki bu sayede bir sonraki seçimlerde İzmirlilerin bizi seçme ihtimalini de artırmış oluruz” diyorlar.

Olunmamış şampiyonluğun kutlamaları

Özgür Özel’in yeni partiyi kurması ve bu partinin Meclis’te ana muhalefet partisi haline gelmesinin estirdiği olumlu rüzgara bakınca bir yandan keyif alıyor, bir yandan da muhalif yorumcuların aşırı iyimserliğinden tedirgin oluyorum.

Sanki son 25 yılı Türkiye’de yaşamamış gibi davranıyor, olan biteni hiç anlamamış gibi yorumlar yapıyorlar.

Özgür Özel önderliğinde kurulan yeni parti şimdiden yüzde 34’e ulaşan oy oranı ile 1. parti olmuş, müthiş bir dip dalga yakalanmış, bu oran yüzde 40’lara kadar çıkabilirmiş, Özel’in önderliğinde kurulan partiye toplumsal bir yönelim başlamış.

Açıkçası ben bu kadar iyimser değilim.

Doğru, seçilmiş genel başkan Özel’in ayrılması ve yeni bir parti kurması ile birlikte CHP baraj altına doğru gitti. Bir başarı elde etmesi mümkün değil.

Doğrudur, CHP’nin yüzde 30’lar civarındaki oyunun yüzde 90’ı yeni kurulan partiye kayacaktır. Bu kayışın kalıcı olup olmayacağına Özel ve arkadaşlarının izleyeceği politikalar karar verecektir.

Haklıdırlar, yeni parti yeni bir cazibe merkezi olabilir. Kendi yarattığı sorunları çözemeyeceği ortaya çıkan AK Parti’den büyük bir memnuniyetsizlik olduğu, bunun da AK Parti’ye oy vermiş olan seçmeni başka arayışlara yönelten bir kararsızlık yarattığı da doğrudur.

Ama bugün söylenen her şey, biraz da Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabını anımsatıyor bana. Yani “Dinamik süreçlere statik çözümler”. Yani yeni oluşan statüko sanki hiç değişmeyecek, taraflar hiç hamle yapamayacakmış gibi bir anlayış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı biraz tanıyan herkes bilir ki, aleyhine oluşan statükoyu değiştirmek için elindeki güç ve fırsatları kullanmakta tereddüt etmez. Yorgun olabilir, yaşlanmış olabilir ama siyasi hırsını asla yitirmez.

Daha anlaşılır şekilde söylemek gerekirse Erdoğan bir şeye ya başlamaz, başlarsa da durmaz.

Şimdi açık açık söyleyin bana, iki sene önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun görevden alınacağı hatta hapse atılacağı aklınıza gelir miydi! Bunu söyleyenlere “Yok canım, daha neler” mi derdiniz!

CHP’li 37 belediye başkanının görevden alınacağı, bunların önemli bir bölümünün 1 yılı aşkın süredir cezaevinde tutulacağını hesaplayabilir miydiniz o gün.

Bugün artık neredeyse emin bir şekilde ağzınızdan dökülen “İmamoğlu seçime kadar hapisten çıkamaz” cümlesini o gün kurar mıydınız! Ya da babasının mal varlığına el koyulacağına ihtimal verir miydiniz!

En CHP’li belediyelerin bile AK Parti’ye geçebileceğini umar mıydınız!

Ya CHP’nin seçilmiş genel başkanının bir mahkeme kararı ile görevden düşürülüp, yerine “FETÖ’cü, PKK destekçisi, hain” denilen Kılıçdaroğlu’nun getirileceğini rüyanızda görseniz inanır mıydınız!

Dün durmayan Erdoğan’ın bugün yeni bir parti kuruldu diye duracağını düşünmek safdilliktir.

O yüzden umutlu olmaktan bir beis yok. Ancak iyimserlik rüzgarına kapılmak gereksiz.

Düşünülmesi gereken, henüz olunmamış şampiyonluğun kutlamaları değil, bir sonraki darbenin nereden geleceğini hesaplamaktır.

Haksızlık

Sevgili Cüneyt Özdemir CHP’den ayrılarak yeni kurulacak partiye geçen isimleri ele alırken, “Bunlar arasında devleti çok iyi yönetir, daha iyi işler yapar diyebileceğiniz kimse var mı” mealinde bir cümle sarfederek CHP’den ayrılanların topluma pek de ümit vermediğini ima etmiş.

Elbette ki, Türkiye’yi 25 yıldır yöneten AK Parti kadroları kadar tanınan, bilinen, 25 yıl boyunca farklı kurumlarda önümüze çıkarılarak isimleri öğretilen ve kendileri de tecrübe kazanan isimler CHP’nin ne istifa edip yeni kurulacak partiye geçmeye hazırlanan, ne de partide kalan kadrolarında mevcut. Çünkü muhalif isimlerin hiçbiri Devlet kadrolarına yaklaşamadılar bile ki tecrübe kazansınlar.

Ancak yine de Cüneyt’in yaptığında bariz bir haksızlık var.

Ayrılanlar arasında oldukça başarılı isimler var.

İlk akla gelenleri sayarsak, Deniz Yavuzyılmaz, Murat Bakan, Suat Özçağdaş, Sencer Solakoğlu, Namık Tan, Gamze Taşçıer, Fethi Açıkel, Evrim Rızvanoğlu, Kayıhan Pala, Murat Emir kendi alanlarında iyi isimler değiller mi! Milletvekili olmasa da Mahir Polat iyi bir isim olarak öne çıkmıyor mu!

En belirgin örnek Milli Eğitim Bakanı olarak Suat Özçağdaş, mevcut bakandan çok daha iyi bir isim değil mi bu makam için.

AK Parti’de bildik, tanıdık, tecrübeli çok isim var, elhak doğru.

Peki, partinin kurucu dört ağır topu dışında kaçı halk tarafından biliniyordu.

12 yıl Ulaştırma Bakanı, sonra Başbakan, Meclis Başkanı olan Binali Yıldırım’ı 2002 öncesi İDO müdürüyken tanıyor muydunuz!

Ya da Ali Babacan’ı, Hakan Fidan’ı, Mehmet Şimşek’i daha sayabileceğim onlarca AK Partili kimi başarılı kimi başarısız Bakan’ı.

O yüzden meseleye böyle bakmak çok da haklı bir tutum değildir.

Eğer böyle düşünürseniz, Türkiye’yi sonsuza kadar AK Parti yönetmelidir demeye başlarsınız.

Ancak bunu söylemeye yetkili tek yerin “sandık” olduğunu da unutmamalısınız!

MHP yasa teklifi versin

Devlet Bahçeli ve partisi giderek daha sık bir şekilde “makulün sesi” olmaya başladı.

Geçen yazdan beri toplumun geniş kesimini, özellikle de muhaliflerin hoşuna gidecek cümleler sarf ediyorlar. İBB Davası ile ilgili olarak “İddianameler bir an önce hazırlanmalı, dava hızla sonuçlanmalı” dediler mesela. Adil yargılama ile ilgili sözleri sarf ettiler.

Butlan davası ile ilgili, Özgür Özel ve arkadaşlarının ve hatta toplumun önemli bölümünün hoşuna gidecek açıklamalar yaptılar.

Son olarak da yine Devlet Bahçeli “CHP’nin aldığı Hazine yardımının, ayrılan milletvekillerine orantılı bir bölümü yeni partiye verilmelidir” dedi.

Muhaliflerin çok hoşuna giderecek bir teklif. Ama yasa buna müsait değil.

Mevcut yasa bir partinin hazine yardımı alabilmesi için seçime katılmış olma şartı getiriyor. Bu Allah’ın emri mi, değil. Yasadır, değiştirilir.

Gerçi Fikret Bila dün televizyonda “Ne yani, her ayrılan milletvekilinin payına düşen Hazine yardımı o milletvekilinin geçtiği partiye mi verilecek” dedi ama bir parti içinden yeni bir parti çıkardığı zamana özel bir yasal düzenleme yapmak her zaman mümkün.

Eğer Bahçeli ve partisi bu makul ve adil tekliflerinde ciddi ise bunu bir yasa teklifi haline getirip TBMM’ye getirmeli.

Aksi takdirde MHP’nin Bahçeli’nin sürekli yaptığı ama asla bir işe yaramayan iyi niyetli yaklaşımlardan biri olarak kalır. Haliyle samimiyeti de sorgulanır.

Karalar’da durum bu ise

Kılıçdaroğlu’nun yerlerde hatta yerin altında sürünen imajını desteklemek için sahte halk buluşmaları, sözde esnaf ziyaretleri düzenleniyor, yalancılığı ile ünlü bazıları söylenmemiş şeyleri söylenmiş, yapılmamış şeyleri yapılmış, alınmamış tavırları alınmış gibi gösteren yazılar yazıp, suratlarına tokadı yiyince arsızca su üstüne çıkmaya çalışıyorlar.

Oysa Butlancıların ne halde olduğunu gösterecek çok daha basit göstergeler var.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a bakmak yeter.

Önceki gün Zeydan Karalar’ı savunmasam da, anlayışla karşılayabileceğimi yazdım. Okurlardan epey bir tepki geldi. Hadi onlar benim okurum diyelim.

Zeydan Karalar’ın sosyal medya hesabı çok daha iyi bir gösterge.

Her şeye rağmen Karalar sevilen, Kılıçdaroğlu ile karşılaştırılması bile abes ve ayıp bir saygınlığa sahip, Adana’nın da çok sahip çıktığı bir siyasetçi idi.

Butlancılardan yana tavır aldığını söylediği andan itibaren Instagram hesabının altına yapılan yorumlara baktım.

Bir tane olumlu yorum yok. Ki bunlar Karalar’ı sevip takip eden insanların yorumları.

Tamamı eleştiren ve hatta ötesine geçen yorumlar.

Bir süre sonra Karalar’ın sosyal medya ekibi yorumları silmeye başladı.

Onbinlerce yorum silindi ama olumsuz yorumlar yağmaya devam etti.

Yani saygın ve sevilen Karalar’la ilgili durum bu ise saygınlığı olmayan ve evlat olsa sevilmeyecek Butlancıların durumunu varın siz hesap edin.

Ne zaman insan oluruz?

Pisliğin siyasi görüşünün önemli olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yapınca oluyor ama yapmıyorlar
Köşe Yazıları
Yapınca oluyor ama yapmıyorlar

Fatih Altaylı

Ekim 15, 2026

Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026